16 Temmuz 2018 Pazartesi

  • 4,847 TL
  • 5,662 TL
  • 193,55 TL
  • 89.898
Ali Rıza Alçınkaya

Ali Rıza Alçınkaya

alirizaalcinkaya@gmail.com
29 Aralık 2017 Cuma 18:23

'İnternet zehir midir'

Akıllı telefonlar sardı dört bir yanımızı diyebiliriz, şarkıya gönderme yaparak. Akıllı telefonlar sardı; elimizden düşürmüyoruz, pazar alışverişine çıkmış teyzelerin para cüzdanları gibi.

Masaüstü bilgisayar arka odadan gelemiyor, dizüstlerinin taşıma meşakkati yüzünden bize yetemiyorken, akıllı telefonların bizi sardığı, sarmaladığı internet ağı elbet. Sinyaller, veriler, bilgiler, mesajlar, bildirimler; yorulmayan bilardo topları gibi her birimize ve göğe çarpa çarpa dönüp duruyor aramızda.

Bu akıllı telefon ve internet ağı sayesinde sosyal medyada paylaştığımız yemeğin üzerine tatlı gelmeden, eşin dostun reaksiyonunu bekliyoruz. Bir fotoğraf paylaşımı süreci, son takipçi de beğenene kadar beklenilen, bekleyenin bir çavuş gibi huzursuzlanarak son like gelene kadar kapatmadığı içtimadır, paylaşan için artık.

Böyle olsa da nimetleri de yok değil. Şimdi yasak olsa da girişleri, örneğin vikipedia gibi güncel bir ansiklopedi her an elinin altında dolaşabiliyorsun. Farzımuhal bir dostun Senegal aslanından bahis açıp boş kaleye gelişine atışlar yaparken, bunu onaylamama ve doğrusunu araştırma imkanı bir parmak uzaklığında. İnternet çıktı, "Ziyalar" mağdur.

Sadece vikipedia mı? Sözlüklerde yıllardır kim zamanında ne demiş, kimin algısı toplumun gözünde nereden nereye gelmiş, sayfalarca arşiv elinde. Girip bakarsan, kandırılma imkanın daha bir güç. Okumaktan sıkılıyorsan video siteleri tıklayıp izlemen için seni bekliyor. İkna olmadığın an, ana haber bültenlerine sırt çevirme özgürlüğün var.

Bu akıllı telefonlar sayesinde, her ne arıyorsan buluyorsun koskoca internet bulutu içinde. Sana bu kadar yakın ve bu kadar zengin video, haber, oyun vb kaynağa ulaşınca da kendini alamıyorsun doğal olarak. İlla ki oyalıyor seni. Muhakkak yapacak bir şey bulabiliyorsun. 

Derken konsantre olmakta zorlanıyorsun. Herkesin elinde bir telefon, aynı masada kimsenin kimseyi can kulağıyla dinlemediği bir zaman içindeyiz. Çünkü akıllı telefon ile önümüze açılan sanal dünya, ola ki içinde bulunduğumuz çevreden bıkınca alternatif olarak bizi bekliyor.

İşte tam da bu yüzden televizyonlarda saatlerce süren canlı konuşmaların yayınları, atılan nutuklar, kesilen ahkamlar, adaletsiz yayın politikaları, yollardaki sıra sıra bitmeyen reklamlar-çağrılar,  caddeleri süsleyen bayraklar, bir manşetle hayatı ters yüz eden gazete manşetleri, köşe yazarları; algımızı şekillendirmeye kar etmiyor. Karşımızdaki konuşmacı istediği kadar işinin ehli olsun, konsatre olamıyoruz ki.  Elimiz hep telefonumuzda. Köstekli saat gibi çıkarıp çıkarıp bakıyoruz.

Telefonlar dikkatimizi dağıtıyor. Dağıtmasa belki can kulağıyla dinlerdik. İlla dinlerdik. 

Bu noktada Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çok yakın bir zamanda yaptığı konuşmasının satır arasında kullandığı "Artık internetler eve yerleşti. Zehir evin içine girmiş vaziyette." cümlelerini anlamlı buluyorum. Kendi açısından da epey haklı olduğunu düşünüyorum.

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR