18 Ekim 2019 Cuma

Ali Rıza Alçınkaya

Ali Rıza Alçınkaya

alirizaalcinkaya@gmail.com
22 Eylül 2019 Pazar 18:40

Kavanoz ve kapakları

Yerel ve ulusal basında şu eylül ayının da etkisiyle haber bültenlerine konu olan durum, kavanoz kapağı sıkıntısıydı. Kavanoz kapağının sıkıntı kısmı çabuk tükenip, kolay bulunamıyor oluşuydu. Yoksa bir kavanoz kapağının kimle bir derdi olabilir?


Eylül ayı kışlıkların yapıldığı, fokurdayan kazan ve tencerelerin başına geçildiği, güneşin altına serilen bezlere çeşitli işlemden geçilmiş zerzevatın doldurularak kurutulduğu bir aydır. Uzun bir kış için, yazın son güneşine tabii tutulur gıdalar. Elbette o uzun bir zaman diliminde saklandığı yerden çıkarılıp çıkarılıp sofraya konabilmesi için en lazım gelen gereç kavanozdur. Kavanoz ve kavanoz kapağı.


Kışa saklanan herhangi bir gıdadan bahsedilince insanın gözünün önüne kavanoz gelir hep. Ama hiç bahsedilmeyen kahraman o kavanoza uyumlu kapaktır. O kapak yoksa bir kavanoz su bardağı olmaktan öteye gidemez. İçindeki gıdayı zamana karşı dirençli kılan odur.


Kavanoz kapağının kıtlığının yaşandığına dair haber kulağa çok hoş geliyor. Böyle bir haber için sokağa çıkıp mikrofonla gezsem ya da masa başında bir gazeteye haber metnini nakşediyor olsam eminim ki hoşuma giderdi. Yorucu ama güzel telaş kışlık hazırlayıp kavanozlara dizmek. Kavanoz için çarşıya inip kapak aramak.


Fakat kavanoz kapağına bu kadar talep olmasının arkasında insanların ceplerindeki maddi gücün düşmesi olabilir. Bilerek ya da bilmeyerek insanların ev ekonomisinde uygulamaya koydukları icraatlara dair bir fikir veriyor. 


Özellikle ulusal kanallar, haber bültenlerinde ülkenin tamamını ilgilendiren yakıcı konulardan az-çok kaçarken yine aslında bilmeden yakıcı bir konunun üzerinde geziniyorlar. Manşetlerde, bültenlerde sıra savmak için arkalara sakladıkları ekonomi başlıklı haberlerle iç içe bir durum arz ediyor, kavanoz kapağı. Bu çekingenliğin, kafayı başka bir yere çevirmenin sebebi elbette ki mevcut iktidar. İnsanları ilgilendiren, sadece ekonomi değil, herhangi bir konuda yapılan “sunturlu” habercilik karşısında nasıl bir sonuçla karşılaşıldığını, 17 yıldır yaşayarak öğrenmekteyiz.


Kavanoz haberlerinin öne çıkıyor olması da bununla ilgili işte. Kavanoz demişken, iktidar partisi de aslında bir nevi kavanoz kapağı sıkıntısı yaşamakta.


Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP’nin MHP ile var olan irtibatını sıkı tutabilmeye çalıştığını her gün çeşitli vesilelerle görmekteyiz. Adı Cumhur olan ittifakın diğer ortağı da bu konuda boş değil. Onlar da pozitif ya da negatif mesajalrla bu ittifakı istedikleri formül içinde işletmeye çalışıyorlar. 


Fakat Erdoğan’ın, belki yerel seçim sonrası belirli aralıklarla yapılan, kamuoyunun da duyduğu anket sonuçlarının ve kendi içinden iki ayrı partinin çıkma ihtimalinin de etkisiyle ittifaka yeni takviyeler aradığı da malum.


Bu yeni takviye arayışında siyaset yorumcularının “olağan şüphelisi” İyi Parti. Bu yorumları ve Erdoğan’ın takviye arayışı haberlerini haklı çıkarırcasına İyi Parti’den son dönemlerde, yakın tarihi bilenler için şaşırtıcı gelecek eylem ve söylem hamleleri gelmekte. Son olarak İyi Parti Sözcüsü içinde CHP eleştirileri de barındıran bazı sözler sarfetti ve özetle “"Millet ittifakına katolik nikâhı ile bağlı değiliz" şeklinde konuştu.


Tüm bunlara diğer partilerin iktidar partisiyle kurduğu temasları ve doldurduğu mesaiyi de katarak üzerine düşünmeli. Okuyan belki şu soruyu sorabilir: “Bu yaşananların ve AKP’nin kavanoz kapağı ile ne ilgisi var?”


Yazının başında kavanoz ve kapağının içinde sakladığı her ne ise onun zamana karşı direnebilmesini sağladığını söylemiştim. Sık tekrarlanan bir gerçek ama AKP 17 yıllık, kesintisiz ve tek başına iktidardaydı. Belediyeleri de katarsak 25 yıl.


Bunca zaman tek başına iktidarı yürüten parti kimlerle ortak oldu, kimler partiye katıldı makam sahibi oldu; yani açılış şarkılarında da dediği gibi kimlerle beraber yürüdü yollarda, yağan yağmurun altında. Kimisini hatırlıyoruz, kimisini unuttuk, kimisinin yüzünü bir yerlerde görünce “Böyle bir bakan vardı değil mi?” deyip anımsıyoruz. 


İnsanları hatırlıyoruz ya da unuttuk. Bu 17 yılda yaşananlar da çoktu. Onları da unuttuk ya da hatırlıyoruz. Rapçi Ezhel, olay isimli şarkısında bu 17 yıllık kesite ait  birçok haber bülteni görüntüsü de klipte kullandı mesela. Aynı klip Youtube trend listesinden kaldırıldı sonra. Hepsini bu ülke yaşamış, ana haber bültenlerinde tanık olmuştu. Ama ne yaşandıysa, yaşamak değil de görüp yeniden hatırlamak daha tehlikeli olmalıydı.


Bahsettiğim klibe giren ya da girmeyen bunca yıllık iktidar zamanında, hangi parti olursa olsun her iktidar kavanozlar biriktirir. Kavanozlardan bahsedilsin, ortaya çıksın da istemez. Keşke o yıllardaki gibi olsa diye cümlelere başladığımız eski açık oturumlarda birbirine tahammül ederken gördüğümüz eski siyasi liderlerin de kavanozları vardı. Onlar da her fırsatı değerlendirdi bu kavanozlar unutulsun, sorulmasın diye. 


Fakat bir zerzevatı saklayabilmek için kavanoz yetmez diye tekrarlayayım. Kavanoz kapağı da lazım. O kavanoz kapağı da o iktidar partisinin koalisyon kurduğu ya da ittifak yaptığı partilerdir. 


Bu kavanozlama işine konserve dendiği notunu da düşeyim. Konserve kelimesi ise dilimize Fransızca’dan girmiş bulunmakta. Bilenleri yoracak ama kelime anlamı korumak veya tutmak olması lazım.


Siyasette nicelik olarak büyük partiler kavanoz, küçük olanlar ise kavanoz kapağıdır diyebiliriz sonuç olarak. AKP’nin düşen oyları, yeni partilerin oy koparma riski yüzünden; MHP, Vatan Partisi ya da BBP’nin tahsis edeceği kavanoz kapakları yeterli gelmeyebilir. Bu yüzden yeni arayışlarda İyi Parti, kendisine ait, yeni kavanoz kapaklarıyla bu göreve belki de talip olabilir. Şimdiden bu yorumu yapmak acelecilik olur. Ama her şey ihtimal dahilinde. 


Her şey ihtimal dahilinde deyince aklıma Süleyman Demirel’in “Siyasette 24 saat çok uzun bir zamandır” ve “Dün dündür, bugün bugündür” sözü geldi. O da ‘hep başbakan’dı. Bu ünvan için her zaman çeşitli kavanoz kapaklarına ihtiyaç duydu. Yani koalisyon ortağına.


Geçen hafta Meral Akşener “anahtar partisiyiz” iddiasını gündeme getirmişti. SP Genel Başkanı Karamollaoğlu da ”Bir anahtar var bir de maymuncuk” diye bu çıkışı yorumlamıştı. 


Yazıyı bitirirken şöyle sorabiliriz: “Kavanoz kapağına kim talip ve yeni takviyeler “tutmaya” yarayacak mı?”

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR