31 Mart 2020 Salı

Tahir Özcan

Tahir Özcan

tahirozzcan@gmail.com
04 Mart 2020 Çarşamba 17:59

Dünyanın düzeni

Teknolojik gelişmeye paralel olarak iletişimin de gelişmesi insanların olan biten hemen her şeyden haberdar olması sonucunu doğurdu. Artık dünyanın siyasi ve ekonomik yapısının işleyişine ‘’Yeni Dünya Düzeni’’ deniyor. Bu ismi okumayı öğrenmiş ve bilgiye ulaşabilen her insan biliyor. Tanımının görece yeni olmasına rağmen bu düzenin hiç de yeni olmadığı da bilinen bir gerçek. Tarihi kanıtları da açık seçik ortada. Tabii ki bilmek, anlamak, görmek isteyenler için. Bu düzeni dünyaya dayatan güce ‘’Dominant Power’’ (Başat Güç) deniyor. Kapitalizm denilen ekonomik sistemin dünyamıza ve insanlığa armağanı (birçoklarına göre de laneti) bu terim.
***

Dominant Power’’ (Başat Güç) kavramı, George Modelski isimli Polonya asıllı Amerikalı bir Siyaset Bilimci tarafından geliştirilmiş bir kavramdır. Modelski'nin kuramına göre, dünya tarihi, denizaşırı sömürgeciliğin başladığı 15.yy'dan itibaren, yüz yıllık süreçler halinde belirli bir devletin güçlenmesi ile ilerlemektedir. Kuram, yüz yıllık süreçler sonunda, başat güç olan devlete başka bir devletin meydan okuyacağını "Challenger" ve bu çatışmadan başka bir devletin (genellikle 3. bir devlet) güçlenerek başat gücün statüsünü elinden alacağını vurgulamaktadır. Modelski, teoride oluşturduğu bu kuramı pratiğe uygulamış ve 15.yy'dan itibaren başat güç devletlerini incelemiştir.
***

Buna göre 15.yy'da Hint Okyanusu ve Güney Atlas Okyanusu’ndaki ticaret yollarına hakim olan Portekiz bu statüyü elinde tutarken, Fas Sultanlığı ile yapılan Vadi’s Seyl savaşında (1578) Portekiz İmparatoru 1. Sebastiao hayatını kaybetmiş ve Portekiz İmparatorluğu gücünü kaybetmeye başlayıp İspanya tarafından ülke ele geçirilmiştir. Bu rekabetten 16.yy.da İspanya başat güç konumuna sahip olmuştur. Bu konum 1568 Hollanda-İspanya savaşı ile İspanyol Armadasının ağır yenilgisiyle birlikte Hollanda'ya geçmiştir. Bununla beraber, 18.yy Fransa dönemine, yedi yıl savaşları ile İngiltere'nin meydan okuması ile 19.yy.da denizlere egemen olan İngiltere’nin yükselişi yaşanmaktadır ki bu egemenliğe Almanya’nın meydan okumasından ve bu doğrultuda iki dünya savaşının yaşanmasının ardından 20. yy başat gücü olarak ABD yükselmiştir. Soğuk Savaş döneminde ise ABD'nin başat güç konumuna Sovyetler Birliği tarafından meydan okunmuştur.
***

Görüldüğü üzere kuramın işlediği tarihsel süreçlerle kanıtlanmış, Modelski de haklı çıkmış oluyor. İşte neticede geldik "Yeni Dünya Düzeni’’nin son durumuna. Günümüzde işleyen süreçten Çin güçlenerek çıkmış ve Başat güç olmak için ABD ye meydan okur hale gelmiş gözükmektedir. Bu mücadeleden Çin’in Başat güç olarak çıktığı bir dünya açıkçası bana pek hoş görünmüyor. Benim gelmek istediğim mesele ise ABD ve Çin mücadelesi sonucu üçüncü bir gücün yükselmesi meselesi. Böyle bir şey gerçekleşirse bu güç hangisi olacak. Muhtelif adaylar var. Çin gibi kalabalık olmasına rağmen hızla gelişen Hindistan. Hala gerçek bir birlik olup olmadığı tartışmalı, hatta parçalanabileceği söylenen Avrupa Birliği iki aday.
***

Bunların dışında ekonomik olarak güçlenen, ciddi nüfus potansiyeline ve askeri güce sahip olan aday ülke aklınıza geliyor mu? Benim bir iki tane geliyor. Benim aklıma gelmesi önemli değil de İsrail ve Türkiye’nin adı ciddi ciddi anılıyor. Güçlü bir Türkiye tezahürü belki hoş görünebilir. Sıkıntı şu ki kim Başat Güç haline gelirse gelsin ömrünün bir yüzyıl veya biraz daha fazla olacağının ön görülmesi. Bu bir kısır döngü ve dünyaya refah ve huzur getirmediği ortada. Yani insanlığın asıl meselesi bu düzenin son bulmasıdır aslında. Uzun soluklu ve insanlığa yakışır bir düzenin hayata geçirilmesidir. Hayal mi kuruyorum? Belki ama her yeni şey bir hayal kurmakla başlar...

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR