25 Ağustos 2019 Pazar

Ergün Demir

Ergün Demir

ergundemir08@gmail.com
16 Temmuz 2019 Salı 17:00

Hürriyet’in terk etmesi doğru muydu?

Hain darbe girişiminin üzerinden 3 yıl geçti. 
Ülkemiz, vatanımız, yurdumuz; Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan bu yana bir çok acı olay yaşadı.
Darbeler, darbe girişimleri, muhtıralar, katliamlar...
Çok acılar çekildi.
Bunların en beteri, en korkuncu, en alçakça olanı ise FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimiydi.
***

Fethullah Gülen denen alçak Amerikan ajanı o gece o darbeyi başarıyla sonuçlandırmış olsaydı, ülkemiz Amerika’ya göbekten bağlı bir ülke olacaktı. 
En azından bir süre böyle olacaktı. 
Düşünmesi bile korkunç.
Onun için o gece tankların topların karşısına çıkan, canını kanını veren, yaralanan yurttaşlarımıza, asker ve polislerimize hep minnettar kalacağız. 
***

Diğer yandan15 Temmuz anmaları yaparken unutmamamız, ders çıkarmamız gereken çok önemli şeyler var. 
Mesela yurtsever askerlerin, kumpaslarla ordudan uzaklaştırılması, hapislerde çürütülmesi... 
Onların boşluğundan istifa ederek, orduya FETÖ’cü alçakların  sızdırılması, rütbelerinin yükseltilmesi...
Devletin tüm birimlerine; emniyetinden eğitimine, Tübitak’ından maliyesine, belediyesinden dışişlerine ve hatta Cumhurbaşkanı’nın yaverliğine kadar bu alçakların liyakatsizce, torpille yerleştirilmesi...
***

Kendilerine cemaat, hizmet hareketi diyen, bu satılmışlar kafalarına göre ordumuzun uçağını kaldıracak, tankını yürütecek kadar nasıl güçlendiler?
Bu zamana kadar kimse bunlara neden dur diyemedi!
Bunları sorgulamamız lazım. 
Ayrıca ülkemizi ahtapot gibi saran, kılcal damarlarına kadar giren bu alçakların siyasi ayağının olmadığını düşünmek de ayrı bir safdillik olur.
***

Bunları samimiyetle sormaz, sorgulamaz ve ortaya çıkarmazsak eskisi kadar güçlü olmasalar da bu alçaklar halen daha bir tehlike olmaya devam edecekler. 
Diğer yandan o gece vatanları uğruna can veren, şehit olan tüm vatandaşlarımızın kemiklerini de sızlatmaya devam etmiş olacağız.
***

Darbe başarılı olsaydı ne olacaktı?
İyi kötü bir cumhuriyetimiz, bir ülkemiz vardı, o da elimizden gidecekti.
Bunu düşünmek bile insanın tüylerini diken diken ediyor.  
Sadece benim değil, sadece senin değil, sadece onun veya onların değil; hepimizin ülkesi bu ülke. 
Ve bu ülke ayakta kalacaksa hepimiz el ele, yan yana, omuz omuza durmalıyız. 
Bu hainleri, bu hain saldırıları ancak öyle bertaraf edebiliriz. 
***

Bunları söyledikten sonra gelelim dün geceki 15 Temmuz etkinliğine. 
İzmit Milli İrade Meydanı’nda oldukça kalabalık bir kitle bu etkinliğe katıldı. 
Katılımcılar arasında İYİ Parti ve CHP’liler de mevcuttu.
Ama CHP’li İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet birden bire kalkarak o alanı terk etti.
***

Kimisi bu davranışın doğru olduğunu söyledi, kimisi de eleştirdi. 
Hemen söyleyeyim, Sayın Hürriyet’in o etkinliğe katılması oldukça doğru bir hareketti. 
Ama kalkıp gitmesi de bence doğru bir hareketti. 
Çünkü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, böylesi bir günde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef tahtasına oturtması oldukça yanlıştı.
Oysa ki en azından böyle bir günde kimseyi ötekileştirmemeli, siyaset yapılmamalıydı.
***

Cumhurbaşkanı Erdoğan, anlaşılan aslında kendisinin de zarar gördüğü, insanların artık rahatsız olduğu, o kutuplaştırıcı dili terk etme niyetinde değil.
Dün geceki konuşması bunu bir kez daha ortaya koydu. 
O dil artık kendi kitlesi olarak gördüğü insanları da konsolide etmeye yetmiyor.
Bakın belediye seçimlerine, bunu görürsünüz. 
Hiç kimse komşusuna illet, zillet denilmesine, terörist muamelesi yapılmasına tahammül edemiyor.

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR