29 Haziran 2017 Perşembe

  • 3,511 TL
  • 4,014 TL
  • 142,07 TL
  • 100.896

Ejderoğlu: Evet dememek AK Parti’ye hizmet etmektir

Ejderoğlu: Evet dememek AK Parti’ye hizmet etmektir

Referandumu değerlendiren Saadet Partisi İl Başkanı Sinan Ejderoğlu, “AK Partili olup da ‘Bu kadar olmaz’ diyen çok kişi var. AK Partililer partilerinin miadı dolmasın istiyorlarsa evet dememeliler. Aslında evet demeyerek AK Parti’ye daha fazla hizmet edebilirler” dedi

15 Mart 2017 Çarşamba 19:24 Siyaset

*Sayın Başkan sizin referandumdaki tavrınızı genel merkez anlattı. Bir de sizden duymak isteriz. Neden evet demiyorsunuz?

-Biz 1982 Anayasası’nın bugünkü hem siyasal hem de sosyal yaşamı kaldırmadığını görüyoruz. Akademisyenler, siyasetçiler ve bütün halk bunu böyle değerlendiriyor. Herkes bu anayasanın değişmesini istiyor. Ama sağ, sol, her kesimin kabul ettiği bir anayasa olsun istiyoruz. Anlaşmayla, uzlaşmayla olsun istiyoruz. Ama öyle kritik bir süreçte, bombaların patladığı, ekonomik sıkıntının yaşandığı, sınırımızda karışıklıkların olduğu, sosyal dengelerin sarsıldığı bir süreçte böyle bir değişikliğin yaşanmasını faydalı olmayacağı aşikardır.

35 SENE DAHA BEKLEMEYELİM

*Uzlaşma yok diyorsunuz ama AKP ve MHP uzlaşmış durumda?

-Burada şunu söylemek lazım, MHP ve AK Parti’nin birlikte hareket etmesi bir anlamda sevindirici ama sadece MHP’nin AK Parti ile anlaşması anayasa konusunda tam bir uzlaşma olduğu anlamına gelmez. Bizim önümüzü 18 maddeyi getirdiklerinde genel merkezimiz bunu inceledi. Biz de anayasanın değişmesini istiyoruz ama bu 18 maddeye yaklaşamadık bile. Kabul etmek istememize rağmen hayati önem taşıyan aksaklıklar vardı. 35 sene değişmesini istediğimiz anayasanın değiştikten sonra doğru bir anayasa olması için bir 35 sene daha beklenmemesi lazım. Bizim genel başkanımız, ‘Biz bu anayasa değişikliğine evet diyemeyiz” dedi. Pozitif bir tavırdı bu. Bir uzlaşma mantığıyla yaklaştı. Yani gereksiz bir zamanda bu referandumun olması, hem uzlaşmanın olmaması, hem teknik açıdan maddelerin yetersiz olması bu referandumda evet dedirtmiyor bize.

POZİTİF TAVRIMIZ ETKİLİ

*Siz evet demiyorsunuz, peki hayır için bir çalışmanız olacak mı?

-Bizim Türkiye’de siyaset yeni bir tarz geliştirdi ve algı yönetimi yaparak, insanları yönlendiriyor. Vatandaş kendi istemlerine göre hareket etmiyor. Biz böyle yapmıyoruz. Biz bu referandumda pozitif davrandık ve ‘Evet demeyeceğiz’ dedik. İşte bu bizim pozitif tavrımız çok daha etkili oldu evet denmemesi konusunda. O kadar sert bir kampanya yürütülüyor ki, bu süreçte kampanyasız kalmak bence en önemli kampanyadır. Bu tavır ses çıkartmamak değil en doğru, en yüksek ses çıkartmaktır. Normalde bizim düşüncemiz toplumum önemli bir kesimi tarafından algılandı. Benim gördüğüm kadar CHP de çok aktif bir kampanya yapmıyor. Çünkü karşı kampanyalar, söyleyeceğim başka şansım yok belden aşağı yapılıyor. Biz de yalan söylemek doğruyu saptırmak günahtır. Bu bizim kültürümüzde de inancımızda da böyledir. Kötü bir miras bırakamayız.

MECLİS'İN GÜCÜ KORUNMALI

*Evet dememenizin temel argümanları nelerdir?

-Cumhurbaşkanı’nın çok fazla yetkiye sahip olması, cumhurbaşkanlığının kontrol mekanizmasının oluşturulmaması. Bunu kendilerince izah ediyorlar ama bazı şeyler yazılıp izah edilse bile esas sonuçları yaşanarak görülüyor. Biz yaşayarak kötü tecrübe edinmek istemiyoruz. Bizim genel başkanımız diyor ki ‘Asıl olan yönetim şekli değil yöneticinin bakış açısıdır.’ En kötü yönetim şeklinde iyi yönetici iyi şeyler yapabilir. Çok iyi yönetim şeklinde kötü yönetici hiçbir şey yapamayabilir. Sonra tabi alışagelmiş olduğumuz yüz senelik bir parlamenter sistem var. Hatta buna Osmanlı’nın son dönemini de katmak lazım. İşte böyle bir süreçte böyle bir keskin dönüşün bizi yıpratacağına inanıyorum. Biz meclisin gücünü korumak zorundayız. Meclisin kontrol mekanizmasını korumak zorundayız. Meclis'te her kesimden insanların temsiliyeti bizim gücümüzü artırır. Yargının üst kurulları belli başlı kesimlerin tayiniyle, atamasıyla olacağı için endişe vericidir. Yani adamcılık, şunun bunun adamı diye oluşma olasılığı yüksek. Bu tamamen atayanın vicdanına kalmış bir durum. Bu iyi bir isabet de sağlayabilir, sağlamaya da bilir. Bu anlamda tartışmalı, sıkıntılı bir durum.

BU SİSTEM BİZİ BAĞLAMAZ

*Sayın Başkan, şu yüzde 10 barajı ülkemizde çok tartışılan ve anti demokratik bulunan konu. Bu baraj nedeniyle birçok siyasi parti meclise giremiyordu. Şimdi önerilen sistemde mecliste gurubu bulunmayan siyasi partilerin ve sizin partinizin durumu ne olacak?

-50 yıldır bu ülkeye hizmet vermiş, düşünceleriyle iz bırakmış bir Saadet Partisi bulunuyor. Bizim partimizi engelleyecek, düşüncelerini yaymasına ket vuracak bir sistem olamaz. Hangi sistem gelirse gelsin, ya bu siteme millet sahip çıkacak ya da bu sisteme sahip çıkmayarak kaos devam edecek. Saadet Partisi bu ülkenin en uyumlu anlayışıdır. Biz nitelik etkisinin niceliğe da yayılmasını istiyoruz. Saadet Partisi’nin hinterlandı şu anda yanlış ellerde yanlış kullanılıyor. Saadet Partisi’nin gücünü keşfeden uluslararası güçler bugünkü AK Parti’nin oluşmasına sebep olmuştur. Biz bunun önemli bir yanlış olduğunu söylüyoruz. Önümüzdeki süreç uygulamaya göre değişir. Biz siyasi etkimizi er veya geç göstereceğiz. Biz AK Parti’den daha güçlü bir kadrolara sahibiz. Bizim varlığımızı evet veya hayır etkilemez. Türkiye halkı olmasa Saadet Partisi’nin önemi yok ki. Bu sistem bizi bağlamaz.

BULUT ÜSTÜNDE GİDİYORMUŞ GİBİ

*Türkiye’deki vatandaşlar Evet veya Hayır’ın ne anlama geldiğini tam anlamıyla anlayabildi mi sizce?

-Referandumun şu özelliği olmak zorunda. Gurup kararı diye bir şey olmamalı. Bizim içimizde de eveti haklı görenler var. Ama çoğunlukla bunun uygun olmadığını söyleyenler var. Eveti veya hayırı anlamaktan önce vatandaş şu anda hangi zeminde olduğunu bile bilmiyor. Yani sadece bir bulut üzerinde gidiyormuş gibi bir hal var. 15 Temmuz’u en iyi anlayanlar şu anda AK Partililerdir. 15 Temmuz’un üzerinden 7 ay geçti. Şimdi bunlar 15 Temmuz’u tarih sahnesinde en dramatik bir dönem olarak değerlendiriyorlar mı? Evet. Biz de kabul ediyor muyuz, ediyoruz. Böyle bir olaydan sonra bu kadar önemli bir sürece girilmesi doğru mudur? Doğru değildir.

BÖYLE BİR ATEŞ ORTAMINDA…

*Referandumun zamanlamasını da yanlış buluyorsunuz?

-Kesinlikle. İkincisi bizim dış politikaya bakınca, 22 milyonluk bir ülke, komşu ülkemiz tamamen parçalanmış. Bu ülkenin 3-4 milyon insanı bizde. Bir milyon insanı ölmüş bir Suriye var. Böyle bir sıcak durumda, böyle bir ateş ortamında referanduma gidilir mi? Gidilmez. Pekii bizim komşularımız yanıyor, ekonomimiz ne durumda? Hangi iş adamı ben 2-3 ay sonra ben şu yatırımı yapacağım diyebiliyor. Hangi esnaf bugün umutla bakabiliyor? Böyle bir ülkede evet veya hayırı sağlıklı değerlendirmek mümkün değildir. Biz 7 Haziran’da seçime gittik, sonra 1 Kasım’da seçime gittik. Bu arada yüzde 9 oylar değişti. Dönüşmesinin temel sebebi bu saydığımız krizlerdir. Kokuyla tercih yaptırılamaz. Yaptırılırsa o tercihin bu millete zararı dokunur. İnşallah evet geçmez de böylelikle yanlış yapmamış olurlar.

BEL ALTI VURUYORLAR

*Muhalefet partilerinin ve MHP’deki muhaliflerin çalışma yaparken engellenmesi durumları görülüyor. Zaman zaman basına da yansıyor. Son zamanlarda Saadet Partisi’ne de bu tip uygulamalar yapıldığını basından okuyoruz. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

-Salon verilmemesi hiç önemli değil. Biz de söz verilmiyor. Söz verilmiyor. Biz de söz söyletilmiyor. Birileri elinde bulundurdu maddi imkanları ve konumlarını adil kullanamıyorlar. Doğru kullanamıyorlar. Bu referandum ilk gündem olduğunda uyumlu bir tavır alarak, ‘Biz evet demiyoruz’ dedik. Saadet Patisi Genel Başkanı hiçbir televizyon kanalına çıkıp konuşturulmadı. Bıçak gibi kestiler. Biz bugün bir söz söylediğimizde bütün medyada çarpıtılarak ve kötü kullanılarak veriliyor. Bel altında vuruyorlar. Bizi FETO’cularla göstermeye çalışıyorlar. Bizim doğru duruşumuzu yanlış gösteriyorlar. Bu da iyi niyetli vatandaşlarımızın kullanılması anlamına geliyor. Ağır ithamlar bunlar. Bizim Genel Başkanımız Temel Bey çıksın, Başbakan da çıksın, neden evet ve hayırı tartışsın. Konuşsunlar, milletin önünü böyle açsınlar. Neden kaçıyorlar? Bizim inancımıza göre uzlaşmak, aynı noktaya gelmek berekettir. Bereket çarşıdan, pazardan, marketten alınmıyor. Bugünkü iktidar bereketsiz hareket ediyor. Her şeyin kendinden menkul olduğu gibi hareket ediyor.

REFERANDUM ACELEYE GETİRİLİYOR

*Sinan Bey biraz önce referandumun aceleye getirildiğini söylediniz. Siz neden aceleye getirildiğini anlayabildiniz mi?

-Bazı şeylerin kelimelerle izahı zor oluyor. Bunu zaman gösterecek. Manidar sebepleri var. Biz bunu net algılayabiliyoruz ama izah etmekte şu anlık politik manada zorluk çekiyoruz. Ama bunu zaman gösterecek. Zaman bize acı göstermemesi için siyasilerin toplumu düşünerek hareket etmesi lazım. Bugün bu kadar aceleyle hareket edilmesinin topluma ileride fatura olarak dönmesi söz konusu. İnşallah acı dönmez.

NEDEN KATILMIYORLAR!

*Peki, AKP’de bazı önemli görevler almış kişilerin ve bazı partililerin evet dememesi durumu söz konusu olabilir mi. Bu tip konular konuşulduğu için size de soruyorum?

-Şimdi düşünün bunların kampanyasına eski Cumhurbaşkanı neden katılmıyor, eski Başbakan neden katılmıyor. Eski bazı bakanlar neden katılmıyor. Bunlar ciddi soru işaretleri değil mi? AK Parti’nin makul düşünenleri evet demeyecek.

EVET DEMEYEN AKP’Lİ ÇOK VAR

*Siz AKP’li olup ta evet demeyecek olan kimse gördünüz mü?

-Çok gördüm. AK Partili olup da ‘Bu kadar olmaz’ diyen çok kişi var. Durumun vehametini görenler var. Aslında evet dememek bence AK Parti’ye daha fazla hizmet etmektir. Biz Saadet Partisi olarak evet dendiği zaman AK Parti’nin daha hızlı eriyeceği kanaatini taşıyoruz. Hayır çıktığında belli bir müddet daha gidebilir. Bu tip kitle partileri, geçmiş dönemde görülen siyasi partiler gibi miadı dolduğunda biter. Miadı dolmak zorunda.

AÇILIŞ BAYRAMI DEĞİL Kİ

*Sayın Başkan, geçtiğimiz Pazar günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İzmit’te bir miting yaptı. Sizin bu mitingi izleme şansınız oldu mu?

-Cumhurbaşkanı’nın mitingini basında izledim. Biz zaman zaman il başkanları bir araya geliyoruz. Çok güzel bir ortam oluyor. Çok pozitif etkileri oluyor. İlk önce iktidar partisine faydası oluyor. Cumhurbaşkanı geldiğinde diğer siyasi partilerin il başkanlarının gedebileceği gerçekten açılış bayramı olsaydı da gitseydik. Bunun bir açılış bayramı olmadığını biz de biliyoruz bütün Kocaeli halkı da biliyor. Cumhurbaşkanı’nın partili olmasını şu geçiş sürecinde biz doğru bulmuyoruz. O miting de bayrak yoktu ama bir parti çalışmasıydı. Basın yayından izledik.

TOPLUMUN SAĞDUYUSU

*Sinan Bey son olarak ne söylemek istersiniz?

-Kocaeli Türkiye’nin en önemli illerinden bir tanesi. Çok dinamik bir il. İmkanları, insan potansiyeli, konumu çok önemli. Kocaeli gelişmişlikte çok fazla ama hizmet açısından aynı konumda değil. Bunu her açıdan değerlendirebiliriz ama referandum öncesi bu konulara çok fazla girmek istemiyorum. Ülke iyi olmazsa şehirler de iyi olmaz. Ülkemizi ilk önce sağlam zeminlere oturtup, yerel olarak kalkınmaya imkan sağlayacak bir sistem oluşturmak lazım. Biz her zaman ümitkarız. Evetin geçmemesi bu ülkeyi daha sağlıklı ortamlara götürecektir. Ama evet geçtiyse bile bir felaketin olacağı kanaatini taşımıyorum. Çünkü kötü niyetli insanlar olsa bile toplumun refleksleri pozitife yatkın. Bizim toplumumuzun sağduyusuna güveniyoruz.

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

DİĞER HABERLER

ÇOK OKUNANLAR

SONRAKİ HABER

KPSS ücreti yeniden belirlendi!

KPSS ücreti yeniden belirlendi!