17 Ocak 2020 Cuma

Taylan Katak

Taylan Katak

m.taylankatak1986@hotmail.com
05 Aralık 2019 Perşembe 15:59

Bölgenin yükselen gücü

Irak’ta devam eden ve şiddetini her geçen gün biraz daha arttıran hükümet karşıtı gösteriler, İran’a da sıçradı. İran’da benzin zammını protesto etmek amacıyla başlayan eylemler, rejimi tehdit edecek noktaya ulaştı.
Ülkede rejime karşı uzun süredir devam eden bir hoşnutsuzluk zaten vardı. Halkın büyük bir kısmı ülkenin dünyadan tecrit edilmesinden rahatsızlık duyuyor. Demokrasi, özgürlükler ve temel insan hakları ile ilgili talepler gün geçtikçe daha fazla dışa vuruluyor. İran kültürü gibi köklü bir kültürünün eski ihtişamını yitirdiğini ve sığ bir mezhep devletine dönüştüğünü düşünenler bir hayli fazla.
***

Siyasi, sosyal ve kültürel sorunlar bir yana, ABD’nin ambargolarının da etkisiyle, İran halkı ciddi bir ekonomik sıkıntı içinde. Ülkeye ABD tarafından yapılan ekonomik saldırılara rağmen, İran hala kendi kendine yetebilecek ekonomik potansiyele sahip. Ancak bu potansiyelin İran halkını ilgilendirmeyen alanlara yatırılması halkı çileden çıkarıyor. 
Son gösteriler siyasi, sosyal ve kültürel nedenlerden çok ekonomik nedenlere dayanıyor. İran halkının önemli bir kısmı ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sorunları yanlış dış politikalara bağlıyor.
***

İran, dış politikadaki temel hedefi olan Şii Hilali projesini hayata geçirmek için son yıllarda büyük paralar harcadı. Irak, Suriye, Yemen, Lübnan ve Bahreyn’e gerek politik, gerekse paramiliter yollarla müdahalelerde bulundu. Bu ülkeleri kendi çıkarları doğrultusunda dizayn etme çabasına girdi. 
İran, bu politikalarında Suriye ve Irak’ta başarılı oldu. Yemen, Lübnan ve Bahreyn’de ise durumlar karışık. Suriye’de Esad Rejimi’ni mezhepsel nedenlerle desteklediler. Ülkeye önemli sayıda Şii milis gönderdiler. İran’a bağlı silahlı gruplar Suriye’de sahadaki en önemli silahlı güçlerden birini oluşturuyor. İran, Suriye’de izlediği Esad yanlısı politika ile, Rusya’nın da desteği sayesinde, başarılı oldu. Bugün, Suriye’deki en etkili güçlerden birisi hiç şüphesiz İran. 
***

Irak’ta denklem daha karmaşık. Kürtler ve Sünni Araplar İran’a karşı mesafeli. Şii Arapların ise bir bölümü İran yanlısı ancak bir bölümü de milliyetçi duygulardan ötürü Şii-Fars İran’a mesafeli. Saddam Hüseyin devrildikten sonra ülkede uzun süre ABD oyun kurdu. Fakat Batı karşıtı Şii İslamcı çizginin giderek yükselmesi ABD’nin etkisini azaltırken, İran’ın etkisini arttırdı. İran, özellikle birlikte hareket ettiği kanaat önderleri ve Haşdi Şabi gibi Şii milis güçleri ile Irak’taki nüfuzunu kısa zamanda arttırdı. İşler öyle bir duruma geldi ki Irak neredeyse İran güdümüne girdi. Son dönemlerde ABD ile İran, Irak’ta oyun kurmak için rekabet halinde. İran, Irak’ta izlediği politikalar neticesinde ABD’ye rakip olacak konuma geldi. 
***

İran’ın Irak’ta artan etkisi Irak’taki tam bağımsızlıkçı-milliyetçi Arapları fazlasıyla rahatsız ediyor. Sünni de olsa Şii de olsa Arapların önemli bir bölümü tam bağımsız bir Irak için İran etkisinden kurtulmaları gerektiğine inanıyor. Irak’taki hükümet karşıtı gösterilerde öfkenin hedefinin İran’a yönelmesi de bunu teyit ediyor. 
Yemen İç Savaşı’na Şii mezhebinin Zeydi koluna bağlı Husileri destekleyerek müdahil olan İran, Yemen’de Husiler eliyle aslında Suudi Arabistan ve müttefikleriyle savaşıyor. Lübnan ve Bahreyn’de de bu savaş silahlı olarak olmasa da siyasi olarak devam ediyor.
***

İran, son yıllarda Orta Doğu’daki etkisini ciddi bir şekilde arttırdı. Bölgedeki neredeyse her ülkede kayda değer bir etki alanı yarattı. Şii Hilali projesini büyük ölçüde hayata geçirdi. Günümüzde Orta Doğu’da en fazla nüfuza ve etkiye sahip ülkelerin başında İran geliyor. 
Ancak üzerinde durulması gereken bir gerçek var. İran’ın bölgedeki gücü artarken, rejimin ülkedeki gücü azalıyor. Çünkü İran, bölgedeki gücünü arttırmak için dış politikaya çok ciddi bir bütçe ayırdı. Özellikle Irak, Suriye ve Yemen’deki İran yanlısı güçlere destek olmak için büyük paralar harcandı. Irak’ta Haşdi Şabi’ye, Yemen’de Husilere, Suriye’de ise Esad Rejimi’ne hatırı sayılır oranda maddi katkı sağlandı. 
***

Ülke ekonomisi kötüye giderken ve İran halkı giderek yoksullaşırken ülke kaynaklarının dışarıya aktarılması İran halkında büyük bir tepkiye neden oluyor. İran halkı, gereksiz gördüğü bu harcamaların kısılmasını ve kaynakların ülkeye aktarılmasını talep ediyor. 
Geçmişten beri siyasi, sosyal ve kültürel taleplerin öne çıktığı İran’da bu kez ekonomik taleplerin öne çıkması işin rengini değiştirdi. Halk artık çok yönlü taleplerde bulunuyor ve İran Rejimi’ni açıktan eleştiriyor. 
***

İran Rejimi halkın taleplerini dikkate almalı. Eğer halkın meşru talepleri rejim tarafından şiddetle bastırılırsa, işler emperyalistlerin istediği noktaya ulaşır ve İran’ı parçalamak için bekledikleri fırsat ayaklarına gelir. 
Emperyalist güçlerin Orta Doğu’da Suriye’den sonraki hedefinin İran olduğu sır değil. İran, güçlü istihbarat ağına ve devlet geleneğine sahip bir ülke. Emperyalist oyunlarla baş edebilecek potansiyele sahip. Ancak bunun için iç cephesinin sağlam olması gerekiyor. 
***

Rejim, halk ile karşı karşıya gelirse emperyalistler kargaşadan faydalanacaktır. Farklı etnik, dini, sosyal ve siyasal grupların; yani İran halkını oluşturan tüm unsurların talepleri dikkate alınıp, değerlendirilmeli. Sorunlarını ortak akıl ve demokratik yollarla çözen bir ülkede emperyalizmin bozgunculuk yapması kolay olmayacaktır.

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR