09 Aralık 2019 Pazartesi

Tahir Özcan

Tahir Özcan

tahirozzcan@gmail.com
16 Eylül 2019 Pazartesi 21:00

Zil çaldı!

Bir bilmecem var çocuklar
Haydi sor, sor
Bütün meselelerinden önce gelir
Acaba nedir, nedir
Gelecek deyince akla
Hemen onun adı gelir
Eğitim, Eğitim, Eğitim...
***

Eğitim sistemimizin hali, ulusal veya uluslararası bütün veriler ile ortada. 
Uzun soluklu iktidarın mevcut siyasi hareketinin ve eğitim politikalarının sonucunda: 
Matematik, Fen, Türkçe eğitim değerlendirmelerinde 17-18 yılda ilk 25’lerden ilk 100’ ün altına düşmüş bulunuyor. 
Üniversite yerleştirme sınavlarında sıfır çeken çocuklar artık on binlerle ifade ediliyor. 
Ara eleman yetiştiren meslek okulların yok edilmek isteniyor.
Siyaseten, etnik olarak veya dini görüşüne göre ayrışmaya başladığımız gibi, eğitim alanında da ayrışmayı zorlayan bir durum olduğu da açıkça ortada.
***

Aslında görmek isteyene çok açık, göstergeler önümüzde. 
Ara eleman eksikliğinin ve işsizliğin artmasına rağmen Meslek Okulları ihmal edilerek İmam Hatip okullarına ağırlık veriliyor. Onlarca kat artan İmam Hatip okullarının başarısızlığı ise görmezden geliniyor. 
Özel eğitime teşvik politikaları sonucunda özel okullar her geçen gün çoğalıyor.
İmam Hatip’e dönüşmeyen sayıları epeyce azalan devlet okulları ise tam gün eğitim sistemine adapte olmaya zorlanıyor.
Hal böyleyken, ekonomik durumu daha iyi olan ailelerin paralı eğitim veren kurumlar içinde seçenekleri fazlayken, dar gelirli ailelerin çocukları sınırlı seçeneklerle yetinmek zorunda kalıyor.
***

Sadece gelişmekte olan ülkelerin arasında bile ülkemiz, eğitime ayırdığı bütçe bakımından sonlarda yer alıyor. Buna rağmen politikacılarımız; kalkınmadan, zenginleşmeden ileri ülkeler seviyesine gelmekten bahsederek vaatlerde bulunabiliyorlar.
Sormak lazım: “ Kiminle, Hangi Etkenlerle, Nasıl? Borçlanarak mı, yabancı sermaye ile mi, betonla havayı dondururup satarak mı? Atalarımızın kan dökerek aldığı toprakları satarak mı? Yoksa üreterek, katma değer yaratarak, teknoloji ve bilim üreterek mi?”
***

Cevap çok net. Çünkü birinin sürdürülebilmesi zaten mümkün değil, diğeri ise umut olacak kadar gerçek. Peki nerden başlamak gerekir? Hiç şüphesiz eğitim politikalarını üretime, bilime, teknolojiye, gelişmeye uyum sağlayacak hale getirerek. Geleceğe yani gençlere ve çocuklara yatırım yaparak. 
Artık eğitim sorunlarımız bir devlet sorunu ‘’beka’’ olarak görülmeli ve eğitim politikamız devlet politikası olarak yürütülmeli. Çocuklarımızı geleceğe ve hayata nasıl hazırlayacağımızı planlarken siyasi görüşlerimizi bir kenara bırakarak hareket etmek gerek.
Bu atmosfer içinde yeni bir öğretim yılına başladık. Ancak hala değişen pek bir şey gördüğümü söyleyemem kendi adıma. Aslında umutsuz da değilim. Gençlerden çocuklardan aldığım intibaya güvenerek böyle hissediyorum. Bir felsefe ve teoloji profesörümüzün sözü geliyor aklıma:              “modernitenin önüne geçilemez”. Tamamen katılıyorum. Bütün olumsuzluklara eksikliklere rağmen gençlerimize ve çocuklarımıza umutlarımı muhafaza ederek yeni öğretim yılında başarılar diliyorum.                                                                                                         

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR