27 Şubat 2020 Perşembe

Taylan Katak

Taylan Katak

m.taylankatak1986@hotmail.com
23 Ocak 2020 Perşembe 16:31

Danışıklı dövüş

Küresel veya bölgesel güçler arasındaki her çatışmanın ardından tüm dünyada ''Üçüncü Dünya Savaşının Ayak Sesleri'' yorumları yapılıyor. Ancak kısa bir süre sonra çatışmalar sönümleniyor ve kontrollü gerilim politikasına geri dönülüyor. Ülkeler arasında sıcak savaş ve yüksek yoğunluklu çatışmalar çok sık gözlenmiyor.
***

İçinde bulunduğumuz çağda artık savaş konseptleri değişti. Ülkeler arası savaşlar yok. Vekil güçlerle yürütülen savaşlar var. Büyük güçler, zayıf ülkelere askeri yöntemlerle alenen saldırmıyor. Hedef ülkelerdeki kendilerine bağlı yerel güçleri kullanarak egemenlik savaşımlarını hayata geçiriyorlar.
***

Büyük devletlerin birbiriyle olan ilişkilerinde kullandıkları dilin zaman zaman sertleşmesi, insanlarda yeni bir dünya savaşının başlaması korkusu yaratıyor. Oysa ki savaş çoktan başladı. Fakat bu savaş geçmişteki savaşlardan farklı.
***

ABD öncülüğündeki Batı merkezli tek kutuplu dünya düzeninin çöküp, güç merkezinin Doğu’ya kaymasıyla Üçüncü Dünya Savaşı geçmişteki büyük savaşlardan daha farklı bir konseptte başladı. ABD; Rusya ve Çin’in öncülüğünde yükselen Avrasya’nın direncini kırmak için askeri, ekonomik, sosyal ve kültürel olarak çok yönlü bir mücadele veriyor.
***

Büyük güçler arasında ciddi bir paylaşım savaşı var. Paylaşım savaşının cepheleri Latin Amerika, Afrika, Orta Doğu ve Güneydoğu Asya(Pasifik ülkeleri).
ABD, Orta Doğu’nun paylaşımında Rusya ve İran’la çekişirken Güneydoğu Asya’nın paylaşımında Çin ile rekabet halinde. Geleceğin Asya-Pasifik’te olduğunu artık herkes biliyor. Bu nedenle ABD ve Çin Pasifik’e askeri yığınak yapıyor. ABD’nin Orta Doğu’ya geçmişe kıyasla daha az ağırlık vermesinin altında yatan neden bu. Büyük güçlerin gözü Pasifik’te.
***

Rusya’nın eli Pasifik’e ulaşmıyor. Avrasya İttifakı çerçevesinde bölge Çin’e bırakılmış. Güneydoğu Asya’da ABD’ye karşı dolaylı olarak Çin’e omuz veren Rusya, Afrika ve Latin Amerika’daki ABD karşıtı unsurları destekleyerek söz konusu bölgelerde zemin kazanmaya çalışıyor. Büyük güçlerin paylaşım savaşına sahne olan coğrafyalarda her süper gücün kendisine bağlı bölgesel vekil güçleri var. Savaş, bu vekil güçler üzerinden yürüyor.
***

Büyük resme baktığımızda her zaman gördüğümüz manzarayla karşılaşıyoruz. Filler tepişirken olan çimenlere oluyor. Büyük güçlerin nüfuz savaşı çoğunlukla kendi coğrafyalarının dışında cereyan ederken başka coğrafyaları ateşe atıyorlar. Olan masum halklara oluyor.
***

ABD, AB, Rusya, Çin ve son dönemlerde bölgesel bir aktör olarak İran’ın başrolünde olduğu emperyalist paylaşım savaşı mazlum ülkelere kan, gözyaşı ve sefaletten başka bir şey getirmiyor. Akan onca kanın ardından bu mezalime neden olan ülkelerin kendi aralarında anlaştığına çokça şahit olduk. En yakın örneği burnumuzun dibinde, Suriye’de. ABD ile Rusya Fırat’ın doğusu benim, batısı senin diye anlaşmadı mı?
***

Irak üzerinde hakimiyet kurmak için birbiriyle cebelleşen ABD ile İran her seçim sonrası Irak’ta iki tarafı da memnun edecek bir hükümet oluşturabilmek için müzakere etmiyor mu? Büyük güçler arasındaki paylaşım savaşları çoğunlukla tüm emperyalist tarafları memnun edecek şekilde nihayete ediyor. Yaşanan yıkımların ardından tüm tarafları tatmin edecek bir paylaşım planı yapılıyor. Sürecin kaybedeni paylaşım savaşının merkezindeki ülkeler ve mazlum halklar oluyor.
***

Bu haliyle büyük güçler arasındaki restleşmeler, gerilimler, tehditler, vekil güçler üzerinden yürütülen savaşlar danışıklı bir dövüşe işaret ediyor. Birbirleriyle gözü kara bir şekilde sürtüşüyorlar. Vekalet savaşlarını yürüttükleri ülkeleri sosyal, kültürel, siyasal ve askeri olarak çökertiyorlar ve ardından savaşı bitirip söz konusu ülkeleri aralarında paylaşıyorlar.

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR