15 Kasım 2019 Cuma

Ergün Demir

Ergün Demir

ergundemir08@gmail.com
18 Eylül 2019 Çarşamba 17:12

Sahte şeyhlerden sadece çocukları korumak yetmez!

Gazeteci İsmail Saymaz’ın “Şehvetiye Tarikatı” isimli kitabını ben de okudum. 
Kitap, 118 sayfalık bir kitap.
Bir gecede okursunuz.
Üzerinizde bıraktığı etki ise korkunç.
***

Saymaz; mahkemelik olan 6 sahte şeyh davasını incelemiş ve kitaplaştırmış.
Ben gazeteci olduğum halde sahte şeyh olaylarının bu kadar iğrenç, bu kadar yaygın ve bu kadar mide bulandırıcı olduğunu bilmiyordum.
Sadece Ali Kalkancıları, Ensar Vakfı’ndaki o çocuk tecavüzlerini, arada bir mahkeme nedeniyle basına yansıyan iğrençlikleri biliyorduk...
***

Şehvetiye Tarikatı kitabını okuduktan sonra ise dehşete kapıldım.
Hani hep çocukları koruyalım, bu tip yerler kamu denetiminde olsun vs uyarıları yaparız ya... 
Bu uyarıların ne kadar yetersiz olduğunu anladım.
Bu yetmez.
Çünkü bu sahte şeyhlerden tüm insanları korumak gerekiyor.
Bu da ancak devlet eliyle olur. 
Başka da yolu yok.
***

Neden böyle söylüyorum?
Kitaptaki örnekleri uzun uzun anlatıp, kitabın gizemini bozmak istemiyorum.
Mümkünse herkesin, her kesimin bu kitabı okumasını isterim. 
Yüreği kaldırmayanlar olabilir; buna da ben bir şey diyemem.
Ne demek istediğim daha iyi anlaşılsın diye kitaptan birkaç örnek vereceğim.
Ve ardından neden tüm insanları korumak gerektiğini azıcık açacağım.
***

Örneğin kitapta bir Nevzat Açıkgöz olayı var ki evlere şenlik. 
Bu adam, bir ekip kurmuş ve dini, Kur’an’ı, cin söylemini kullanarak insanları dolandırıyor.
Bir kişiye kancayı takıyor; o kişiye evinin altında altın olduğunu ve cinlerin bu altınları koruduğunu söyleyerek, adamı kaz gibi yoluyor.
Kimleri yolmuyor ki...
***

Adam öyle ‘maharetli’ ki; Sülün Osman’a rahmet okutur.
İnanın bir senarist, Nevzat Açıkgöz’un dolandırıcılık yöntemlerini iyice incelese, çok güzel bir film çıkarır. 
Ama şunu da söyleyeyim, bu nitelikli dolandırıcı, diğer sahte şeyhlerin yanında sütten çıkmış ak kaşık kalır.
En azından tecavüzcü değil.
***

Diğerlerine gelince; çoğusu adi suçlu...
Hırsızlıktan, sapıklıktan sabıkalılar.
Çoğu Kur’an okumayı bilmiyor, namaz kılmıyor, diğer ibadetlerini yerine getirmiyor.
Ama büyüdükçe büyüyor.
Birçok yerde Kur’an kursu vs. açıyor.
***

Çevresine topladıkları insanları, bir akrep gibi sokarak felç ediyor.
Maddi, manevi sömürüyor.
Erkek kadın, çoluk çocuk, evli bekar fark etmiyor...
Tecavüz ediyor.
Diğer yandan istedikleri kadar sayıda kadınla evleniyor.
İşin en garip tarafı ise, bu tecavüz edilenlerin belki de yüzde 90’ı bundan rahatsızlık duymuyor.
Bundan dolayı da bazen mahkemeler, savcılar (gönüllü olduğu için) çaresiz kalıyor.
***

Tecavüzler devam ediyor. 
Aslına bakarsanız bu sahte şeyhler, ilk önce insanların beynine ‘tecavüz’ ediyor. 
Dumura uğratıyor, iradesizleştiriyor ve bu insanlara her istediği alçakça fiilleri defalarca yapıyor. 
Bu insanlar da böylece cennete gideceğini düşünüyor.
***

Şöyle düşünün; sokakta eşine başka birisi baktı diye kavga çıkaracak, ya da cinayet işleyecek potansiyelde bir kişi, öyle bir dumura uğratılıyor ki, kendisine tecavüz edilmesine izin veriyor. 
Bundan mutluluk duyuyor.
Yetmiyor.
Bu sahte şeyhe getirip, karısını, çocuğunu, abisini, annesini teslim ediyor.
***

Sahte şeyhin, ailesinden birisine tecavüz etmesinden mutlu oluyor.
Sonra, bir şekilde bu sahte şeyhler mahkemelik olunca, kendisine tecavüz edilen kişi, halen daha bu şeyhi savunabilecek kadar gözü körleşiyor. 
İşte Gazeteci İsmail Saymaz, bu ve buna benzer yaşanmış, bir şekilde gün yüzüne çıkmış ve mahkemelere yansımış olayları inceleyerek kitabı oluşturmuş. 
***

Neden sadece çocukları, çocuklarımızı korumamız yetmez demiştim. 
İşte tam da bunun için.
Dine de en büyük zararı veren bu sahte şeyler mutlaka ayıklanmalıdır.
Tüm faaliyetleri denetlenmeli ve engellenmelidir.
Toplumdan yalıtılmalıdır.

***


Dini değerlerin hepsini kullanarak, kendine göre yorumlayarak, sapıklık, sapkınlık, hırsızlık, arsızlık yapan bu aşağılık yaratıklardan kadın erkek, yaşlı genç, çoluk çocuk herkesi ilk önce devletin koruması bir zorunluluktur. 
Başka yolu yoktur.
Ben bu kitabı okurken tüylerim diken diken oldu. 
Gerçekten korktum ve insanlık adına kaygılandım.
Okuyun; göreceksiniz. 
Eline sağlık İsmail Saymaz...

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR