17 Haziran 2019 Pazartesi

Tahir Özcan

Tahir Özcan

tahirozzcan@gmail.com
17 Mayıs 2019 Cuma 23:40

Halkevi

Tarih boyunca, dünyanın her ülkesinde ve pek çok kentte sembol kabul edilen yapılar inşa edilmiştir.
Moda tabir ile “ikonik yapılar”; Sidney Opera Binası, Guggenheim Müzesi, Empire State Binası, Eyfel Kulesi gibi birçok yapı modern örnekler olarak karşılaştığımız sembol değerlerdir. 
Mesela başkentimiz Ankara’nın Anıtkabir’i, İstanbul’un AKM Binası (artık yok olsa da…) ve niceleri de ülkemizin yakın dönem modern mimari değerleridir.
***

Modern kavramı endüstrileşmenin bir sonucu olarak ortaya çıkmış, yapılar için beton ve çelik başta olmak üzere yeni malzemelerin kullanılması ile biçimlenen yeni mimariler oluşmaya başlamıştı. 
Cumhuriyet’in ilanından sonraki süreçte, genç Türkiye Cumhuriyeti de endüstrileşme atılımları yapmaya başlamış, yurdun çeşitli yörelerinde çok sayıda üretim, eğitim, kültür sanat yapısı, garlar ve konutlar üretilmiştir. 
***

Yani ülkemizde 30’lu yıllardan günümüze gelmeyi başaran gerek işlevi ve gerekse dönem mimarisi ile özelleşen yapılar görmek mümkün. 
Ancak bugüne kadar koruyamadıklarımız, yıkıp yok ettiğimiz ve korumamaya inat ettiğimiz birçokları da sahip çıkamadığımız tarihi miraslar olarak ancak yazılı literatürde yer almaya devam ediyor.
***

Kocaeli’mizin merkez ilçesi İzmit’te de “farkında olanlar için” modern döneme ait epeyce kamusal ve sivil yapı bulunmaktadır. Tarihi eser vasfındaki Av Köşkü’nü, Saat Kulesi’ni, Pertev Paşa Külliyesi’ni, Sırrıpaşa Konağı’nı ve hala yıkılmamış eski köşklerimizi bir kenara bırakalım ve düşünelim; modern Türkiye’yi Cumhuriyet dönemini gelecek kuşaklara anımsatacak nelerimiz var?
***

Çoğu kimsenin bilmediği birçok apartman, lojman yapısının yanı sıra en bildiklerimizin başında; Seka kompleksi, İzmit lisesi,  Ulugazi İlkokulu, Endüstri Meslek Lisesi ve tabi ki Halkevi Binası var. 1937 yılında yapımına karar verilen ve Mimar Seyfi Arkan tarafından özgün bir tasarımla hayata geçirilen, günümüzde koruma altına alınmış tescilli “Halkevi”miz.
***

Korunması gereken tarihi miras olarak tescilli olmasına rağmen son günlerde onun da yıkılması şehrin gündeminde. 
Mevcut iktidarın uzun zamandır şehrimizi yönettiği dönemde, bakımsız bırakılan, önemsenmeyen, göz ardı edilen ve işlevsiz kılınmaya çalışılan kentin göbeğinde sembol bir bina. 
Neden sembol diyorum, en basit örnekle açıklarsam, kentin merkezindeki her yerden algılanan ve herkesce bilinen bu binayı her zaman bir yerleri tarif etmek için, buluşmak için kullanıyoruz, ulaşım araçlarının durak yeri olarak kullanıyoruz.
***

Neden sembol diyorum, sanayinin simgesi olan bacası ile kente mal olmuş bir yapı. 
Neden sembol diyorum, çünkü geçmişin kültür sanat ve sosyal hayatının anılarını barındıran bir bina. 
1940’larla başlayan İzmit sosyal yaşamının merkezi. 
O nedenle Halkevi İzmit’in Saat Kulesi, Pertev Paşa Külliyesi gibi kentin sembol yapılarından biridir. 
***

Peki nedir Halkevi? 
Sadece sembol bir bina mı? 
Tabii ki hayır. 
O bir kültür evidir. 
Halkevleri bir halkın yüzde sekseninin okuma yazma bilmediği bir dönemde, bir ihtiyaç ile kurulmuştur. 
Aynı dönemde yurdun birçok yerinde sadece öğretmek, eğitmek için değil, yaşatmak amacıyla kurulmuştur. Kütüphanesi, tiyatro salonu, eğitim salonları, Cumhuriyet’in kültür politikalarının yansımasıdır. 
Çağdaş, kültürlü, bilinçli, üretken, sanat ve bilim ile donanımlı vatandaşlar yaratma mücadelesinin bir parçasıdır. 
Uzun zaman da bu işlevini sürdürmüştür.
***

Farklılaşan siyasi politikalar ile, sağ ve sol siyaset bir yandan insanları ayrıştırırken diğer yandan binaları da ayrıştırmaya başlamış ve Halkevi binası da bu ülkenin sembolü olarak gözden düşenlerden olmuştur.
Gelelim kentimizin bu özel yapısının yıkılmak istenmesine. Koruma altında tescilli bir yapı olarak, yani kanunlarla korunurken neden yıkılmak isteniyor veya “yıkılsa mı” gibi hukuka ters düşünceler ortaya atılıyor? 
Otopark, meydan yapılsa iyi olmaz mı deniyor. 
Otopark ve meydan bu kentin ihtiyacı olsa da kent belleğini, tarihi bir yapıyı kurban etmek niye? 
***

Halkevi, Türkiye Cumhuriyeti’nin muasır medeniyet seviyesine ulaşma amacını, aydınlık ve modern yüzünü temsil ediyor. Yapılış amacındaki işlevler ile faaliyetini sürdürse, biz yazılı tarihten “eski İzmit’i Halkevi ile” ansak, büyüklerimiz “bizim zamanımızda” diye başlayan deniz kenarındaki Halkevi kültür sanat faaliyetlerini, düğünleri, sergileri, toplantıları anlatsa, toplantılarımızı orada yapsak, tiyatrolar olsa gitsek, sanat ve bilim içeren eğitimlere katılsak, çok bildik çok ulaşılabilir bir yerde olmasından memnun olsak, müthiş bir salonu var, harika bir mimari eser bırakılmış bizlere desek ne kaybederiz? 
Eminim ki çok şey kazanırız…

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR