21 Eylül 2020 Pazartesi

Tüpraş'ın ÇED toplantısını halk yaptırmadı!

Tüpraş'ın ÇED toplantısını halk yaptırmadı!

Tüpraş’ın “Siyah Ürün Dönüşüm Tesisi (Resid Upgrading) ve Depolama Tankları Kapasite Artışı” projesiyle ilgili yapmak istediği ÇED toplantısı, vatandaşın tepkisi üzerine yapılmadı

23 Temmuz 2020 Perşembe 19:19 Güncel

İzmit Körfezi çevresinde faaliyet gösteren birçok sanayi tesisi kimyasal tanklar yapmaya devam ediyor. Deprem bölgesinde bulunan ilimizde sürekli olarak tehlikeli kimyasal tanlarının yapılması vatandaşları tedirgin ediyor. Tüpraş’ın “Siyah Ürün Dönüşüm Tesisi (Resid Upgrading) ve Depolama Tankları Kapasite Artışı” projesi için ise bugün saat 11.00’de Körfez Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulu’nda yapılmak istenen ÇED toplantısına vatandaşın tepkisi damga vurdu. Vatandaşın tepkisi üzerine toplantı sonlandırıldı.

VAHŞİLEŞEN SANAYİ

Halkın büyük tepkisini çeken projeyle ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Kocaeli İl Müdürlüğü’ne yapılan itirazda şu ifadeler yer aldı: O zamanki adıyla, İPRAŞ’ın 1961 yılında kurulmuş, beraberinde diğer sanayi kollarınıda getirmiştir. İlçemiz, yıldan yıla, meyve-sebze yetiştiriciliği, balıkçılık, iç turizm ile mütevazi ve kaliteli yaşamını, vahşileşen sanayiyle birlikte kaybetmiştir. İlçemiz ve Kocaeli mevcut durumu itibarıyla artık sanayiye doymuştur. Ülkemizde kanserden ölüm ortalaması %12, Kocaeli'de bu oran %19, sanayi yoğun olan Dilovası ve Gebze'de ise %33’tür.

HER EVDE KANSER HASTASI

Şehrimizde, ilçemizde neredeyse her evde bir kanser hastası, anomalili doğan bebek, astım, bronşit hastası çocuk bulunmaktadır, bu durum adeta kanıksanmıştır. Gelecek nesillerimizin sağlığı tehdit altındadır. Hava kirliliği had safhada olup kirlilik nedeniyle tarım ve meyvecilik yapılamayacak düzeydedir. İlçemizin geçmişte önemli bir ekonomik girdisi olan alameti farikası, ‘Yarımca Kirazı’ bugün yetiştirilememektedir. Plajlarından denize girebilmek ise, bizler için neredeyse büyüklerimizin anlattığı bir hikayeden ibarettir. Kayıp/zarar sadece insan canı ve karada olmuyor aynı zamanda deniz ekosistemini de yok ediyor. 40 yıl önceki balık çeşitliliğine rastlanması bugünkü şartlarda mümkün değildir. Tüpraş’ın yaşanan bu olumsuzluklarda payı oldukça yüksektir. Kısaca, ilçemiz havası, suyu, toprağı, denizi ve insanıyla her geçen gün ölmektedir.

GEMİ KAZASI RİSKİ

İzmit Körfezi'ndeki gemi trafiği sadece ticari gemi açısından yılda 1500-2000 adet arasındadır. Buna şehir hatları, donanma gemileri, balıkçı tekneleri ilave edildiğinde rakam daha da artacaktır. Tüpraş’ın kapasite artırımı demek gemi trafiğinin daha da artması demektir. Bu da Körfez’de gemi kazası riskini artıracaktır. Aynı zamanda nakliye artacağından kara /şehir içi trafiği ve riski de artacaktır.

ARAMA-KURTARMA YAPILAMADI

TÜPRAŞ mevcut durumu itibarıyla artık yerleşim yerleri içerisinde kalmıştır. Bu durumu ile bırakın kapasite artırımını tesisin buradan gitmesi gereklidir. Meydana gelebilecek endüstriyel kazaların sebep olacağı kayıpları düşünmek bile son derece ürkütücüdür. Her endüstriyel kaza tecrübesi ancak bir sonrakinin tedbirini oluşturabilmektedir. Yani riskin engellemesi son derece kısıtlı bir alandır. 99 Gölcük depreminde bunu fazlasıyla gördük. TÜPRAŞ’ta, 5 gün süren yangın sonrasında bahsedilen sadece şirketin maddi kayıpları ve maddi kaybın %95'inin sigorta tarafından karşılanması olmuştur. İlçenin boşaltılması nedeniyle arama-kurtarma çalışması yapılamamasından, bu nedenle enkaz altında verilen canlardan hiç ama hiç bahsedilmemiştir.

EL BOMBASININ PİMİNİ ÇEKTİRMEYECEĞİZ

Proje dosyasındaki incelememizde, ünitenin çalışması esnasında havaya salınacak gazlar ve etkileri ise şöyle tespit edilmiştir; Karbonmonoksit, Azot dioksit, Hidroflorik Asit, Sülfürdioksit, HCl, Karbondisülfür, Dioksin, Furam ile kanserojen etkiye sahip, hava, su,gıda ile insan vücuduna girerek DNA mutasyonuna sahip Polisiklik aromatik hidrokarbonlar (PAH), küresel ısınmaya etkisi son derece yüksek PCB, VOC, TOC gibi gazlar salınacaktır. Bu gazların insan sağlığı ve hava/su/toprak üzerindeki etkileri tartışmaya mahal bırakmayacak şekilde nettir. Yine proje dosyasında bahsedildiği gibi artık, ham petrolün niteliği değiştiğinden işlemek için daha fazla kaynak kullanılmak zorundadır. Hem kaynak tükenip, niteliği değişip, işlemesi güçleşmekte, zaman içinde kirlilik daha da artmaktadır. Kısaca Körfez'in ve insanlarımızın ölmemesi, hava/su ve toprağımızın yok olmaması için bu projeye hayır diyoruz. Bir el bombasının pimini çekmenize istiyorsunuz, buna izin vermeyeceğiz. Anılan nedenlerle proje konusundaki itirazlarımızın değerlendirilmesini arz ederiz.

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

DİĞER HABERLER

ÇOK OKUNANLAR

SONRAKİ HABER

Bakan Koca güncel verileri açıkladı

Bakan Koca güncel verileri açıkladı