15 Kasım 2019 Cuma

Taylan Katak

Taylan Katak

m.taylankatak1986@hotmail.com
19 Ağustos 2019 Pazartesi 16:51

Günümüzün okur profili

Türkiye’de kitap okuma oranı oldukça düşük. 
Okumayı sevmiyoruz. 
Yazılı kültüre değil, sözlü kültüre yatkın bir toplumsal hafızamız var. Kültür hayatımıza yüzyıllarca sözlü kültür egemen oldu. 
Bunun neticesinde yazılı kültüre geçişte zorluk çektik. 
İnsanlarımızda kitap okuma alışkanlığının gelişmemesinin nedenlerinden biri olarak kültürel kodlarımızdaki ‘’sözlü kültür’’ etkisini rahatlıkla gösterebiliriz.
***

Kitap okuma oranının düşüklüğü, ülkemizdeki aydınlar tarafından da önemli bir sorun olarak sıklıkla dile getiriliyor. 
Sorun tespitinde mahir olan aydınlarımızın çözüm üretme konusunda aynı mahareti gösterdiğini söylemek güç.
Bir ülkenin geri kalmasında iki grup temel sorumluluk sahibidir. Siyasetçiler ve aydınlar. 
Ülkedeki sorunlara çözüm üretmenin asli unsurları siyasetçiler ve aydınlardır çünkü. 
Ülkelerin geri kalmışlığında da ilerlemelerinde de başat aktör bu iki gruptur.  
***

2019 yılında hala kitap okuma oranının düşüklüğünden dem vuruyorsak, bunu, bu konuya eğilmesi gerekenlerin üzerlerine düşeni yapamamasına borçluyuz. 
Sistemli eğitim, kültür ve edebiyat politikalarıyla okuma sorunu kolayca çözülebilirdi. 
Hala da çözülebilir. Yeter ki çözüm mekanizmasındaki erklerin sorun çözme arzusu olsun. 
Sadece okuma oranının düşüklüğü değil aslında; Türkiye’nin sözde çözülmesi en zor sorunları dahi çözüm odaklı, iyi niyetli ve doğru bir planlamayla kısa sürede çözülebilir. 
Erklerin niyeti olsun yeter ki!
***

Fakat o niyeti göremiyoruz. 
Kaostan beslenmek adet haline gelmiş!
Türkiye’de kitap okuma oranı kırsaldan kentlere doğru gidildikçe artıyor. İstatistiki veriler büyükşehirlerde görece yüksek olan kitap okuma oranının kırsal bölgelerde düştüğünü gösteriyor. 
Türkiye haritasına baktığımızda büyükşehirlerdeki ve kıyı kesimlerdeki kitap okuma oranının oldukça yüksek olduğunu, kırsal bölgelerde ve iç kesimlerde ise bu oranın giderek azaldığını görüyoruz. 
Bilim bize kırsal bölgelerin kültürel kalkınması için ciddi bir çalışma yapmamızı söylüyor. Bu çalışmayı bugüne kadar yapmayanlar bundan sonra yapar mı, meçhul.
***

Ülkemizde kitap okuma oranında geçmişe kıyasla oldukça anlamlı bir artış var. 
Özellikle kentlerdeki kitap okuma oranı hızla artıyor. Ancak bu artışın nitelikli bir atış olup olmadığı konusunda edebiyat otoriteleri çekimser.
Türkiye’nin okur profilini incelediğimizde, gençlerin önemli bir yoğunlukta olduğunu tespit ediyoruz. 
Yeni nesil kitap okuyor. 
Gençlerde kitap okuma alışkanlığı gittikçe daha da yerleşiyor. 
***

Kitap okuma oranındaki artışın niteliksiz bir artış olduğunu, dolayısıyla da bu artışın kayda değer olmadığını savunanlar, gençleri kalitesiz ve sanatsal değer barındırmayan kitapları okumakla eleştiriyor.
Gençler tarafından en çok tercih edilen kitaplar distopya, fantezi, bilim-kurgu ve aşk romanları. 
Nitekim bu türdeki kitaplar sıklıkla en çok okunan kitaplar arasında yer alıyor. 
Her tür içerisinde kaliteli ve kalitesiz kitaplar vardır. Bir kitabın belli bir türe ait olması o kitabı niteliksiz kılmaz. 
Distopya, fantezi, bilim-kurgu ve aşk romanları içerisinde de son derece kaliteli romanlar mevcut. 
***

Gençleri okumayı tercih ettikleri kitap türleri üzerinden eleştirmenin ayakları yere basan bir eleştiri olduğunu düşünmüyorum.
Çok ağır ve çok ciddi türlerde kitaplar yazan bazı yazarların da zaman zaman çuvalladığını biliyoruz. 
Kaliteyi türe göre değil, o tür içerisindeki niteliğe göre değerlendirmenin daha doğru olacağını düşünüyorum. 
Ben de bazen distopya, fantezi, bilim-kurgu ve aşk romanları okurum. Bu türlerdeki nitelikli eserler keyifli zaman geçirmemi sağlar. 
Siyaset, tarih, felsefe, tasavvuf, kişisel gelişim, psikoloji, sosyoloji ve bilimle ilgili kitaplar ile şiir kitapları asıl ilgi alanımı oluştursa da farklı türlerdeki romanları okumak da çok keyifli olabiliyor. 
Farklı deneyimlere açık olmak lazım.
***

Bazı gençler niteliksiz kitaplar okuyor olsa bile, hiç okumamaktan iyidir. 
Kötü bir başlangıç hiç başlamamaya yeğdir. Kötü başlangıçlar zamanla iyi alışkanlıklara evrilebilir. 
Niteliksiz kitaplar okuyan kimi gençler zamanla, okuma alışkanlıkları geliştikçe daha kaliteli kitaplar okuyacaktır. 
Temelsiz eleştirilerle insanları, bilhassa gençleri kitap okumaktan soğutmamak gerek. 
Edebiyat engin bir deryadır. O deryada yüzmek için bir yerden başlamak lazım.
***

Kitap okuma oranındaki artış son derece ümit verici. 
Yeni neslin kitaplara olan ilgisi bir sonraki nesle de sirayet edecektir. Zamanla kitap okuma oranının daha da artacağına şüphe yok. 
Ancak bu artış genellikle kentlerde gerçekleşiyor. 
Tek yönlü, sadece kentlerde meydana gelen artış kesinlikle yeterli değil. 
Kitap okuma oranındaki artışı kırsal bölgelere de yaymamız şart.  
Bunun için de sistemli bir kültür-sanat politikası gerekiyor. Ülkemizdeki aydınlar da siyasetçiler de bu konuda taşın altına elini koymalı.

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YORUMLAR

  • Toplam Yorum

Kitap kurdu

20 Ağustos 2019 Salı 06:39

Gençler Kahraman Tazeoğlu kitaplarından fazlasını okumalı. Herşey aşktan ibaret değil.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR