22 Eylül 2020 Salı

Taylan Katak

Taylan Katak

m.taylankatak1986@hotmail.com
03 Eylül 2020 Perşembe 17:24

Asıl olan iç cephedir

Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün tarihi bir sözü var: ’’Asıl olan iç cephedir. Bu cephe bütün memleketin, bütün milletin meydana getirdiği bir cephedir. Görünürdeki cephe, doğrudan doğruya ordunun düşman karşısındaki silahlı cephesidir. Bu cephe sarsılabilir, değişebilir, yenilebilir. Fakat bu durum hiçbir zaman bir memleketi, bir milleti yok edemez. Önemli olan, memleketi temelinden yıkan, milleti esir ettiren iç cephenin çöküşüdür.’’
Atatürk’ün bu uyarısı özellikle bu günlerde herkesin kulağına küpe olmalı. Başta da siyaset mekanizmasının. İktidar da muhalefet de sivil toplum kuruluşları da yurttaşlar da bu önemli uyarıyı dikkate almalı.
***

Dış politikada kritik günlerden geçiyoruz. Bir taraftan Akdeniz ve Ege’de haklı davamızı savunurken diğer taraftan Suriye, Irak ve Libya’da ulusal çıkarlarımız doğrultusunda hamleler yapıyoruz. 
Çok yönlü operasyonlar kolay değildir, sadece askeri kapasite yetmez. Bu kadar geniş çaplı operasyonları yürütebilecek çok fazla ülke yoktur dünyada. Biz askeri açıdan güçlü bir ülkeyiz. Askeri kabiliyetimiz sayesinde farklı coğrafyalarda aynı anda geniş çaplı ve çok yönlü operasyonlar gerçekleştirebiliyoruz.
***

Ancak askeri kapasitenin uzun vadeli kullanımı için ekonomik ve siyasi güç gerekir. Ekonomik durumumuza iktidar açısından bakarsak her ayın bir öncekinden daha iyi olduğu bir tablo görürüz. Sokak, çarşı, pazar, yurttaş aynı tabloyu mu görüyor, tartışılır. 
Bir ülkenin uluslararası sorunları çözmesinde askeri kabiliyeti kadar diplomatik kabiliyeti de önemlidir. Askeri olarak caydırıcılığımızı korurken diplomatik gücümüzü de göstermek durumundayız.
***

Uluslar güçlerini birlik ve beraberlikten alır. İç cephe bu yüzden önemlidir. Yazımın başında Atatürk’ün atıfta bulunduğum sözü bunu çok iyi ifade ediyor. Ege’de, Doğu Akdeniz’de, Libya’da, Suriye’de, Irak’ta, hangi coğrafyada olursak olalım askeri gücümüzü siyasi destekle takviye etmek zorundayız. Bunun yolu da siyasi birlikten geçiyor.
Milli konularda iktidar ve muhalefet tek yumruk olmalı. İç cephe bu şekilde güçlü kalabilir. Emperyalizm ve bölgesel iş birlikçilerine karşı mücadele ediyorsak iç cephemizin sağlam olması lazım. Kutuplaşma lüksümüz yok.
***

Bir milleti millet yapan en temel şey ortak değerleri, tarihi, acıları, sevinçleri, mutlulukları, hüzünleri paylaşmaktır. Ortak çıkarları savunmaktır. Bir milletin içerisinde bir bölümü üzen şey diğerini mutlu ediyorsa, bir bölümünü mutlu eden şey de diğerini üzüyorsa orada tehlike vardır. 
Bayramlar, bir milleti ortak duygularda birleştiren önemli günlerdir. Milli ve dini tüm bayramlar milletin tüm fertleri için değerli ve anlamlıdır. Bizi birbirimize bağlar.
***

Tarihi şahsiyetler de aynı şekilde, bizim ortak kahramanlarımızdır. Sultan Alparslan da Fatih Sultan Mehmet Han da Gazi Mustafa Kemal Atatürk de hepimizin ortak değeridir. Malazgirt Zaferi de 30 Ağustos Zaferi de bu milletin zaferidir. Bize hayat vermiştir, yurt vermiştir. 
Milli zaferler, tarihi şahsiyetler ve önemli günler üzerinden kutuplaşmak bize hiçbir şey kazandırmaz. Bu değerler kutuplaşma değil, bir ve bütün olma vesilesidir.
***

Bütün millete ait olan değerleri hiçbir ideoloji veya siyasi hareket tekeline almamalı. Bunu yapmak hem bu millete hem de o değerlere zarar verir. Milletin değerleri; milletin hafızası, geçmişi ve tarihidir. Bizi biz yapar. 
Yaşadığımız hassas süreçte bizi biz yapan değerlere daha sıkı sarılmalıyız. Kutuplaşmaya değil, bütünleşmeye ihtiyacımız var. İç cephemiz güçlü olduğu sürece hiçbir dış mihrak bu millete zeval veremez. 

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR