13 Ağustos 2020 Perşembe

Taylan Katak

Taylan Katak

m.taylankatak1986@hotmail.com
23 Temmuz 2020 Perşembe 17:59

Dünyayı bekleyen tehlike

Pandemi sonrası dünya düzeni ile ilgili çeşitli senaryolar ortaya atılıyor. Farkı iddiaların ve uçuk komplo teorilerinin ardı arkası kesilmiyor. 
Fazla uçmaya gerek yok. Ayaklarımız yere bassın. Gerçekçi tahliller yapalım. Pandemiden önce de dünya pek iyi bir yer sayılmazdı ve giderek daha da kötüleşiyordu. Pandemiden sonra, kötüye gidişin biraz daha ivme kazanacağını söylemek yanlış olmaz. Aksini düşünmek fazla iyimserlik olur.
Pembe panjurlu evlerinde renkli rüyalar gören küçük azınlık, gelecekle ilgili iyimser olabilir. Ancak hayat mücadelesini dibine kadar yaşayan çoğunluk, iyimserlikten oldukça uzak. Bir yerde açlık, yokluk ve geçim sıkıntısı varsa orada umut tohumları yeşermez. İnsanlara öncelikle geleceğe güvenle bakabilecekleri bir ortam sağlamak gerekir.
***

Pandemiden önce kapitalizm büyük bir krizin içindeydi. Hem ekonomik hem de politik bir kriz. Krizin mağduru olan halk kitleleri kapitalizme tepki olarak, milliyetçi-muhafazakar siyasi hareketlere yöneldi. Dünyadaki milliyetçi-muhafazakar liderlerin yükselişine bu iklim neden oldu. 
Milliyetçilik ve muhafazakarlığın anlamından saptırılarak yozlaştırılmış türevleri her zaman küresel güçler için kullanışlı bir araç olmuştur. Milliyetçiliğin şoven yorumu ve muhafazakarlığın bağnaz yorumu, kapitalizmin en büyük silahları olagelmiştir.
Bu nedenle kapitalizme karşı milliyetçi-muhafazakar bir çıkış oldukça manidardır. Kapitalizm kendi silahıyla vurulmuştur.
***

Milliyetçi-muhafazakar yükselişin yansımalarını Amerika, Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarındaki oy oranlarından görebiliyoruz. Bu siyasi hareketler pek çok ülkede oylarını yükseltmekle kalmadı, iktidarı da aldı. 
Dünyadaki pek çok ülkede milliyetçi-muhafazakar siyasi hareketler iktidarda. Bazı ülkelerde ise iktidardaki siyasi hareketler ideolojik olarak kendilerini milliyetçi-muhafazakar olarak nitelemese de otoriter pratiğe sahipler. Örneğin Çin ve Kuzey Kore ideolojik olarak milliyetçi-muhafazakar değiller ancak rejimleri itibariyle otoriter eğilimdeler.
***

Milliyetçi-muhafazakar iktidarların egemen olduğu ülkelerde hızlı bir otoriterleşme ve muhaliflere yönelik baskı politikaları gözlemleniyor. Bu yönleriyle milliyetçi-muhafazakar iktidarlar, milliyetçi-muhafazakar olmayan otoriter rejimlerle benzeşiyorlar. Şovenizm, bazı ülkelerde din ve milliyet gibi ortak değerler kullanılarak inşa edilirken bazı ülkelerde de ideolojik referanslar üzerine inşa ediliyor. 
Referansları ne olursa olsun otoriter rejimler dünyada gittikçe güçleniyor. Pandeminin yarattığı korku ortamı, gücünü korkudan alan otoriter rejimler için güçlenmeye son derece el verişli bir ortam.
***

Dünyadaki şoven eğilimlerin artması ırkçılığın, din ve milliyet farklılığı üzerinden kutuplaşmanın önünü açıyor. Demokrasinin zayıflamasına neden oluyor. 
Bu şoven rüzgar pandeminin de etkisiyle daha da güçlenirse dünya için ciddi bir tehlike oluşturabilir. Yükselen ırkçı, etnikçi ve dinci ayrışmalar ülkelerin kendi içlerinde kaosa sürüklenmesine neden olabilir. Muhalifler, azınlıklar ve farklı toplumsal gruplar çeşitli baskılara maruz kalabilir ki bunun emarelerini bazı ülkelerde görüyoruz. Örneğin Avrupa’da yükselen ırkçılık nedeniyle Müslümanlara ve farklı etnik-dini kimlikteki göçmenlere yönelik saldırgan eylemler artış gösteriyor.
***

Şovenizmin yükselmesinin bir diğer ciddi tehlikesi de ülkeler arasındaki gerginliği arttırma ihtimali. Maalesef bununla ilgili emareler de var. Kendi ülkelerindeki seçmen desteğini almak için birbirlerine karşı saldırgan politikalar izleyen siyasi hareketleri dünyanın pek çok yerinde sıklıkla görüyoruz. Bu gerginlikler bilinçli bir şekilde tırmandırılıp kontrol edilebilir bir şekilde sürdürülüyor ancak bu tür dış politika hamleleri her türlü provokasyona açıktır. Bazı kışkırtmalar önüne geçilemeyecek sonuçlara neden olabilir.
***

Milliyetçilik, doğru yorumlandığı takdirde vatanın birliğini ve bütünlüğünü sağlar. Yurttaşların özgürlüğünün ve bağımsızlığının teminatıdır. Bu yönüyle ilericidir.
Muhafazakarlık, geçmişten bugüne gelen geleneklerin, örf ve adetlerin yaşamasını; milli değerlerin korunmasını sağlar. Bu yönüyle yapıcı ve faydalıdır. 
Esas itibariyle yapıcı ve faydalı olan bu değerler, dünyanın birçok yerindeki çıkar grupları tarafından anlamlarından saptırılarak şoven amaçlar doğrultusunda kullanılıyor. Bu durum, hem ülkelerin iç barışı için hem de dünya barışı için büyük bir tehdit. İnsanlık bu konuda dikkatli olmazsa pandemiden sonra bu tehlikenin boyutu giderek artabilir.
***

Şovenizm yükselirse insanlık kaybeder. Sevginin, barışın, hoşgörünün ve sağduyunun egemen olduğu bir dünyayı inşa etmek bizim elimizde. Farklıklara saygı duymalıyız. İnsana, insan olduğu için değer vermeliyiz. Kişilerin dili, dini, ırkı bizim için önemli olmamalı. Önemli olan insanın karakteridir, kalbidir. Eğer ille bir ayrım yapacaksak sadece iyi insan, kötü insan ayrımı yapmalıyız. Dili, dini, ırkı ne olursa olsun; iyiler iyidir, kötüler de kötü. İnsanları birbirinden ayıran tek şey budur. 

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR