13 Ağustos 2020 Perşembe

Ergün Demir

Ergün Demir

ergundemir08@gmail.com
21 Temmuz 2020 Salı 17:38

Vali Seddar Yavuz çok haklı ama…

Sayın Vali Seddar Yavuz çok haklı…
Diyor ki; "Bu şehirde bizim katmamız gereken bir şey varsa o da hizmet sektörü.”
2020 yılı 3. İl koordinasyon kurulu toplantısında söylüyor bunu.
Vali beyin ilimize gelmesinden kısa bir süre sonra bu tespiti yapıyor alması kıymetli…
***

Aslında daha geniş olarak şunları söylüyor Vali Yavuz: "Hafta sonu Kandıra yolunda 60 bin araç geçişi oldu. Çok ciddi insan hareketi var. Biz Kocaeli’yi sanayi şehri olarak görüyoruz. Ama yeşile ulaşmak adına Karadeniz haricinde, bu kadar kolay mesafe alan başka il yok. Bu şehirde bizim katmamız gereken bir şey varsa o da hizmet sektörü. Hizmet sektörünü arttırmamız lazım. O yüzden bu Kandıra yolunun bir an önce düzene girmesi lazım. Çünkü ben gittim gördüm. Yolda uzun araç kuyrukları oluşuyor. Bizimle sıkıntı olduğu zaman irtibata geçerseniz sevinirim.” 
***

Doğru mu?
Doğru…
Ama bir türlü olmuyor…
Biz o kandıra yolunu yıllarca yazdık.
Çok canlar kaybedildi o yolda.
Kandıra yolunun duble yol olması yılan hikayesine döndü.
2016 yılında temeli atıldı.
***

Hükümet yetkilileri tarafından havası da atıldı.
Sonrası da boş çıktı.
Müteahhit firma ne oldu onu da anlayamadık. 
Nihayetinde Haziran ayında yeniden ihalesi yapıldı…
5 yılı gitti bu kentin.
Türkiye’de en çok vergi veren illerin başında gelen Kocaeli’ye bu layık görüldü.
***

Sadece Kandıra yolu mu?
Değil elbette.
Şehir hastanesinin durumu da aynı.
Onun hikayesi de yılan hikayesine döndü.
Ama bu şehirde “yolunda” giden şeyler de oluyor aslında!
***

Sayın Vali diyor ya, “Bu şehirde bizim katmamız gereken bir şey varsa o da hizmet sektörü.”
Buna benzer lafları biz çok duyduk.
“Kocaeli artık turizm kenti, tarih kenti, sanat kenti, tarım kenti, kongre merkezlerinin bolca olduğu kent olacak” laflarını çok duyduk. Belediye başkanlarından, siyasilerden vs.
Ama maalesef bu kentin gidişi o yöne değil.
Bu kentin yönü başka.
***

Bu kentin yönü; yeni limanlara çıkıyor.
Bu kentin yönü yeni yakıt tanklarına gidiyor.
Bu kentin yönü yeni amonyak tanklarına doğru gidiyor.
Bu kentin yönü yeni taş ocaklarına gidiyor.
Bu kentin yönü ÇED’siz başlayan rüzgar elektrik santrallerine gidiyor. Bu kent, İstanbul’un su ihtiyacını karşılayacak kent olarak kurgulanıyor.
***

30 yıldır çürümüş depolarda bekletilen tonlarca DDT ve BHC gibi zehirlerin, neredeyse artık şehrin ortasında kalan İZAYDAŞ’ta yakılmaya devam edildiği bir şehir burası!
İşte “yolunda” giden şeyler bunlar bu şehirde!
Ne yazık ki bunlar.
Sayın Vali bunları da görüp buna göre bir strateji belirleye bilir mi, böyle bir şeyi tercih eder mi, bunların önüne geçebilir mi bilemiyorum!

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR