23 Eylül 2019 Pazartesi

Tahir Özcan

Tahir Özcan

tahirozzcan@gmail.com
02 Mayıs 2017 Salı 20:59

Fuar!

Kocaeli Türkiye’nin başta gelen sanayi şehirlerindendir.
O kadar ki, devlete verilen verginin kişi başına düşen ortalamasında birinciliği kaptırmaz hiç. Ekonominin merkezi İstanbul’un bile önündedir.
Ulusal ve uluslararası kuruluşların yüzlerce fabrikasını barındırır.
Eğer bu fabrikaların idari merkezleri İstanbul’dan Kocaeli’ye taşınsa toplam vergi gelirinde bile İstanbul’u geçebilecek potansiyeli vardır.
***
Yanlış anlaşılmasın, ben 60/70 yıl önce temeli atılan “sanayi şehri olma projesine” sıcak bakanlardan değilim.
Aksine bu kentte turizme yatırım yapılsa dünyanın sayılı turizm merkezlerinden biri olabileceğini düşünmüşümdür hep.
Ancak bugün değinmek istediğim konu bu değil…
***
Ülkeyi yönetenler yıllar önce Kocaeli için tercihlerini yapmışlar.
Seka, Petkim, Tüpraş, Lassa, Pirelli  derken Kocaeli’nin hal-i pürmelali belli olmuştu.
Kocaeli sanayi kenti olunca da dönemin sıra dışı belediye başkanı Leyla Atakan’ın çabalarıyla oluşan Kocaeli Sanayi Fuarı kentin simgesi olarak ortaya çıkmıştı.
60’lı yılların sonu 70’li yıların başında, tek örneği İzmir’de olan uluslararası bir fuar neden bizde de olmasın, diyerek Türkiye’nin ender kadın belediye başkanlarından Leyla Atakan bu hayali gerçek yaptı.
***
İlk olarak 1966 yılında Kocaeli sanayisinin tanıtılması amacıyla "Kocaeli Sanayi Sergisi" açan  Rahmetli Leyla Atakan’ın öncülüğünde başlayan çalışmalarla bataklık alan doldurularak şimdiki alanda Kocaeli Sanayi Fuarı hizmet vermeye başlar.
Önceleri adaylığına pek ihtimal verilmemiş olsa da, kader örmüş ağlarını ve hala çok şans verilmeyen bir kadın olarak ciddi bir oyla seçilmiş Leyla Hanım.
Bence onun en büyük eseridir Kocaeli Sanayi Fuarı.
***
Niye bütün bunları anlattım?
Sanayi fuarı ile ülkemizdeki ilklere adını atan kentimizde hali hazırda bir de İnterteks Uluslararası  Fuar Alanı diye bir yer var.
Hasbelkader ben de bu yıl bu fuarda bir firmanın stant imalatına katkıda bulundum.
Ben de bir ilki yaşadım ve ilk kez stant imalatında yer aldım.
İnsanda bir heyecan, bir heves oluyor ister istemez.
O hevesle bu fuara iştirak ettik.
Yıllardır ismen bilirim bu mekanı, önünden geçerken görürüm, mimari olarak hangar ya da depo binasını andırır.
***
İçerisi fuar alanı olarak düzenlenmiştir ve iç mimarisi güzeldir diye düşünürdüm hep.
Fuar alanı denen yere bir vardık ki içi de dışından farklı değildi.
Ne mimari, ne estetik, ne de görsel bir incelik.
Sefa Sirmen’in kente kazandırdığı bu bina deprem ve sonrasındaki süreçte tamamlanmış olmasına rağmen yıllarca hizmet vermemiş, atıl kalmış ve şimdilerde yeniden hayata kazandırılmaya çalışılan bir mekan.
Yeniden canlanan bu mekana estetik birkaç tadilat yapılmış olsa fena mı olurdu?
***
Bu hissiyatla biraz şevkimiz kırılsa da, çalışmalar içeride son hızla başladı.
Zaman çok kısa, gece gündüz çalışmak gerekse de, güzel stantlar çıktı ortaya.
Fuara ilgi beklenen kadar olmadı ama stant imalatı yapan herkes tamamlanan sonuç ürünün güzelliği ile emeğinin karşılığını görmekten memnundu.
İşte oradaki çalışmalar, fuar alanında çalışıyor olmak bana çocukluğumdaki fuarları hatırlattı.
***
Uluslararası Kocaeli Sanayi Fuarı ve onunla birlikte fuar alanında yer alan, kente hizmet veren bir sürü stant, alışverişler, yemekler, konserler, gazinolar, gezinti alanları, lunapark,  minik göl, ülkenin dört bir yerinden fuar için gelen misafirler…
Hepsi çocukluğumda kaldı…
Sanmayın ki fuarı sadece lunapark için hatırlıyoruz.
Eskiden bu fuarlara ailece gidilirdi, çocuklara ebeveynleri sanayi kuruluşlarını gösterir, onların stantlarına götürür, teşhir edilen makinalar vb birçok ürünü dilleri döndüğünce anlatırdı.
Zaten çoğu bir sanayi kuruluşunda çalışan bu aileler için hangi makine nerede kullanılır, hangi ürün ne işe yarar bunları bilmek ve anlatmak gayet de kolaydı.
***
Şimdi ise Körfez’in ucunda sadece lunapark ve kebapçılardan ibaret olan bu fuar alanının eski heyecanı cazibesi kalmadı.
Her yıl İzmit’in kurtuluşu 28 Nisan’da Sanayi Fuarı ile birlikte faaliyete başlayan fuarın faaliyet takvimi bile değişti…
Artık çoğumuz sanayi fuar tarihini bilmiyoruz.
Fuarın eğlence bölümünün simgesi dönme dolabın döndüğünü görüyorsak lunaparkın açıldığını düşünüyoruz.
Fuara gidelim heyecanı yaşamıyoruz.
Artık fuar zamanı ve gerçek bir fuar kültürü yok.
Şimdilerde sadece festival, panayır gibi etkinlikler alanda yer alıyor.
***
Geçmişi hatırlayan biri olarak artık o alana fuar alanı demek gelmiyor içimden.
Düşünmeden de edemiyor insan, nasıl geldik bu noktaya?
Nerede o günkü belediyecilik, nerede o dönemin insanlarının ufku, idealleri, fuar kültürü…
Nerede bu günkü anlayış.
Yarım asırdan fazla zaman geçse de ben hala bu kente sanayi değil turizm yatırımı yapılmalıydı düşüncesindeyim.
***
Yine de bu kararın alındığı dönemde insanların bu yanlış karardan bile bir güzellik çıkartmayı başarmış olmaları da sanırım yine o dönemin ufkundan olsa gerek.
İşte o güzellik Uluslararası Sanayi Fuarı idi…
Bugüne baktığımızda o dönemin çok gerisindeyiz.
Sebebi ister siyaset ister ekonomi ister bunların tümü olan sosyopolitik durum olsun, gerisindeyiz o günlerin.
Bir yanlışlar kalabalığının ortasında yaşadığımızı söylemek zorundayım.
***
Sanayi Fuarı, Eğlence Fuarı, Kitap Fuarı, İnşaat Fuarı vb. hangi konuda olursa olsun tüm fuarlar kısa süreli ticari canlılık sağladığı gibi, aynı zamanda farklı yörelerden farklı kültürlerden birçok insanı bir araya getirir, bu insanlar arasında iletişim kurulmasına, paylaşımlar yapılmasına olanak sağlar.
Ayrıca kent veya bölge halkı fuar dönemi boyunca gerçekleştirilen aktivitelere katılma şansı bulur ve sosyal kültürel faaliyetlerde bulunur.
Ticari kazanımları dışında bu amaçlara da hizmet eden fuar organizasyonlarını ve bu organizasyonlara katılma heyecanı içinde olan insanları görmek dileğiyle…

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR