16 Ekim 2019 Çarşamba

Taylan Katak

Taylan Katak

m.taylankatak1986@hotmail.com
03 Ekim 2019 Perşembe 16:31

Felakette siyaset olmaz

Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da yaşanan 5.8 şiddetindeki deprem, ülkemize deprem gerçeğini yeniden hatırlattı. 
Bir musibet bin nasihatten iyidir, derler ya. 
Başımıza musibet gelmeden ders almayı bilmiyoruz. 
Aslında musibetten bile ders almıyoruz.
 Bundan 20 yıl önce başımıza gelen büyük felaketten ders almadık. 
17 Ağustos Depremi’nde kaybettiğimiz canların acısı hala içimizi yakmasına rağmen, depreme karşı ciddi bir hazırlık yapmadık. 
17 Ağustos 1999’da hepimiz yakınlarımızı, dostlarımızı, sevdiklerimizi kaybettik. 
***

Hepimizin yüreğinden bir parça o enkazların altında kaldı.
Deprem gerçeğini en iyi bilen kent biziz. 
O büyük felaketin nasıl acı sonuçlar doğurduğunu en iyi Kocaeli halkı bilir. Bu yüzden ne zaman bir yerde deprem olsa, önce bizim yüreğimiz titrer.
 Merkez üssü İstanbul’un Silivri ilçesi olan 5.8 büyüklüğündeki deprem ilimizde ve çevre illerde de hissedildi. 
İstanbul’da büyük bir deprem olacağı beklentisi yıllardır yaşandığı için Silivri’deki deprem herkesin yüreğini ağzına getirdi. 
***

Neyse ki korkulan olmadı. Görece düşük şiddetli bir depremdi meydana gelen. Ancak 5.8’lik bir deprem bile ülkemizin deprem konusundaki hazırlıksızlığını gözler önüne sermeye yetti.
GSM operatörleri çöktü.
Olası büyük bir depremde yakınlarımızla iletişim kuramayacağımızı gördük. 
Gösterişli reklamlarla halka kendilerini tanıtan GSM operatörlerinin altyapılarının ne kadar yetersiz olduğuna şahit olduk. Bazı operatörler neredeyse 24 saat hizmet veremedi.
Depremin ardından 3 GSM operatörü tarafından ortak afet hattı kurulacağı açıklandı. 
***

5.8 şiddetindeki deprem olmasaydı kimse bunu düşünmeyecekti muhtemelen. 
Silivri’deki deprem hem GSM operatörlerine olan güveni azalttı hem de GSM operatörlerine halka afetlerde sağlıklı hizmet vermeleri için uyarı verdi.
Musibeti yaşadıktan sonra ancak aklımızın başımıza geldiğini bu olayla bir kere daha deneyimlemiş olduk. 
GSM şirketlerinin ortak afet hattı kurması son derece gecikmiş bir adım olmasına rağmen olumlu bir gelişme. Zararın neresinden dönülürse kardır.
***

Silivri’deki depremin ardından yaşanan bir diğer ilginç olay da toplanma alanı konusuydu. 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yaptığı açıklamada, ‘’İstanbul'da AFAD'ın on binlerce şu anda ilan edilmiş toplanma alanı söz konusudur. 
Bunlar AFAD'ın sitesinden sürekli yayınlanmaktadır.’’ dedi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ise ‘’Keşke on binlerce toplanma alanımız var diyebilseydim. 
***

Öyle bir şey yok ne yazık ki. 
Bazı semtlerde yok denecek kadardır. İnsanlarımız bunu görebiliyor, söylememize gerek yok.’’ ifadelerini kullandı. 
Yapılan açıklamaların farklılık göstermesi vatandaşlarımızın kafasını karıştırdı haliyle.
17 Ağustos Depremi gibi büyük bir felaket yaşamış bir ülkede deprem duyarlılığının üst düzeyde olması gerekir. 
Fakat 20 yılda geçen sürede depreme karşı ciddi bir hazırlık göremiyoruz. 
***

5.8’lik depremler de bize bu gerçeği gösteriyor.
Aradan geçen yıllarda depreme hazırlık için harcanması gereken paraların nereye harcandığına dair toplumun bazı kesimlerinde soru işaretleri var. 
Depreme karşı hazırlık için harcanması gereken paraların farklı alanlarda harcandığı iddiaları ortaya atılıyor. 
Bu iddialar doğruysa, durum çok vahim demektir. 
Yanlışsa, bu iddialara karşı kamuoyunu tatmin edecek açıklamalar yapılmalı.
Deprem bir beka meselesidir. 
***

Deprem konusunda topyekün bir seferberlik ilan edilmeli. 
Ülkeyi yönetenler, siyaset mekanizması, sivil toplum kuruluşları ve aydınların öncülüğünde depreme karşı sağlıklı planlamalar yapılmalı.
Yapılacak çalışmalarda temel görev devlete düşüyor şüphesiz. 
Biz vatandaş olarak bir yere kadar önlem alabiliriz. 
Fazlasını yapamayız. 
***

Deprem çantası hazırlayabiliriz mesela. Ya da eşyaları sabitleyebiliriz. 
Zemin etüdü yaptırabilir, binalarımızın sağlamlığını uzmanlara kontrol ettirebiliriz. 
Ancak planlı ve eşgüdümlü bir afet harekat planını devlet yapabilir.
Felaket zamanlarında siyaset olmaz. 
Siyasetçilerin ve ülkemizi yöneten tüm erklerin afet dönemlerinde tam bir uyum içinde çalışması çok önemli. 
Geçmişte yaşadığımız acıların tekrarlanmaması için depreme karşı hazırlıklarımızı zaman kaybetmeden yapmalıyız.

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YORUMLAR

  • Toplam Yorum

Melisa

04 Ekim 2019 Cuma 22:54

Afet ve felaket zamanları en zor zamanlardır. Siyasilerin en çok böyle zamanlarda duyarlı olması lazım. Onlar birlik olacak ki halka örnek olsunlar.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR