10 Aralık 2019 Salı

KESK: Bizden alıp patrona veren bütçeyi kabul etmiyoruz

KESK: Bizden alıp patrona  veren bütçeyi kabul etmiyoruz

KESK Kocaeli Şubeler Platformu, mecliste devam eden bütçe görüşmeleriyle ilgili bir basın açıklaması yaparak, “Bizim cebimizden alıp işverenlere, yandaş müteahhitlere teşvik, prim desteği , ‘hazine garantisi’, faiz olarak aktarmayı temel alan bütçeyi kabul etmiyoruz” dedi

02 Aralık 2019 Pazartesi 22:28 Güncel

KESK Kocaeli Şubeler Platformu, mecliste devam eden bütçe görüşmeleriyle ilgili bir basın açıklaması yaptı. KESK adına basın açıklamasını gerçekleştiren dönem sözcüsü Ethem Kartal şunları söyledi: “Ekonomik krizin ücretli kesimleri,  dar gelirlileri adeta cendereye aldığı bir süreçten geçiyoruz. Yaşam ve çalışma koşullarımızın her geçen gün daha da zorlaştığı bu yakıcı süreçte, başta emekçi sınıflar ve dar gelirliler olmak üzere 81 Milyonun geleceğini yakından ilgilendiren bütçe yasa teklifinin TBMM’deki görüşmeleri sürüyor.

RESMİ VERİLER

TBMM’de görüşülmekte olan bütçeye ilişkin değerlendirmelerimizi, taleplerimizi, paylaşmadan önce emekçilerin, halkın içinde bulunduğu tabloyu temel hatları ile özetlemekte fayda var. Veriler büyüme masallarının sona erdiğini göstermektedir. Ekonomi üst üste üççeyrek dönemdir küçülmektedir. Resmi işsizlik %14,2 ile son 15 yılın en yüksek seviyesine 4 Milyon 650 bine ulaşmıştır. Her 100 Gençten 28’i, her 100 Genç Kadından 43’ü işsizdir. Bu veriler TÜİK tarafından açıklanan devletin resmi verileridir.

 FAHİŞ ZAMLAR YAPILDI

Sadece işsizlik değil, hayat pahalılığı da artmaya devam etmektedir. TÜİK’e göre Ekim ayı itibari ile tek haneye inen enflasyon, emekçilerin halkın hanesine uğramamıştır. Yıllık resmi enflasyon Ali Cengiz oyunları ile yüzde 8,55 ile tek haneye inmiş gözükse de, on iki aylık ortalamalara göre resmi enflasyon yüzde 16,81 ile yıllık enflasyonun yaklaşık iki katına ulaşmıştır. Yine TÜİK verilerine göre on iki aylık ortalama Gıda Enflasyonu yüzde 22,5, Ev Eşyası Enflasyonu yüzde 22,77, Çeşitli Mal ve Hizmetlerde yaşanan enflasyon ise yüzde 24,55’tir. İğneden ipliğe zam yağmurunun hız kesmeden sürdüğü koşullarda TÜİK resmi enflasyonu ile bizim yaşadığımız gerçek enflasyon arasındaki uçurum büyümektedir. Özelikle elektrik ve doğalgaz fiyatlarına yapılan fahiş zamlar kış aylarına girdiğimiz bugünlerde kâbusumuz olmaktadır.

YÜZDE 30 DEĞER  KAYBETTİ

Diğer taraftan resmi veriler gelir dağılımında yaşanan adaletsizliğin de artmaya devam ettiğini ortaya koymaktadır. Yaklaşık iki ay önce açıklanan TÜİK’in 2018 yılı Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması sonuçlarına göre en yüksek gelir grubunun toplam gelirden aldığı pay  %47,6’ya yükselmiştir. Buna karşın en düşük gelire sahip %20’lik kesimin toplam gelirden aldığı pay ise %6,1’e düşmüştür. Yani en yüksek gelir grubunun toplam gelirden aldığı pay, en düşük gelir grubunun aldığı payın 7,8 katına çıkmıştır. Öte yandan söz konusu TÜİK araştırması %26,5 oranı ile Türkiye’nin Avrupa’da ciddi maddi yoksunluk oranın en yüksek ülkesi olduğunu göstermektedir. Emeği ile geçim mücadelesi veren tüm kesimler gibi kamu emekçileri olarak bizlerin de sorunları artmaktadır. Toplu sözleşmelerle sefalet oranında artırılan maaşlarımız, yaşanan hayat pahalılığı karşısında erimeye devam etmektedir. Ortalama bir kamu emekçisi maaşı ile alınan çeyrek altın sayısı 15 yılda 13,35 adet azalmıştır. Yine ortalama bir kamu emekçisi maaşı ile alınan gram altın sayısı 15 yılda 22 adet azalmıştır. Ortalama bir kamu emekçisi maaşı son 12 yılda 322 dolar erimiştir. Yani ortalama maaşımız dolar karşısında %30 değer kaybetmiştir.

VERGİDE ADALET SAĞLANMALI

Elbette ki bu tabloya daha fazla veri daha fazla rakam eklemek mümkündür. Öte yandan artan işsizliğin, yoksulluğun insanlarımızı intihara sürüklediği, kapılarında “Dikkat siyanür var, polisi arayın, içeri girmeyin" yazan, yoksulluğun sindiği evlerden cansız bedenlerin çıkarıldığı 2019’un Türkiye’si milyonların yaşadığı çaresizlik rakama, veriye ihtiyaç bırakamamaktadır. İktidarın suni gündem yaratma çabaları ve çizilen pembe tablolar emekçi sınıfların, yoksullaştırılan halkın yaşadığı gerçeği perdelemeye yetmemektedir.  Vergide adalet sağlanmalıdır. Asgari ücret vergi dışı bırakılmalıdır. Kamu emekçilerinin maaşlarının asgari ücret kadar tutarı veri dışı bırakılmalıdır. Maaşlarımız sefalet oranları ile artırılırken diğer taraftan artan oranlı vergi dilimleri ile verilenin yarısı geri alınmaktadır. Artan oranlı vergi dilimi sonlandırılmalıdır. Ülke kaynakları %1’lik mutlu azınlık için değil, %99’un genel yararı için kullanılmalıdır.

YOKSULLARIN ÜZERİNE YIKILIYOR

Maaşlarımızdan kaynaktan kesilen Gelir Vergisinden tüketimde ödediğimiz KDV ve ÖTV’ye kadar her adımda bizden alınan vergilerin nereye, kime harcanacağına ilişkin bize hiçbir söz hakkı tanınmamaktadır. Kısacası halkın, emekçilerin bütçe hakkı bir kez daha yok sayılmaktadır. Bütçeler kaynakların kimlerden toplandığını ve söz konusu kaynakların kimlerin ihtiyaçları için kullanıldığını gösteren belgelerdir. Dolayısıyla bir ülkede mevcut sistemin, iktidarın kimden hangi sosyal sınıf ve tabakadan yana olduğunu anlamanın en kolay yolu bütçesine bakmaktır. Ne yazık ki Türkiye’de yıllardır bütçeler ülke kaynaklarının, emekçilerden, halktan alınan vergilerin sermayeye-patronlara, yandaşlara aktarılmasının bir aracı haline dönüşmüştür. Bütçe yükü yine yoksul kesimlerin üzerine yıkılmaktadır.

GELİR DAĞILIMI ADALETSİZ

 

Bir ülkede vergide adaletin sağlanması için öncelikle çok kazanandan çok,  az kazanandan az vergi alınmalıdır. Ayrıca vergilerin toplamı içinde gelir-kazanç ve mülkiyet üzerinden alınan vergilerin yani dolaysız vergilerin tüketim-harcama üzerinden alınan vergilerden yani dolaylı vergilerden fazla olmasını sağlayan düzenlemeler yapılmalıdır. Dolayısıyla holdinglerden, şirketlerden, patronlardan vergi al(a)mayanlar tüm yükü kamu emekçilerine, işçilere yıkmaktadır. Önümüzdeki üç yıl içerisinde sermaye gruplarından alınacak vergilerin 669,7 milyar TL kısmından vaz geçildiği bütçe içerisinde yer almaktadır. Bizler mevcut gelir dağılımı adaletsizliğini daha da derinleştiren, yıllardır omuzlarımıza yıkılan vergi yükünü daha fazla artıran, bizim cebimizden alıp işverenlere-patronlara, yandaş müteahhitlere teşvik, prim desteği , ‘hazine garantisi’, faiz olarak aktarmayı,  savunma ve güvenlik adı ile savaş harcamalarını artırmayı temel alan bu bütçeyi kabul etmiyoruz.

DEMOKRATİK BİR ÜLKE İSTİYORUZ

Krizin faturasını bize yıkan değil, emekten-halktan yana bütçe, demokratik bir ülke istiyoruz. Bütçe hakkımızın önündeki engellerin kaldırılması için, kamu kaynaklarının kimlerden toplanacağına ve hangi alanlara yönlendirileceğine halkın, sendikaların, demokratik kitle örgütlerinin katılımı ile karar verilmesini, bütçe süreçlerinin açık, şeffaf ve katılımcılığa açık hale getirilmesini, toplumsal cinsiyet eşitliğinin temel alınmasını istiyoruz. Vergide adaletin sağlanması ve emekçilerin üzerindeki vergi yükünün azaltılması için, kar, faiz ve servet gelirlerine tanınan ayrıcalıkların kaldırılmasını, asgari ücretin vergi dışı bırakılmasını, temel tüketim maddelerinden alınan KDV’nin sıfırlanmasını, birinci vergi diliminin % 15 ten % 10’a düşürülerek, yoksulluk sınırına kadar olan maaşların-ücretlerin birinci vergi diliminde sabitlenmesini, emekçilerin sağlık, eğitim, gıda, barınma, giyim, elektrik, ısınma giderleri için ödediği vergilerin gelir vergisi matrahından mahsup edilmesini istiyoruz.

ADİL BİR ÜLKE İÇİN

 

Toplanan vergilerin halka ve emekçilere dönmesi için, özelleştirme soygununa ve kamu hizmetlerinin piyasalaştırılmasına son verilmesini, herkese ücretsiz, nitelikli, ulaşılabilir, anadilinde bir kamu hizmeti sağlanmasına öncelik verilmesini, savunmanın ve güvenliğin yolunun daha fazla silahlanmaktan değil, demokrasinin bütün kurum ve kurallarıyla işletilmesinden, adaletin tesis edilmesinden geçtiği gerçeğinden hareketle, kaynaklarımızın barış ve demokrasi için kullanılmasını istiyoruz. Sözlerimize son verirken kamu hizmetlerinin tasfiye edilmesine, güvencesizliğe,  insafsız vergi düzenine ve yoksullaşmaya karşı demokratik ve adil bir ülke için tüm emekçileri birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.”

 

 

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

DİĞER HABERLER

ÇOK OKUNANLAR

SONRAKİ HABER

Acı haber: 2 asker şehit oldu

Acı haber: 2 asker şehit oldu