22 Şubat 2019 Cuma

Taylan Katak

Taylan Katak

m.taylankatak1986@hotmail.com
07 Şubat 2019 Perşembe 17:09

Büyük güçlerin yeni savaş alanı

Geçmişin müreffeh ülkesi Venezuela, Güney Amerika tarihinin en büyük felaketlerinden birini yaşıyor. İdeolojik ve taraflı bakış açıları konuyu doğru analiz etmemizi engeller. Venezuela’nın içinde bulunduğu kaosu doğru tahlil edebilmek için, ülkenin yakın tarihini incelemek şart.
***
1960’lı ve 70’li yıllarda Güney Amerika’nın refah seviyesi en yüksek ülkelerinden biri olan Venezuela’nın ekonomik durumu, 1980’lerde petrol fiyatlarında yaşanan düşüş nedeniyle kötüleşmeye başladı. En önemli gelir kaynağı petrol olan ülkede, 1980’lerin sonunda enflasyon yüzde seksene ulaşmıştı. Ülkeyi yönetenler yaşanan krizi kapitalist ve neo-liberal politikalarla aşmak isteseler de bunda pek başarılı oldukları söylenemez. Kağıt üzerinde nispeten olumlu görülen veriler sokakta karşılık bulmadı. 1990’ların başında ülke nüfusunun yarısından çoğu yoksulluk sınırının altında yaşıyordu.
***
Hugo Chavez, 1999 yılında, gelir dağılımındaki eşitsizliklere ve artan yoksulluğa karşı Venezuela halkının tepkisi sonucu iktidara geldi. Pek çok siyasi yorumcuya göre, Chavez iktidarının petrol fiyatlarında artış olduğu bir döneme denk gelmesi büyük bir şans. Petrol fiyatlarındaki artış sayesinde ülke ekonomisi olumlu bir ivme kazandı. Bu dönemde elde edilen gelir yanlış ekonomik politikalar sonucu verimli kullanılamadı.
Chavez yönetimi petrol gelirlerini ekonomiyi güçlendirecek, sanayi üretimini arttıracak, teknolojik imkanları geliştirecek, petrol üretiminin verimliliğini ve kapasitesini arttıracak uzun vadeli yapısal yatırımlarda kullanmak yerine kısa vadeli yatırımlarda harcadı. 
***
Küba desteğiyle gerçekleşen sağlık sistemindeki reformlar, yoksullukla mücadele, eğitim seferberliği gibi politikalar ülkenin ekonomisini güçlendirmeye yeterince katkı sağlamadı. Gerekli yatırımlar yapılmadığı ve teknolojik koşullar sağlanmadığı için ülkedeki petrol üretimi gittikçe azaldı. Bozulan ekonomik durum nedeniyle Venezuela para birimi Bolivar hızla değer kaybetti. Popülist politikalar ve sosyal harcamalar nedeniyle para basımı arttıkça, Bolivar’ın değeri daha da düştü.
***
2013’te Chavez’in ölümünün ardından yerine geçen Maduro döneminde, petrol fiyatları düşmeye başlayınca Venezuela ekonomisi iyice çıkmaza girdi. Devalüasyonun yükseldiği bu dönemde hükümetin, halkın desteğini kazanabilmek amacıyla asgari ücreti sık sık arttırması ve para basmaya devam etmesi hiper-enflasyona neden oldu. Buna bir de ABD’nin yaptırımları eklenince Venezuela’nın durumu daha da kötüleşti. 
Chavez ve Maduro dönemlerinde ülkenin Bolivarcı-Sosyalist bir sistemle yönetildiği propagandası yapılsa da pratikte karma ekonomi modeli uygulandı.
Venezuela’da yaşanan ekonomik kriz, siyasi ve toplumsal krizi de beraberinde getirdi. Ülkedeki kargaşa ve belirsizlik sebebiyle nüfusun yüzde yedisi ülkeyi terk etti. Bu, Güney Amerika tarihinin en büyük toplu göçlerinden biri olarak kabul ediliyor.
***
Venezuela’da Mayıs ayında yapılan başkanlık seçimini Nicolas Maduro kazandı. Temsilciler Meclisi’nde çoğunluk olan muhalefetin seçtiği Meclis Başkanı Juan Guaido ise Maduro’nun başkanlığını tanımadığını ifade ederek Geçici Devlet Başkanlığı’nı ilan etti. 
Muhalefet, Maduro iktidarını diktatörlük, hukuksuzluk, yolsuzluk, liyakatsiz kişilerin devlet makamlarına atanması, medya organlarının iktidar tarafından ele geçirilmesi, barışçıl göstericilere şiddet uygulanması, ülke kaynaklarının yandaşlara aktarılması, seçimlerde hile yapılması gibi suçlamalarla itham ediyor  ve erken seçim istiyor. Maduro ise erken seçim talebini kabul etmiyor.
***
ABD, Brezilya, Arjantin, Kanada, Kolombiya, Şili, Peru, Paraguay, Honduras, Guatemala, Kosta Rika, İngiltere, Fransa, Almanya, İspanya, Hollanda, Danimarka, Avusturya, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Finlandiya, Hırvatistan, İsveç, Litvanya, Lüksemburg, Portekiz, Polonya, Ukrayna, Gürcistan ve Avustralya gibi ülkeler Guaido’nun geçici başkanlığını tanıdı. Buna karşın Rusya, Çin, Türkiye, İran, Suriye, Belarus, Küba, Nikaragua ve Bolivya gibi ülkeler Maduro’yu destekliyor.
***
Ülkede siyaset kilitlenmiş, toplum kutuplaşmış halde. Suç oranı çok yüksek. En ufak bir kıvılcım büyük bir yangına sebep olabilir. ABD müdahalesi, darbe ve iç savaş olasılığı bölgeyi tehdit ediyor. 
Büyük ve sonu belirsiz bir kaosun egemen olduğu Venezuela, tıpkı Suriye gibi büyük güçlerin savaş alanına dönüşmüş durumda. ABD ve AB öncülüğündeki cephe muhalefet lideri Guaido’yu, Rusya ve Çin öncülüğündeki cephe ise Maduro’yu destekliyor. 
Önümüzdeki günler son derece kritik gelişmelere gebe. Küresel güçlerin atacağı adımlar, Venezuela’nın kendi iç çelişkileri ve en önemlisi halkın tutumu sürecin nasıl ilerleyeceğinde etkili olacak. 

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YORUMLAR

  • Toplam Yorum

Ersin

10 Şubat 2019 Pazar 06:07

İnşallah burasıda Suriye ye dönüşmez

Osman

07 Şubat 2019 Perşembe 20:19

Venezüellanın bu duruma gelmesi yanlış yönetilmesi kadar emperyalistlerin müdahalesi ve baskısıylada ilgili ülkeyi bitirmek için her şeyi yaptılar ve başardılar

Baran

07 Şubat 2019 Perşembe 18:29

Bütün sosyalistler Venezulla deneyiminden çok umutluydu ama herkes hayalkirikligina uğradı. Bolivarci devrim adı altında yapılan yanlışlar ülkeyi çöküşe sürükledi

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR