18 Ekim 2018 Perşembe

  • 5,589 TL
  • 6,437 TL
  • 224,32 TL
  • 98.991
Tahir Özcan

Tahir Özcan

tahirozzcan@gmail.com
30 Temmuz 2018 Pazartesi 17:23

'Gandhi Go Home': Evine dön Gandi

Çocukluğumun, gençliğimin ve orta yaştan yaşlılığa doğru ilerleyen yaşamımın, müzmin muhalefet partisi CHP’de kurultay için imza toplama yarışı (savaşı) sürüyor. 
Bu durum 47 yıllık ömrümde böyle süregeldi.
Çok küçüktüm Ecevit'li dönemi, Kıbrıs Barış Harekatını ve etkilerini hayal meyal hatırlıyorum. 
Bir liraya aldığım bir kese kağıdı bisküvi (piskevit) ikibuçuk lira olmuştu. 
***
O günlerden sonra %40'ın üzerinde desteği olan aziz milletimiz, zoru görünce partiden desteğini çekiverdi.
Çekiş o çekiş, bir daha da oy vermedi. 
12 Eylül askeri darbesinden sonra SHP ve yasakların kalkmasıyla DSP kısa süreli koalisyonlar gördü. 
Deniz Baykal'ın CHP’yi yeniden kurmasını, bazılarının bu CHP'nin “O” CHP olmadığını söylemesi takip etti.
Galiba ben de onlardanım. 
***
Ama insan umut ettiği müddetçe yaşar. 
Neyse daimi muhalefet olarak kalan, kendisini Sosyal Demokrat olarak nitelendiren bu partimiz ne hikmetse eline geçen iktidar olma ya da iktidar ortağı olma fırsatlarını heba ede ede geldi bu güne kadar. Olmuyorsa olmuyordur, zorlamanın faydası yok diyebilirsiniz. Maalesef büyük ölçüde haklı da olabilirsiniz.
***
Ancak demokrasi inşa etiğini iddia eden bir ülkenin normalleşmesi, kalıcı olarak demokrasiyi yerleştirebilmesi, iktidarların zaman zaman özgür seçimlerle değişmesini gerektirir. 
Uzun yıllar süren iktidarların yerleşik bir bürokratik ve siyasi oligarşiye, oradan da parti devleti hatta tek adamlığa evrildiği ortada. 
Yakın tarih Avrupasında birçok örneği de var. 
Sağlıklı yürümeyen süreçler sonunda iktidarlar gibi tüm siyasi partiler de lider odaklı örgütlere dönüşüyor. 
***
Ülkeler de bir çeşit çıkar odaklı siyasi örgütler ülkesine. 
İktidarı yada muhalefeti, yapı aynı. 
Genel başkan ve etrafında kümelenen kurmaylar, onların altında fedailerden, korumalardan, alkışçılardan oluşan bir güruh. 
İl ve ilçelerde de aynı,  mevcut durumun muhafızı konumunda yöneticiler ile sözde seçilmiş delegeler var. 
Parıldayan demokrasimizin alt yapısı işte bu.  
Zaten dünya da bizi kıskanıyor. 
***
Mevcut duruma direnen, kabullenmeyen azımsanamayacak bir kitle de var elbette. 
Arada bir sesleri çıkıyor, ancak bir kibritin alev alması kadar bir süre için. 
Mevcut sistem üfleyene kadar yanabiliyor.
İşte yine şu sıralar bir kibrit alevlendi.
 Zaten nemli olan kibrit, üflenmesine bile fırsat kalmadan sönüverdi. Şimdi, “ıslanmış kibrit kutusunu değiştirelim” kurultayıdır istenen. Tekrar kuru kibritlerin olduğu bir kutu toparlayalım çabası. 
Olur mu bilmem, zira bunu bile yapmakta zorlanan bir parti haline geldi CHP. 
Ne de olsa gelen zorla gelir, giden zor gider ülkemde. 
İktidarıyla, muhalefetiyle…
***
Kendi yaşadığım bir örnekle anlatayım istiyorum bunu bir de.
Cumartesi günü rahatsızlandım iş yerimde. 
Elim ayağım kesildi. 
Bir baş ağrısı, bulantı vs. Kendimi zor attım anneme. 
Apartman görevlisini görünce durdum, arabanın anahtarını verdim, al park et diye. 
Asansör olmasa 3. kata çıkamazdım bile. 
Bir iki lokma yer ağrı kesici alıp biraz uyursam geçer diye umdum. 
***
Yatınca biraz hafifler gibi oldu baş ağrısı ama halsizdim hala. 
Eve gidip duş alır tekrar yatar dinlenirim diye düşündüm. 
Yok, fayda etmediği gibi daha da arttı ağrılarım. 
Kendimi o kadar kötü hissediyorum ki ölecekmiş hissine kapıldım. 
İşin garibi bu hissi çok kolay kabullendim. 
Bu kadar kolay vaz geçilir mi yaşamaktan diye de geçiyor aklımdan ama ızdırabım o kadar çok ki her şey bir an evvel bitsin de istiyorum. Eskiler buna ölüme yatmak derler. 
Yattığım yerden adeta ölümü bekliyorum. 
İşte ana muhalefetin durumu da bu. 
Bir kibriti çakacak mecali yok. 
Ölüme yatmış bekliyor.

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR