10 Aralık 2019 Salı

Coşkun: İntihar vakaları, yazar kasa fırlatılmasından önemsiz mi?

 Coşkun: İntihar vakaları, yazar kasa  fırlatılmasından önemsiz mi?

İlçe binasında bir basın toplantısı gerçekleştiren Saadet Partisi Körfez İlçe Başkanı Ömer Faruk Coşkun, ülke ve kent gündemini değerlendirdi. İntihar vakalarının altında yatan en önemli nedenin mevcut ekonomik şartlar olduğunu belirten Coşkun, “Bugün yaşanan intihar vakaları, yazar kasa fırlatılmasından daha mı az önemli?” diye sordu

30 Kasım 2019 Cumartesi 00:44 Siyaset

Saadet Partisi Körfez İlçe Başkanı Ömer Faruk Coşkun, aylık basın toplantısını gerçekleştirdi. İlçe binasında gerçekleştirilen toplantıya ilçe yöneticileri de katıldı. Ülke ve kent gündemini değerlendiren Başkan Çoşkun, şunları söyledi: ‘’Ülkenin asıl gündem konusunun ekonomi olması gerekir. Ekonominin bugün geldiği noktada intiharlar, çöküşler yaşanıyor. İstanbul Anlaşması da ailelerin bitişine, boşanmaların ve kadın cinayetlerinin artmasına neden oluyor.

GEÇEN AYI ARAR OLDUK

Bugün burada sizlerle karşılıklı oturup gülümseyerek keyifli bir sohbet  ortamında dertleşmeyi çok arzu ederdim. Ancak yaşadığımız yoğun ve sıkıntılı günler ve gündemler elbette hepimizi üzüyor. İnsanımızın çeşitli sebeplerle canına kıyması, kadına şiddet olayları, ekonomik sıkıntıların getirdiği olumsuzluk anlamında maalesef bu ay geçen ayı  arar olduk. Ülkemiz bugün devasa problemlerle karşı karşıya. En önemli problemimiz de ekonomi; çünkü kriz milletin canını yakıyor.

DAHA AZ MI ÖNEMLİ?

Ama maalesef bu problemlerin üzerine kafa yormak yerine ülkemiz, suni gündemlerle meşgul ediliyor. Asıl konuşulması gereken meselelerin, gerçeklerin üzeri örtülüyor. Bu konuda en somut örnek; son zamanlarda ardı ardına karşılaştığımız intihar vakalarıdır. Elbette hiçbir şey intiharın bahanesi olamaz. Lakin burada şu soruyu da sormak istiyorum; bugün yaşanan intihar vakaları, yazar kasa fırlatılmasından daha mı az önemli? Yaşanan bu üzücü olaylar gösteriyor ki; şu an toplumumuz bir infial yaşıyor. Bu infialin altında yatan en önemli sebepler ise; mevcut ekonomik şartlardır. Hükümet bir an evvel sanal gündemler değil halkın gündemi ile ilgilenmeli ve kalıcı çözümler üretmelidir.

KAYNAKLAR BETONA GÖMÜLDÜ

Bu sorunlardan bir tanesi de uzun zamandır ülke gündeminde olan EYT’lilerdir. Hükümet in bu noktada meseleye bakışı yanlıştır. Maalesef hükümet israfı, yanlış politikaları değil, EYT’lileri ekonomik bir tehdit olarak görüyorsanız, siyasilere düşen esas görev, bu nevi zor problemleri çözebilmektir. Çözüm üretmektir. Başarı burada yatar. Yoksa ülke olarak çökeriz demek, bunun karşılığında verilebilecek cevap değildir. Garibanların sırtına bu yükü yüklemek devlet yöneticiliği ve adaletle bağdaşmaz. Hükümet temsilcileri  EYT’liler konusunda çözüm yok diyorlar. Bunun temel sebebi nedir derseniz; ekonomimizin geldiği durumdur. Çünkü bugüne kadar bu ‘Emeklilikte Yaşa Takılanlar’a vereceğimiz parayı başka yerlere yatırdık. Betona gömdük ülke kaynaklarını. Maalesef işte bugün gördüğümüz şey kaynakları betona gömmenin ülkenin zenginleştiği anlamına gelmediğidir.

EKONOMİK ŞARTLAR AİLENİN HUZURUNU BOZDU

Yine ülke gündemimizi uzun süredir meşgul eden konulardan bir tanesi de kadına şiddet konusudur. Ailenin toplumun en güçlü ve korunaklı kalesidir. Kadın alile kurumunu ayakta tutan en önemli bireylerden biridir. İçinde bulunduğumuz ekonomik şartların olumsuzluğu elbette ki aileyi ve ailenin huzurunu, mutluluğunu bozmaktadır. Zira mutlu aile, sağlıklı toplumu oluşturur. Anne-baba ve çocuklardan oluşan ve toplumun en küçük yapı taşı olan aile, bizi güvenli bir geleceği taşıyan en önemli unsurdur. Güçlü bir aile güçlü bir Türkiye demektir.

ANLAŞMA İPTAL EDİLMELİ

İşte bu güçlü yapıyı hergeçen gün bozan çok ciddi bir ifsad hareketi olan İstanbul sözleşmesi derhal iptal edilmelidir. İstanbul Sözleşmesi kapsamında bilhassa Sağlık Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı’nın plan ve programlarında yer alan yanlış uygulamaların, toplumsal dokumuza uymayacağı ve milletimizi tam bir ifsada sürükleyeceği artık görülmelidir. Kaldı ki bugün Avrupa Birliği’ne girip girmeme meselesi ülke gündeminden düşmüştür. Ve İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmemesi için hiçbir sebep gözükmemektedir. Geleneklerimizden, göreneklerimizden, alışkanlık ve anlayışlarımızdan kaynaklanan sorunlarımız varsa toplum olarak özeleştiri yapmalı ve kendimize uygun hukuku yine kendimiz üretmenin onurunu taşımalıyız. Dünyanın pek çok ülkesinin onaylamadığı hatta elinin tersiyle itip geri çevirdiği ya da şerh koyduğu bu yasalar, ülkemize maalesef Avrupa Birliği fonlarıyla kanalize edilmiş durumdadır.

LİMAN YAPILSIN AMA…

Her basın toplantımızda Körfez ilçemizin sorunları ile alakalı konuları da gündeme getireceğimizi daha önce ifade etmiştik. Dün kirazı ile tanınan ilçemiz artık sanayi tesisleri ve limanları ile tanınır oldu. İzmit Körfezi’nin en yoğun liman yapılaşması bizim ilçemizde. Şimdi yakın zamanda OYAK limanının inşaatının başlayacağı yetkililerce ifade ediliyor. Limanlar ve tüm sanayi tesisleri ile ilgili bizim bakış açımız şudur; elbette yapılan her yatırım kıymetli ve takdire değerdir. Ülke  ve ilçemizin kalkınmasına ve istihdama  katkı sağlar. Ancak bizim ilçe olarak bu tesislerin kuruluşundan işletmesine aşamasına kadar çektiğimiz külfetin karşılığını da istihdam, vergi ve katma değer olarak yeterli oranda almamız gereklidir. Yakın zamanda ilçemizin en büyük sorunlarından bir tanesi trafik problemi olacaktır. Yeni yapılacak liman tesisi ile mevcut yollar yetersiz gelecek. Özellikle Mimar Sinan  Mahallesi ve otoyol  giriş ve çıkışlarında ciddi trafik sorunu olacaktır.

AFET KAÇIŞ YOLU

Deprem bölgesi ve yakın zamanda beklenen olası İstanbul depreminde ilçenin nüfus yoğunluğunun bulunduğu bu bölgenin tahliyesinde yaşanacak sıkıntıyı şimdiden görüp tespit edip gerekli önlemler alınmalı. Uzun süredir gündemde olan afet kaçış yolu da biran evvel gündeme alınmalıdır. Sanayi, liman ve ikamet nüfusunun yoğun olduğu bu bölge ve ilçemiz için afet kaçış yolu mecburi bir ihtiyaçtır.

HEREKE SORUNU

Hereke bölgemiz ilçemizin en eski yerleşimlerinden birisi. Yakın zamanda cumhurbaşkanlığı külliyesine de 108 metrekarelik Hereke halısı dokunması ile tekrar gündeme geldi. Hereke’nin tekrar halısı ile gündeme gelmesi en büyük dileğimiz. Ancak Hereke bölgesi için bizim tespitlerimiz yeterli hizmet alamadığı noktasında. Daha önce ifade etmiştik. Körfez Belediyesi cenaze ve gasilhane hizmetini Hereke’de vermelidir. Hereke’de oturan vatandaşımız bu hizmet için Körfez’e gidip gelmemelidir. Yukarı Hereke Mahallesinde oturan bir vatandaşımız hiç Körfez’e gelmeden cenaze işlemlerini yapabilmeli. Aynı şekilde Hereke’de bulunan sağlık ocağı tam kapasite ile hizmet vermelidir. Bugün maalesef saat 17.00’den sonra doktor yok.

İLİMTEPE’YE LİSE YAPILMALI

İlimtepe, ilçemizin geleceği. İlimtepe’nin hak ettiği değeri bulabilmesi için elzem olan şartlardan bir tanesi İlimtepe’ye yapılacak bir lise. Körfez’deki tüm kamu kurumları, STK’lar. odalar ve siyasi partiler bu noktada ortak gayret gösterip İlimtepe’ye bir lise kazandırılma. İlimtepe’ye yapılacak bir lise çok büyük bir değişimin başlangıcı olacaktır.”

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

DİĞER HABERLER

ÇOK OKUNANLAR

SONRAKİ HABER

Hürriyet: İyi ki bu kentten Sadık Efe geçmiş

Hürriyet: İyi ki bu kentten Sadık Efe geçmiş