16 Ekim 2018 Salı

  • 5,803 TL
  • 6,722 TL
  • 226,97 TL
  • 98.631
Ali Rıza Alçınkaya

Ali Rıza Alçınkaya

alirizaalcinkaya@gmail.com
16 Mayıs 2018 Çarşamba 17:12

Ülkemin su sorunu

Bir ilköğretim bilgisini tekrarlayarak başlayayım. Ezberimizden çıkmayan iki oran. Vücudumuzun da dünyamızın da 4'te 3'ü sudur. 

Neden su? Çünkü su, girmiş bulunduğumuz bir aylık dönem için en önemli konu başlığı olacak. 'Su'yu soracağız hep. Suyun hangi hallerde orucumuzu bozacağına dair sorular cepte. Muhatabı için iftar ve sahur saatlerini, o saatlerde şehirlerin genellikle meydanlarında yapılan ramazan temalı televizyon gösterilerini bekliyor olacağız.

Yayınların gediklisi hocalar çıkacak, seyirci elden ele mikrofonu dolaştırıp suyun, bir kez daha hangi hallerde orucu bozduğunu teyit edecek.

Biz buna su sorunu diyebiliriz. Hatta Türkiye'nin su sorunu da diyebiliriz. İnternette bu başlıkla aratınca farklı belge ve bilgiler çıkıyor ancak. Nihat Hatipoğlu çıkmıyor mesela.

Ülkeler arasında akarsuların kullanımına ilişkin dökümanlara ulaşabiliyorsunuz. Bunun haricinde tabii ki gelecekte dünyanın su yoksunluğu ile nasıl başa çıkabileceği ya da çıkamayacağına dair birçok istatistik.

Göze çarpan, sık ulaşılabilen bilgilerden biri Türkiye'nin 2030 yılında su sorunu çekmesi beklenen ülkeler arasında olması.

Dünya da çok farklı durumda değil. UNICEF'in hazırladığı “İçme Suyu, Sanitasyon ve Hijyen Alanında İlerleme: 2017 Güncellemesi ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedefinde İlk Durum” raporunda yazılanlara göre tüm dünyada her 10 kişiden 3’ünün (2,1 milyar insan) evinde güvenilir kullanma suyu bulunmuyor.

Girişte verdiğimiz bilgide olduğu gibi Dünya yüzeyinin dörtte üçü sularla kaplı. Fakat öyle olsa da insan kullanımına uygun tatlı su sınırlı. Dünya yüzeyindeki mevcut suyun yüzde 1’den daha az bir kısmı ekosisteme, insan kullanımına elverişli kaynaklarından oluşuyor.

Bu sınırlı kullanım alanını zorlayan nüfusu ve yerleşim alanı dünya ölçeğinde hayli artan insanın bireysel tüketimi değil elbette. Suya yönelik talebi arttıran, suyun kullanım alanlarının çeşitlenmesi. Su, birçok endüstri faaliyeti için önemli bir yer tutmakta.

Yeniden ülkemize geri dönersek, Türkiye Devlet Su İşleri'nin kriterlerine göre su zengini bir ülke değil.

Doğruluk Payı isimli internet sitesinde, 22 Mart 2018 tarihinde Dünya Su Günü adına paylaşılan yazıda aktardığına göre, ülkemizde kişi başına düşen su miktarı yaklaşık 1519 m3. 2.000 m3’ten az olan ülkeler su kıtlığı yaşayan ülkeler diye nitelendiriliyor. 1000 m3'ten daha aşağıdaki istatistiğe sahip ülkeler ise su fakiri.

Nüfusun artış hızına göre, su fakiri ülkeler listesini zorlama ihtimalimiz zor değil.

Türkiye için önemli, 2013 yılına ait bir başka başlığa göre, kişi başına en çok suyun tüketildiği 7'nci ülkeyiz.

Yani su sorunu diye başlık atabileceğimiz bir meselemiz var. Elbette bu bir ay boyunca halkımız ve ülkemizin  önder isimleri şehrin meydanlarında, televizyon programlarında bu hususta önemli tartışmalar yapıp, epey yol katedecek.

Bu su sorunu için adam tartaklayan cevval insanlarımız bile olacak belki. O yüzden ümitliyim.

Ya da boşverip bir sahur vakti, eski ama efsane TV dizisinin şarkısının sözlerini eğip bükerek şöyle sesleneyim:

"Bana bir masal anlat hoca.

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR