18 Eylül 2020 Cuma

Taylan Katak

Taylan Katak

m.taylankatak1986@hotmail.com
24 Ekim 2019 Perşembe 16:33

Mutabakat muhtırası

PYD-YPG’nin Rusya arabulucunda Esad Rejimiyle anlaşması Suriye’de yeni bir dönemi işaret ediyor. Artık sahada yeni denklemler, yeni dengeler var. Barış Pınarı Harekatı’nı gerçekleştirmemiz PYD-YPG’yi Rusya ve Esad Rejimi ile anlaşmaya mecbur bıraktı. ABD’nin kuzeydoğu Suriye’den çekilmesiyle, Rusya ülkedeki en önemli aktör konumuna geldi. Orta Doğu’daki emperyalist paylaşım planı Suriye’nin Rusya’ya, Irak’ın ABD’ye bırakıldığı yönünde ipuçları veriyor.
***
 
Görünen o ki Suriye’de artık Rusya’nın dediği olacak. Elbette Rusya’nın istediği her şey olacak diye bir kaide yok ama en azından şunu söyleyebiliriz ki Suriye’de bundan sonra Rusya’nın istemediği hiçbir şey olmayacak. Bu paylaşım planı ABD’nin Suriye’deki çıkarlarından tamamen vazgeçtiği anlamı taşımıyor. ABD, sınır bölgelerinden çekilerek topu Rusya’ya attı. Ancak Suriye’deki nüfuzunu PYD-YPG eliyle korumaya devam edecek. Çünkü PYD-YPG’nin güvenli bölgenin güneyindeki varlığı devam edecek. Bu bölgeler, Suriye’nin yer altı kaynakları bakımından en zengin bölgeleri.
***

Suriye’nin geleceğinde Kürtlerin önemli kazanımlara sahip olacağı kesin gibi görünüyor. Esad Rejimi, Rusya, ABD ve neredeyse tüm dünya ülkelerinin PYD-YPG’yi Suriyeli Kürtlerin meşru temsilcisi olarak gördüğü de açık. Bu durumda Suriye’nin geleceğinde Kürtler adına PYD-YPG’nin önemli kazanımlar elde edeceğini öngörmek yanlış olmaz. Suriye’de yeni bir döneme girilirken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasındaki görüşme son derece kritikti. 
***

Görüşmenin ardından Türkiye ile Rusya’nın 10 maddelik bir mutabakat muhtırasına imza attığı açıklandı. Mutabakat muhtırasında yer alan maddeler şöyle:
 
1- Her iki taraf Suriye'nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün muhafazasına ve Türkiye'nin milli güvenliğinin korunmasına olan bağlılıklarını teyit ederler.
2- Terörizmin tüm şekil ve tezahürleriyle mücadele etme ve Suriye topraklarındaki ayrılıkçı gündemleri boşa çıkarma yönündeki kararlılıklarını vurgularlar.
3- Bu çerçevede Tel Abyad ve Ras Al Ayn'ı içine alan 32 km derinliğindeki mevcut Barış Pınarı Harekatı alanındaki yerleşik statüko muhafaza edilecektir.
***

4- Her iki taraf Adana Anlaşması’nın önemini teyit eder. Rusya Federasyonu mevcut koşullarda Adana Anlaşması’nın uygulanmasını kolaylaştıracaktır.
5- 23 Ekim 2019, öğlen saat 12.00'den itibaren, Rus askeri polisi ve Suriye sınır muhafızları, Barış Pınarı Harekat alanının dışında kalan Türkiye-Suriye sınırının Suriye tarafına, YPG unsurları ve silahlarının Türkiye-Suriye sınırından itibaren 30 km’nin dışına çıkarılmasını temin etmek üzere girecektir. Bu işlem 150 saat içinde tamamlanacaktır. Aynı saat itibariyle, mevcut Barış Pınarı Harekat alanı sınırlarının batısı ve doğusunda 10 km derinlikte Kamışlı hariç Türk-Rus ortak devriyeleri başlayacaktır.
***

6- Münbiç ve Tel Rıfat'tan bütün YPG unsurları silahlarıyla birlikte çıkarılacaktır. 
7- Her iki taraf, terörist unsurlarının sızmalarının önlenmesinin için gerekli tedbirleri alacaktır.
8- Mültecilerin güvenli ve gönüllü şekilde geri dönüşlerini kolaylaştırmak maksadıyla ortak çalışma yapılacaktır.
9- Bu muhtıranın uygulanmasını gözetmek ve koordine etmek amacıyla müşterek bir denetim ve doğrulama mekanizması ihdas edilecektir.
***

10- Taraflar Astana Mekanizması çerçevesinde Suriye ihtilafına kalıcı bir siyasi çözüm bulunması amacıyla çalışmalarını sürdürecek ve Anayasa Komitesi’nin faaliyetlerini destekleyecektir.
 Mutabakat muhtırasındaki maddeleri inceledikten sonra bir de geçtiğimiz günlerde ABD ile yapılan anlaşmanın maddelerini incelemekte fayda var:
1- Türkiye ve ABD, iki yakın NATO üyesi olarak bu ilişkilerini teyit eder. ABD, Türkiye'nin güney sınırına dair meşru güvenlik kaygılarını anlar.
2- Türkiye ve ABD, kuzeydoğu Suriye başta olmak üzere sahadaki gelişmelerin, ortak çıkarlar temelinde daha yakın eşgüdüm gerektirdiğini kabul eder.
***

3- Türkiye ve ABD "hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için" anlayışıyla, NATO topraklarını ve halklarını tüm tehditlere karşı koruma taahhütlerini muhafaza eder.
4- Her iki ülke, insan hayatı, insan hakları ile dini ve etnik toplulukların korunmasına yönelik taahhütlerini yineler.
5- Türkiye ve ABD, Suriye'nin kuzeydoğusunda DEAŞ’la mücadele faaliyetlerinin devamında kararlıdır. Bu, önceden DEAŞ kontrolünde olan alanlarda yaşayıp yerinden edilen şahıslar ile alıkoyma merkezleri hususlarında uygun şekilde gerçekleştirilecek eşgüdümü de içerir.
***

6- Türkiye ve ABD, terörle mücadele harekatlarının yalnızca terör unsurları ile bu unsurlara ait barınak, sığınak, mevzi, silah, araç ve gereci hedef alması gerektiği üzerine mutabık kalır.
7- Türk tarafı Türk kuvvetleri tarafından kontrol edilen güvenli bölgedeki tüm meskun mahal (güvenli bölge) sakinlerinin dirliği ve güvenliğini sağlayacağını taahhüt eder, sivillerin ve sivil altyapının zarar görmemesi için azami dikkati göstereceğini vurgular.
8- Her iki ülke Suriye'nin siyasi birliği ile toprak bütünlüğüne ve Suriye ihtilafını Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2254 sayılı kararına uygun şekilde sonlandırmayı hedefleyen, BM öncülüğündeki siyasi sürece olan bağlılıklarını yineler.
***

9- Her iki taraf Türkiye'nin, YPG ağır silahlarının toplanması ve YPG tahkimatları ile tüm muharip mevzilerinin kullanılmaz hale getirilmesi dahil, milli güvenlik kaygılarının giderilmesini teminen bir güvenli bölge kurulmasının devam eden önemi ve işlevselliğinde mutabık kalır.
10- Güvenli bölge, evvelemirde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kontrolünde olacak ve her iki taraf, güvenli bölgenin her veçhesiyle uygulanmasında eşgüdümü artıracaktır.
11- Türk tarafı Barış Pınarı Harekatı'na, güvenli bölgeden YPG'nin 120 saat içinde geri çekilmelerini teminen ara verecektir. Barış Pınarı Harekatı, bu geri çekilmenin tamamlanmasını müteakip durdurulacaktır.
***

12-Barış Pınarı Harekatı'na ara verildiğinde ABD, Blocking Property and Suspending Entry of Certain Persons Contributing to the Situation in Syria başlıklı 14 Ekim 2019 tarihli Başkanlık Kararnamesi uyarınca hayata geçirilen yaptırımlara ilavelerini getirmeme ve Kongre nezdinde uygun şekilde çalışmalar ve istişareler yürüterek Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2254 sayılı kararı doğrultusunda Suriye'de barış ve güvenliğin teminine dönük kaydedilen ilerlemenin altını çizmek hususunda mutabık kalır. Barış Pınarı Harekatı 11. paragraf uyarınca durdurulduğunda, yukarıda bahsi geçen Başkanlık Kararnamesi uyarınca hayata geçirilen mevcut yaptırımlar kaldırılacaktır.
***

13- Her iki taraf bu açıklamada kaydedilen tüm hedeflerin uygulanması için birlikte çalışma taahhüdünde bulunmaktadır.
Her iki anlaşmayı da dikkatli bir şekilde analiz ettiğimizde şu sonuca varıyoruz. Tel Abyad ile Resulayn arasındaki bölgede 32 km derinliğinde bir güvenli bölge olacak. Türkiye-Suriye sınır hattının güvenli bölge dışında kalan kısımlarında Suriye Rejimi ve Rus askeri polisi bulunacak. Güvenli bölgenin Kamışlı hariç batı ve doğu alanlarında Türk ve Rus askerleri ortak devriyelere başlayacak. PYD-YPG 30-32 km güneye çekilecek.
***

Bu anlaşmalar PYD-YPG’yi sınırımızdan uzaklaştırarak, güney sınırımızı güvence altına alsa da PYD-YPG’nin Suriye’deki varlığına son vermiyor. PYD-YPG 30-32 km derinlikte varlığını sürdürecek ve hakim olduğu alanları kontrol etmeye devam edecek. Barış Pınarı Harekatı’ndaki amacımız PYD-YPG’yi sınırımızdan uzaklaştırmak ise yaptığımız anlaşmalar diplomatik açıdan başarılı kabul edilebilir. Ancak harekattaki amacımız Suriye’deki terör yapılanmasını tamamen yok etmek ise yaptığımız anlaşmaların bunu sağlaması oldukça zor.

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR