24 Ekim 2020 Cumartesi

Arsal Arısal

Arsal Arısal

arsalarisal@gmail.com
19 Mart 2020 Perşembe 16:22

Pandemi

Her gün sabah 5.00'te güne başlayıp en erken 00.00-01.00'de günü bitirirken, iş, trafik, ödemeler, düğün, dernek, cenaze, alışveriş, yemek, kitap, akademik çalışma derken nefes almadan yaşadığımı farkettiren 'pandemi' tokat gibi vurdu yüzüme. 7 yaşında bir kızım ve eşim olduğunu, yalnızca üçümüzün vakit geçirdiği anılarımın ne kadar yetersiz olduğunu gördüm.
***

Corona virüsü; yaşlı, genç, kadın, erkek, müslüman, ateist, asyalı, avrupalı demeden tüm insanlığı kasıp kavururken, yetkililerin 'evde otur' uyarısıyla mümkün mertebe evde kalmaya çalıştıkça yaşamımın bir başka yöne evrildiğini hissediyorum. 2020 yılında peşi sıra yaşadığımız felaketler, daha çok çalışıp, daha çok kazanmak gerektiğini, kendimizi ve ailemizi hayatta tutabilmek için gerekenin para olduğunu söylüyor zannettik hep birlikte. Oysa hayatta kalmanın temeli sağlıklı bir beden ve zihinden, sevmek ve sevilmekten geçiyor. Ağır ekonomik kriz şartlarında yoksunluk korkusuyla günün neredeyse 24 saati çalışan bizler, yaşadığımız anı kaçırıyor, gerçek sevgiden gün be gün uzaklaşıyormuşuz meğer. Bu virüs salgını ile pek çoğumuz işlerini kaybetme riskiyke burun buruna, kiraları, sgk primlerini ödeyecek iş yapılamıyor, süreli ihaleli işler yarıda kaldı, faturalar, kredi kartı borçları birikti, fakat yaşamak nasıl da hepsinin önüne geçti... Şunu anladım ki; para kazanılır, faturalar da ödenir, kira da bulup buluşturulur, ölmediğimiz sürece her zorluğun bir çözümü bulunacaktır. Ölmediğimiz ve öldürmediğimiz sürece... 
***

İtalya kuşkusuz en çok kayıp veren ülkelerden. Sağlık personelleri üstün bir çaba harcıyor, fakat hastaneler, yoğun bakım üniteleri yetmiyor. Halk sokağa çıkma yasağıyla evlere kapandı. Venedik'teki kanal suları ise yeniden berraklaştı, balıklar çıktı, kuğular kanallarda yüzüyor. Diyorum ki; bu yaşanılan kaos, korku, kriz, salgın bir şeyler söylüyor bizlere. 'Dur, biraz dur' diyor. Kainatın tüm insanlığı tutup sarstığı bir an'a tanıklık ediyoruz adeta. 
***

Hastalığın yayılmasını önlemek için evlerde kalmak en önemli unsur. Benim gibi çalışmaya devam etmek zorunda olanlar ise tüm hijyen tedbirlerini alarak yaşamlarını asgari ölçüde sürdürmeye çalışıyor. Yaşamsal gıda ve ilaç ihtiyaçlar dışında alışveriş yapılmaması, hayati önem taşımadığı sürece hastanelerin işgal edilmemesi, paketli gıdalardan ve hazır yemeklerden, sigaradan özellikle sigaradan uzak durulması gerektiği bir gerçek. Sigara; virüsün vücudumuzda tutunmasını kolaylaştıran bir ortam hazırlıyor. Bu nedenle en azından bir iki ay için sigaradan  uzak durulması şart. Bu ve benzeri pek çok önlen günlerdir tüm platformlarda uzmanlar tarafından söyleniyor.
***

Benim dikkat çekmek istediğim konu ise başka. Hayat; yap-çalış-başar'larla geçerken, zamanı yavaşlattığımız bu günleri kendimiz ve sevdiklerimiz için artı değere dönüştürebilmek. Kendi içimize, özümüze dönmek, çocuklarımızla oyun oynamak, daha çok okumak, daha az tüketmek için zamanımız var şimdi. Kuyucaklı Yusuf'u, Göçmüş Kediler Bahçesi'ni tekrar okumak için bolca vaktimiz var şimdi. Konuşmak, sohbet etmek için, birlikte yemek yapmak, temizlik yapmak için çokça zamanımız var.
***

2020 yılında üst üste gelen felaketler ve son olarak bu pandemi karanlık bir bulut gibi çöktü üzerimize evet. Ama inanın bana; bu bulutlar dağılacak, güneş de yeniden doğacak, işler yoluna girecek, yüzler yine gülecek. Biz bu düşüşümüzden bir avuç toprakla kalkacağız yeniden. Tedbirle, sevgiyle, yardımla, sağlıkla tüm bu zorlukların da üstesinden geleceğiz. 
***

Aydınlığa ermemiz için gereken karanlıktan geçiyoruz hepsi bu...

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YORUMLAR

  • Toplam Yorum

A.hikmet Arısal

20 Mart 2020 Cuma 00:31

çok hoş bir yazı,insanoğlu durmayı bilmeli,yeterli demeyi öğrenmek zorunda

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR