17 Ekim 2018 Çarşamba

  • 5,707 TL
  • 6,583 TL
  • 224,79 TL
  • 98.352
Ali Rıza Alçınkaya

Ali Rıza Alçınkaya

alirizaalcinkaya@gmail.com
13 Şubat 2018 Salı 17:36

Tesla Roadster ve biz

Tesla Roadster marsa gezegenine gönderilmişken bizim dünyamızda, yer küre olarak değil, meşgul olduğumuz kendi dünyamızda ne acayip konular konuşuluyordu. Üzerine çok yazı yazıldı, tekrara düşmek istemem. 

Zaten uzay konusu haddim değil. Uzaylı görünce taş atılan bu memlekette yapabileceğim en devrimci ve ileri hareket onu bir meyhaneye götürüp iki tek atmak olurdu.

Bak onlar uzaya, aya gidiyor biz kaldık yaya gibi tekerlemeye dönmüş temaya da sıkışmak istemiyorum.

Ama bu yukarıda değindiğim haberle "genç kaynana şehvet uyandırabilir" diyen diyanet görevlisi haberi yan yana gelince, insanı bahsi geçen tekerlemeye zorlamıyor mu mesela?

Televizyonlarda ne zaman bir din görevlisine denk gelsem, her yeni gelişmenin ve evrene  ait yasanın zaten kuran'da yazdığını söylüyor, ima ediyorlar. Olabilir, olasılıktır; mümkündür. Buna cepheden karşı çıkmıyorum.

Peki ya soracağım soru şu: Her yeni buluş, keşif zaten kuran'da yazıyorken; bunun dinin insanları, neden sürekli bu halka kimle, nasıl, ne kadar sevişileceği tembihi, uyarısı düzeyinde temsil ediyorlar bu dini?

Yani bir zerre iken bu dünya belki bu uçsuz evrenin içinde, tanrı tanımını, ibadetlerini, evren algısını bu kadar yoksun ve küçük tutuyorlar insanların zihninde? Bu dinin insanları Nil ile Fırat nehri arasındaki coğrafyanın belirli bir tarih dilimine sıkıştırılıyor hala? İnandığınız, inandırdığınız tanrıyı sert ve cezalandırıcı bir ebeveyn gibi algılatmak miniklere; hem o çocuklara hem de inandığınız tanrıya ayıp değil mi? Tanrı büyük demekle tarif edilemeyecek kadar büyükken, küçük hesapların tarafı yapmak, onu küçültmez mi?

İlla ki sonunda mecbur kalınca kullandığımız araç-gereç ne varsa, daha en başında üzerinde çalışacakken, bir olasılık, bulabilecekken; "gavur icadı" yorumuyla kapıları kapatarak üzerine nereye kadar gitmeyi düşünüyorsun?

Tesla Roadster marsa yol almış, dünya sonu başı belli bir araziye dönüşmüşken; 15. yüzyıl imparatorluk algısıyla dünyaya bakmak normal mi sizce? Tekrar ettiğiniz o cümleler, kelimeler sarf edilirken; sarf edenler dünyanın uçsuz bucaksız bir umman olduğunu düşünüyordu, daha nerelerde daha başka kimler yaşıyor emin değildi, keşfetmeye canı gidiyordu. İlla ki bir yerlerde başka zenginlikler vardı, dünya at üstündeki biri için şehirleri arasında upuzun çorak araziler demekti. Gidecekti zapt edecekti, vergi alacaktı, asker toplayacaktı, hükmedecekti.

Şimdi şehirler birleşmişken, birleşmeyenlerin arasını kat etmek çok kolayken, internet üzerinden Çin'den arkadaş edinirken; dünyayı zapt edip ne yapacaksın? Çin de Arjantin de parmaklarının ucunda. 

Oğlun, kızın Arjantin'de doğmuş İspanya Ligi'nde top koşturan Messi'nin hastası olup Katalan bayrağı taşıyan formasını giyip Barcelona maçını açtırırken sana; futbol terimiyle anlatırsak, sıkışan-daralan bu oyunu artık açmayacak mısın? 

Şimdi sen asgari ücretle çalışırken örneğin, değer verdiğin din adamlığı makamında ne kadar insan varsa, çoğu bu zengin-fakir uçurumunu görmeyip sana kiminle sevişemeyeceğini, kadınların ne yaparsa günahkar olacağını anlatıyor organize bir şekilde. 

Bundan şüphelenmeyecek misin?

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YORUMLAR

  • Toplam Yorum

Tnk.Onb. Erim Felek

14 Şubat 2018 Çarşamba 00:28

Emeğine sağlık

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR