23 Ekim 2020 Cuma

Taylan Katak

Taylan Katak

m.taylankatak1986@hotmail.com
24 Eylül 2020 Perşembe 17:01

Panzehir

Zorba yönetimler varlıklarını ancak kaosla sürdürebilir. Bu yüzden sürekli düşman yaratırlar. Otoriter rejimlerin her zaman iç veya dış düşmanlara ihtiyaçları vardır. 
Normal şartlarda yurttaşlarına verebilecekleri olumlu hiçbir şey yoktur. Topluma faydalı politikalar üretemezler. Bir süre devletin ve milletin malını satıp savarak suni bir refah yaratırlar. Ancak taşıma suyla değirmen dönmez. Değirmendeki taşıma su bitince refah da biter.
***

Otoriter rejimler düşünce veya ideoloji üretemez. Üretebildikleri sözde ideolojiler de hastalıklı olur. Nazizm ya da faşizm gibi…
Bu rejimler, halkçı politikalar üretemedikleri için ellerindeki hazır para bittiğinde siyasi ömürleri de biter. O noktada da ucuz popülizme başlarlar. Halkın ihtiyaçlarına cevap veren politikalar değil, halkın kutsal gördüğü değerleri kendi siyasi çıkarlarına göre istismar eden politikalar uygularlar.
***

Milli ve dini değerlerle alakaları olmamalarına rağmen bu değerleri kendi çıkarları için kullanırlar. Topluma sürekli dini ve milli değerler üzerinden mesaj verirler. Kutsal değerler, zorba rejimler tarafından özünden saptırılarak siyasi çıkarlara alet edilir.
Kaos olmadan yaşamaları mümkün değildir otoriter rejimlerin. Normal şartlarda, toplum yararına politikalar üretemedikleri için seçimle iktidarlarını kaybetmeleri kuvvetle muhtemeldir. Ancak otoriter rejimler, gitmemek üzere iktidara gelirler. Bu yüzden de iktidarlarını kaybetmemek için her şeyi yaparlar.
***

İç veya dış düşman yaratmak, iktidarda kalmanın en güvenilir yoludur. Milliyetçi ve muhafazakar söylemleri, özünden saptırarak ve yozlaştırarak, sonuna kadar kullanırlar. 
Milli ve dini değerler üzerinden inşa ettikleri söylemleri, milli güvenlik kaygısıyla pekiştirerek toplumu kendi etraflarında konsolide etme çabasına girerler. Ekonomi, hukuk, adalet, demokrasi, insan hakları gibi konulardaki aksaklıkların üzerini suni düşmanlar ve gündemlerle örterler.
***

Ülkeyi yok etmek isteyen dış düşmanlar ve iç düşmanlar her zaman vardır, onlara göre. Ancak bu kavramlar çok fludur. Onların kim olduğunu asla açıkça söylemezler, sadece ima ederler. Fakat o ima ettikleri düşmanlarla da zaman zaman iş birliği içine girerler. 
Otoriter rejimler için dış düşmanlar flu iken iç düşmanlar ise nettir: Muhalifler, azınlıklar, ötekiler… 
Rejim, tıkandıkça bu sözde iç düşmanları hedef alır. Kendileri gibi düşünmeyen herkes potansiyel teröristtir. Din, dil, ırk, renk, siyasi görüş terörist olarak yaftalanmaya yetebilir bazı rejimlerde.
***

Zorba rejimlerin kullandıkları siyasi dil genellikle ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcıdır. Toplumda nefret duygularının yükselmesine neden olurlar. Bu da muhaliflere ve azınlıklara, yani ötekilere yönelik saldırılara neden olur. Böyle rejimlerde öteki olmak kolay değildir. 
Zamanlar ve mekanlar değişse de coğrafyalar farklı olsa da ötekilerin, ötekileştirilenlerin kaderi birbirine benzer. Aynı acıları yaşar, aynı dışlanmışlık duygusunu hissederler.
***

Kimsenin kendisini "öteki" olarak hissetmediği bir dünya kurmak için demokrasiye her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Çünkü dünyada yükselen bir otoriterleşme söz konusu. Otoriterleşmenin panzehiri sevgi, saygı ve hoşgörüdür. Bir taraftan demokrasi mücadelesi verirken bir taraftan da yeni nesilleri bu değerlerle yetiştirmeliyiz. 

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR