21 Temmuz 2019 Pazar

Ali Rıza Alçınkaya

Ali Rıza Alçınkaya

alirizaalcinkaya@gmail.com
10 Temmuz 2019 Çarşamba 16:30

'Hadi Babacan'

Kalp sağlığıyla ilgili kamu spotunda sık tekrarlanan “hadi baba” ve “yaparsın baba” türü seslenişleri, 17 yıldır adım adım sıkışan mengenenin artık kendilerini de daraltıp ezeceğini anlayan, AKP’ye oy verme ihtimali her daim olan ülkenin yarıya yakınının içinden bir kısım insan; içinden sayıklamakta eski bakan Ali Babacan’ı düşünerek.


Eski Milletvekili ve Gazeteci Barış Yarkadaş’ın açıkladığına göre, bir anket yapılmış ve AKP’ye oy vermişlerin neredeyse %30’u yeni bir parti kurulması gerektiğini düşünüyormuş. Bugün eğer seçim olsaymış %18’lik bir oy bandına oturabiliyormuş.


Muhtemeldir ki muhafazakar sağ seçmen CHP’ye ya da sosyal demokrat bir partiye oy vermek yerine ülkedeki sorunları yine daha önce deneyip sonucunu gördüklerinin benzerine oy vererek çözebileceğini düşünüyor.


Cumhuriyet Halk Partisi’ne ya da bulunduğu yere göre daha sol bir partiye oy vermek, siyasetle ilgisi olan ya da olmayan sağ dile kulak kabartan insanlar için uzun yıllara dayanan bir yanlışı kabul etmek anlamına gelebilir. Meseleyi küçük rötuşlarla ya da halının altına süpürerek bertaraf etmek de diyebiliriz.


1950 yılından beri ülkenin aşağı yukarı %50 ile %60’ı arasındaki bir sağ, muhafazakar dilde ortaklık bulan bir kitlesi, sınıfsal beklentileri, kimlikleri farklılık gösterse bile iktidar olmak için bir araya geliyor, iktidarı alıyor; yani yeniyor fakat yene, yene kaybediyor. Ülke de yeniliyor. 


Cumhuriyet tarihinin hiçbir anında bu iktidarlar ülke demokrasisine bir tuğla koymak gibi bir telaşı olmamıştır. Aksine demokrasi onlara çok şey katmış, önlerini açmıştır. İktidara gelmelerini sağlayan demokratik yolları, prensipleri orada kalabilmek için tıkamış, kapatmışlardır.


CHP söz konusu olduğunda bagajının çok dolu olduğu söylenir. Elbette doğrudur. Lakin karşısında ülkeyi sürekli yönetmiş, aslında bagajı daha da dolu olan bir parti vardır. Ancak partinin adı, logosu sürekli değişmektedir, duruma göre bayrağını değiştiren yatlar gibi.


Şimdi bu parti bir kez daha adını, logosunu değiştirmekte. Üstelik bu sefer birden fazla bayrakla çeşitlenerek. Yine de yeni bir partinin kurulmasının düşünülmesi, hataların olduğuna dair bir düşüncenin dolaşımda olduğunu kanıtlar. Muhtemeldir ki daha önce kullanılan bazı yollar denenmeyecektir. Bu yaşanacak yeni sürecin olumlu tarafı.


Başka bir olumlu tarafı da iktidar partisinin gerileme sürecinde mecliste grubu olan parti sayısının çoğalması. Bu ülke için iyi olan, her şeyin halkın önünde cereyan ettiği, müdahil olabildiği bir demokraside, birbirine denk partilerin uzlaşarak ülkeyi yönetmek zorunda olmasıdır. Halka açık ortamda uzlaşmak zorunda olan politikacılar, etik davranmak ve herkese lazım prensiplere uymak yolunu tercih edebilir.


Geçtiğimiz günlerde istifa ederken yaptığı açıklamasında “ İnsan hakları, özgürlükler, ileri demokrasi ve hukukun üstünlüğü vazgeçilmez ilkelerimizdir. Siyasete ilk girdiğim günden bu yana bunlar için canla başla çalıştım” şeklinde cümleler kurdu Ali Babacan. 


Pek hatırlayan çıkmadı. Aslında pek sessizdi, aylardır parti kurulacağı dedikodusu dolaşımdayken olduğu gibi.


O halde biz de şöyle yazalım: “Hadi Babacan.”

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR