04 Temmuz 2020 Cumartesi

Taylan Katak

Taylan Katak

m.taylankatak1986@hotmail.com
03 Haziran 2020 Çarşamba 17:08

Bardağı taşıran son damla

Siyahi Amerikalı George Floyd’un beyaz bir polis memuru tarafından gözaltına alınırken öldürülmesi ABD’de büyük infiale neden oldu. Sokaklar yangın yeri. Demokratik gösteriler, provokatif yağma ve şiddet olayları nedeniyle bazı şehirlerde kaosa yol açmış durumda. 
Halkın meşru taleplerini itibarsızlaştırmak için karanlık ellerin devreye girmesi ve demokratik gösterileri şiddet eylemlerine dönüştürmesi sık uygulanan bir taktiktir. ABD’li eylemciler, bu ucube taktikleri boşa çıkartacak mı, zamanla göreceğiz.
***

Zira kontrollü bir kaos şu durumda Trump’ın işine geliyor. Yaklaşan seçimler öncesi ülkeyi gererek kendi seçmen kitlesini kemikleştirme amacında. Bunu yapması hiç şaşırtıcı değil çünkü sağ-popülist siyasetçilerin sık sık başvurduğu bir stratejidir bu. Ancak işler Trump’ın umduğu gibi kontrollü bir seviyede kalacak mı? Trump, siyasi geleceğini düşünürken olayların kontrolden çıkması halinde ne tür sonuçlar doğacağını gözden kaçırıyor.
***

ABD’de ırkçılık tam olarak çözülememiş bir sorun. Bazı kesimlerde siyahi ve göçmen karşıtlığı son derece yüksek. Özellikle de Trump’ı destekleyen kesimlerde. 
ABD’de siyahlara karşı olan polis şiddeti yıllardır trajik bir şekilde devam ediyor. George Floyd’un ölümü bardağı taşıran son damla oldu. Ancak dünyanın içinde bulunduğu süreç itibariyle değerlendirdiğimizde bardağın taşma zamanlaması son derece manidar.
***

Bazı stratejistlere ve komplo teoricilerine göre önümüzdeki süreç, isyanlar dönemi olabilir. Koronavirüs pandemisi nedeniyle küresel çapta yaşanacak büyük ekonomik krizler dünya halklarını isyan noktasına getirebilir. Bu isyan dalgalarının sonucunda oluşacak yeni düzende dünya ya daha otoriterleşebilir ya da daha demokratikleşebilir.
Stratejistlerin ve komplo teoricilerinin bu teorilerinin ne kadarı gerçeğe dönüşür, bilmiyoruz. Fakat ABD’de yaşanan eylemlerin bir işaret fişeği olması hiç de şaşırtıcı olmaz.
***

Teorilerden konuşuyorsak eğer bir teoriyi daha vurgulamalıyız. Başta ABD olmak üzere tüm dünyada büyük bir savaş var. Bu savaş küreselcilerle ulusalcılar arasında. 
Bazı siyasi gözlemciler, küreselcilerin dünyanın patronluğunu ABD’den alıp Çin’e vermek istediğini savunuyor. Çin’in yeterli potansiyele sahip olmamasına rağmen kısa bir zaman diliminde suni bir şekilde büyümesini buna kanıt olarak gösteren bu siyasi gözlemciler, kaosa sürüklenen bir ABD’nin güç dengesinin Çin’e kaymasını kolaylaştıracağı görüşünde.
***

Dünyaya hükmettiğini sanan küresel elitlerin veya onların karşısında duran popülist otoriterlerin planları olabilir. Ancak çoğu zaman es geçtikleri bir gerçek var. O da halk. Halk hareketlerini şekillendirmeye çalışabilirler, yönlendirmeye çalışabilirler ancak bir yere kadar etkili olabilirler. 
Dünya halkları, dünya kaynaklarını elinde tutan bir avuç azınlığın çıkar kavgasından bıkmış durumda. Koronavirüs pandemisi sonrası oluşan ağır ekonomik ve sosyal tablo halk kitlelerini daha da hoşnutsuz hale getirebilir.
***

Dünya halklarının tepkisi demokratik ve stratejik olursa dünyanın geleceği için yeni ufuklar açılabilir. Ancak halk hareketlerini kontrol etmek zordur. Kontrolden çıkarsa sonunun nereye varacağını kimse kestiremez. 
Bu yüzden insanların sabrı taşmadan, sorunlarına ciddi çözümler üretilmeli. Küresel çapta bu kadar kurum ve organizasyon var. Dünyada herkese yetecek kadar kaynak da mevcut. İstenilirse bu kaynaklar adil bir şekilde paylaşılabilir. Aksi takdirde insanların bu duruma daha ne kadar dayanacağını bilemezsiniz.

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR