15 Aralık 2018 Cumartesi

  • 5,371 TL
  • 6,073 TL
  • 214,29 TL
  • 90.529
Ali Rıza Alçınkaya

Ali Rıza Alçınkaya

alirizaalcinkaya@gmail.com
22 Eylül 2018 Cumartesi 13:12

'Sana söz yine baharlar gelecek'

Ben bu yazıyı yazmak için bilgisayar ekranına bakarken, sol kulak yönümden, caddeden bir arabanın sesi gelmekte. Arabanın şoförü bitmek bilmeyen bir hırsla arabasına pati çektiriyor ve aynı noktada dönüp duruyor. Muhakkak yalnız değilim bu ses konusundaki fikirlerimde. Fikirdaşlarım var ama sessiz olmalılar. Dayanılır gibi değil.

Hatta “engin deneyimlerime” dayanarak, bu sesleri çıkaran otomobilin şoförünün annesini, durduk yere mevzuya dahil eden apartman sakinleri de olmalı. Ama onlar da sessizler henüz.

Caddede bir araba, terlikle darbe almış böcek gibi dönüp durarak akaryakıt deposunu boşaltırken ben, bu hoyrat benzin harcamasını görüp “elbette ki ekonomik kriz bir algı, bakanımızın dediği gibi” şeklinde bir yazı yazsam mı diye düşünmeden edemeyecek noktaya ha geldim, ha geleceğim. Bulunduğum noktadan o nokta arasında kalan mesafede beni bu caddedeki façalı araç sahibi taşıyacak. Taşısın bi zahmet.

Bahsettiğim aracın sesini duymadan önce, MÜSİAD’ın Ankara Başkanı’nın “Dolar alt yazı ile TV’de gösterilmesin” minvalindeki açıklaması ile Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün “Türkiye'de yaşanan tüm bu sıkıntıların daha ziyade rasyonel değil, psikolojik olduğunu görüyoruz" beyanatını irdelemek istemiştim.

Sonra haber sitelerinin sayfalarında, bir haber yerini buldu. Kocaeli’de bir baba, oğluna pantolon alamadığı için intihar etmiş. Haberlerdeki ayrıntıya göre iş kazası sonrası işsiz kalan babanın oğlu, pantolonu dolayısıyla okula alınmayıp bir gün yok yazılmış, baba bu duruma daha fazla dayanamamış. Daha da ayrıntısı vardır muhakkak. O ayrıntılar için biraz empati, biraz duygu gerekiyor. Geri kalan ayrıntılar gazetede değil bizde, hepimizde saklı.

Acı bir olay üzerine ya da ondan yola çıkarak iyi ya da güzel bir yazı yazmanın, film çekmenin, şiir yazmanın; tam da bu ve buna benzer sanat işlerinin mesleğe döndüğü yerde insancıl olmadığını düşünmekteyim. Tereddütlerim var.

Sıkıntılı bir konuda, bir yaşanmış örneğin üzerinde hoyratça tepinmek gibi geliyor bana. Bu yüzden ‘olduğu gibi’ olanı anlatmak ya da yaşanandan daha geniş, genel bir hikaye türetmek gerekir, galiba. Yoksa yaşanmış olayın mağduru; kendini başkasına ya da kendine beğendirme sevdasıyla iş yapan birinin figürü olur çıkar. Üstelik bizler mağdurun acısıyla deşarj oluruz, bir daha yaşanmaması için ders çıkarmadan hayatımıza devam eder gideriz. Mağdur, mağdur olduğuyla kalır.

Algı demiş bakan. Bu kriz sahiden algı. Bir baba, bir oğulun algılarında kalacak bundan sonra. Hem de bir ‘algı’ yüzünden.

Bu algı sorunun tedavisini, bir iş adamı beyanatında vermişti zaten. Dolar ve Euro kur rakamlarını TV’lerden kaldırın, olsun bitsin. Zaten bir baba ya da annenin en büyük telaşı Borsa, ekonomi üzerine grafikleridir. O eğriler, o çizgiler bunaltır, her şey güllük gülistanlıkken yok yere.

Ne koysak acaba? Döviz bürolarından da kaldıralım mı sn iş adamı kur rakamlarını. Hani şu dijital tabelalar, kayan yazılar, vitrinlerinde. Yerine bir adet “1” yazalım mı? Bir babayı temsilen. Rakamlardan çok iyi anlayan milletiz. Faydası olur gibi geliyor dalları birbirini okşamayan, birbirini umursamayan insan ormanında. 

Baksın bu millet diye beklemektense, baktığı yere not düşmek. Döviz bürosunda dijital tabelaya, sonu et ile biten restoranın menüsünde, yemek isimlerinin arasına. Bu da bir fikir. Çünkü “yetti be” deyince taşeronda çalışan işçi, köşe yazarları şaşırmasın. Durup dururken oldu sanmasın. Vatandaşların görevidir, gazeteci etiketli köşe yazarlarını bilinçlendirmek.

Kendi etrafında dönüp duran otomobil çoktan gitti. Yazının son dönemecinde bir sessizlik içindeydi cadde. 

Yazıyı kaydederken başka bir araba geçmekte, sesi sonda. Şöyle diyor Levent Yüksel şarkının bizim apartmana denk gelen mısrasında, duyuyorum: “Sana söz yine baharlar gelecek.”

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YORUMLAR

  • Toplam Yorum

Duygu Tekdemir Aydık

22 Eylül 2018 Cumartesi 13:27

Harika bir yazı, tebrikler.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR