24 Haziran 2019 Pazartesi

Taylan Katak

Taylan Katak

m.taylankatak1986@hotmail.com
10 Ocak 2019 Perşembe 17:00

Diplomatik manevra

Fırat’ın doğusunda yeni bir tabloyla karşı karşıyayız. 
Bölgenin geleceğiyle ilgili önümüzde çok fazla olası senaryo var. ABD’nin çekilmesinin ardından doğan boşluğu kimin, nasıl dolduracağı soru işareti.
Trump’ın en yakın destekçileri ve çalışma arkadaşları da dahil, ABD derin devletinin baskıları sonucu ‘’hızlı çekilme’’ askıya alınmış görünüyor. 
***
Çekilme kararının açıklanmasının ardından geçen her gün Trump’ın söylemleri daha da yumuşadı. 
‘’Hızlı çekilme’’ söylemi yerini ‘’yavaş ve koordineli çekilme’’ye bıraktı. Görünen o ki ABD askerlerinin çekilmesi yüz-yüz yirmi günü bulacak. Yani dört ay. 
Dört ay diplomaside çok uzun bir süreçtir. 
ABD’nin bölge ile ilgili planları olduğu açık. 
Bu planları hayata geçirmek için bu dört ayı kullanacaklar. 
***
Zaman kazanmak ve kazandıkları zamanı verimli değerlendirmek için de her şeyi yapacaklar.
Gelecekle ilgili doğru tahliller yapabilmek için olayın arka planını doğru tespit etmek gerekiyor. 
ABD’nin, Fırat’ın doğusuna operasyon konusunda kararlı olan Türkiye’yi durdurmak ve YPG’ye zaman kazandırmak için çekilme manevrasını hayata geçirmiş olması kuvvetle muhtemel. 
***
Türkiye’yi çekilme manevrasıyla oyalayarak operasyonu durdurmak ve elde edilen dört aylık zaman diliminde Kuzey ve Doğu Suriye’de yeni bir yapı oluşturmak ABD için son derece kritik bir hamle.
 Bundan sonraki süreçte YPG’ye meşru bir zemin oluşturulması söz konusu olabilir. 
YPG açısından Esad ve Suriye ile yakınlaşmak, sınırların devri karşılığında YPG’nin Suriye Ordusu’nun bir parçası olması ve Kuzey ve Doğu Suriye’nin-ya da en azından Rojava’nın- özerkliğinin tanınması hayati önem taşıyor. 
***
Fakat ABD bu plana karşı; Esad güçlerinin Fırat’ın doğusuna girmesine hiçbir şekilde sıcak bakmıyor. 
Kendisinin yerine bölgedeki boşluğu kimin dolduracağı ise net değil.
 ABD’nin boşalttığı alanlara Mısır, Suudi Arabistan, BAE ve Ürdün’den oluşan Arap Gücü’nün konuşlandırılması ihtimaller arasında öne çıkıyor. 
***
Bu konudaki diplomatik temaslar yoğunlaşmış durumda. 
İran ve Rusya’dan çekindikleri için Fırat’ın doğusuna konuşlanma konusunda tereddütlü olan söz konusu ülkeler, ABD’den güvence alırlarsa bu senaryo hayata geçebilir.
 Arap Gücü’ne Irak ve Türkiye’nin de dahil edildiği, Barzani’ye yakın Roj Peşmergeleri ile ılımlı muhalif grupların da içerisinde yer aldığı bir güç oluşturma planının olduğu da söylense de Türkiye’nin bu konuda olumsuz bir tavır göstermesi, Irak’ın da iç problemleri bu plan için engel teşkil ediyor.
***
ABD’nin Fransa’nın da desteğini alarak BM aracılığıyla Fırat’ın doğusunda uçuşa yasak bölge oluşturması ihtimali de söz konusu. Amerikan askerlerinin Suriye’den çekilmesi için öngörülen dört aylık zaman diliminde bunun için bir çalışma yapabilirler.
 Son günlerde ABD’nin Suriye’den çıkmayı belli şartlara bağlayan açıklamalar yapması sürecin pek kolay işlemeyeceğini gösteriyor. Özellikle ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton ve yanındaki heyetin İsrail’de yaptığı açıklamalar ABD ile Türkiye arasında yeni bir gerginliğe neden olabilir.
***
Koşullar böyleyken, John Bolton ve Amerikalı heyetin Türkiye ziyareti büyük önem taşıyordu. 
Türk ve Amerikan heyetlerinin gerçekleştirdiği toplantıda ABD askerlerinin Suriye’den çekilmesiyle ilgili konular ele alındı. 
Türkiye açısından önem taşıyan sınırda tampon bölge oluşturulması, YPG’ye verilen silahların toplanması ve ABD çekildikten sonra Türkiye’ye DEAŞ’la mücadelede lojistik destek sağlanması gibi konularda hangi aşamaya gelindiği net değil. 
***
Fakat tampon bölge konusunda Türkiye ile ABD’nin farklı düşündüğü aşikar. Türkiye ulusal güvenliği nedeniyle Fırat’ın doğusunda yirmi km derinlikte bir tampon bölge oluşturmak istiyor. 
ABD ise tampon bölge fikrine soğuk bakmasa da Fırat’ın doğusunda sınırın tamamını kapsayan bir tampon bölgeye karşı çıkıyor. 
Kürtlerin yoğun yaşadığı bölgelerin tampon bölge dışında kalmasından yanalar. 
***
Bu nedenle özellikle tampon bölge konusunun askeri yetkililer arasında ileri tarihlerde yapılacak görüşmelere bırakıldığı belirtiliyor. ABD’nin YPG’yi müttefik olarak görmesi ve onlara karşı yapılacak kötü muameleleri kabul etmeyeceğini açıklaması da hem iki ülke ilişkileri açısından hem de bölgesel sorunların çözümü açısından durumu daha karmaşık bir hale getiriyor. 
Bolton’un Türkiye ziyareti sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile olan görüşme talebinin Sayın Erdoğan tarafından ‘’programının yoğunluğu’’ nedeniyle kabul edilmemesi anlamlı bir diplomatik mesaj.
***
Önümüzdeki aylar dış politikamız açısından son derece kritik ve hassas. 
Önemli bir süreçten geçeceğiz. Bölge ile ilgili pek çok senaryo havada uçuşurken, olasılıkları iyi değerlendirip doğru hamleleri yapmamız gerekiyor. 
Diplomasi zor zanaattir; bazen cephede kazandıklarınızı masada kaybedersiniz, bazense cephede kaybedip masada kazanırsınız.

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YORUMLAR

  • Toplam Yorum

Nazan

14 Ocak 2019 Pazartesi 00:09

Kaleminize saglik taylan bey. Okumaya deger nitelikli bir yazı kaleme almissiniz.

Seda

10 Ocak 2019 Perşembe 19:15

ABD bin Suriye'den nasıl ne şekilde çekileceği belli değil Türkiye'ye verdikleri sözleri tutarlarmi oda belli değil Taylan başkan önemli bir konuyu çok güzel dile getirmiş bu faydalı yazıların devamini dilerim başkanım

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR