23 Eylül 2019 Pazartesi

Taylan Katak

Taylan Katak

m.taylankatak1986@hotmail.com
09 Eylül 2019 Pazartesi 16:58

Siyaset ayrıştırır, sanat birleştirir

Türkiye'de son yıllarda çok ciddi bir kutuplaşma yaşanıyor. Siyasete egemen olan ayrıştırıcı söylemler toplumsal bir kamplaşmaya neden oluyor. Siyasete nefret dili hakim. Söylemler öylesine sert ki siyasi rekabetin derin bir husumete dönüştüğü izlenimi ediniyorsunuz. 
Seviyenin ve nezaketin yerlerde olduğu bir siyasi devirdeyiz ne yazık ki. Siyaset ülke yönetiminin yetki mercidir. Karar mekanizmasıdır. Siyasi partiler ve siyasetçiler kitlelere öncülük eder. Geniş toplumsal kesimleri peşinden sürükler. Dolayısıyla her söylemleri ve her eylemleri bağlayıcıdır. Bir siyasetçi söylediği her sözü, aldığı her kararı iki kere düşünmelidir. Pervasızca söylenen bir söz telafisi zor sonuçlar doğurabilir.
Siyasetçiler ekranlarda, meydanlarda, etkinliklerde, hayatın her alanında dikkatli davranmalıdır. Söylediği sözleri özenle seçmelidir. Söylemlerine dikkat etmelidir. Çünkü siyasetçiler toplum üzerinde çok etkilidir. Talihsiz söylemler kitleleri yanlış davranışlara sevk edebilir.
***

Türkiye’deki kutuplaşmada siyasilerin kullandığı dil oldukça etkili. Zaten etnik ve mezhepsel olarak hassas fay hatları üzerinde bulunan ülkemiz, son zamanlarda siyasi olarak da fazlasıyla kamplaştı. Siyasilerin kullandığı sert söylemler toplum üzerinde etkili oldu. Siyasi kutuplaşma bu şekilde daha da hızlandı.
Allah’tan duyarlı, sağduyulu ve birlikte yaşama kültürüne sahip bir halkımız var. Bu kadar sert siyasi söylemler başka bir ülkede olsaydı, durum çok daha vahim olurdu. Toplumsal olarak belli oranda kutuplaşsak da telafisi mümkün olmayacak hatalar yapmıyoruz. Sağduyumuzu koruyabiliyoruz. Milletimiz bu konuda siyasetçilerden daha duyarlı.
***

Ancak siyaset mekanizmasının gözden kaçırmaması gereken bir husus var. Ülkeler ve milletler için birleştirici bir unsur olan bayramlar bile bizde kutuplaşmaya neden oluyor. Her kesimin benimsediği bayramlar, tarihi olaylar ve tarihsel figürler farklı. Kimisi 29 Ekim’i değerli buluyor, kimi İstanbul’un fethini. Kimisi Mustafa Kemal Atatürk’ü atası kabul ediyor, kimi Fatih Sultan Mehmet Han’ı ecdadı olarak görüyor.
Oysa ki hepsi bu toprakların değeri. Hepsi bizim zenginliğimiz. 29 Ekim de 30 Ağustos da bizim tarihimizin bir parçası; Malazgirt Savaşı da İstanbul’un fethi de. Hiçbirini birbirinden ayırmamamız gerekir. Bunlar bizim ortak değerimiz. Atatürk de Fatih de bizim atamız, ecdadımız. 
Siyasetin kutuplaştırdığı ve toplumsal kamplaşmayı körüklediği bir dönemde milli değerlerde bile buluşamaz, uzlaşamaz olduk. Siyaset mekanizması daha yapıcı ve birleştirici olmalı.
***

Bu aziz milletin birbiriyle sorunu yok. AK Partili bir esnafın CHP’li bir esnafla, MHP’li yurttaşın İYİ Partili komşusuyla sorunu yok. Tarihimiz bir, türkülerimiz bir, değerlerimiz ortak. Siyasi kutuplaşmayı bırakıp, biraz silkinsek, göreceğiz. Aynı duygularla sevinip, aynı duygularla üzülüyoruz. Biriz, bütünüz.
Ahmet Kaya dinleyen çok sağcı, Mustafa Yıldızdoğan dinleyen çok solcu tanıdım. Necip Fazıl okuyan çok solcu, Nazım Hikmet okuyan çok sağcı gördüm. Duyguların ideolojisi olmaz. Duyguyla ortaya çıkan her müzik, her şiir, her roman, her eser yüreğe dokunur. İşte bu yüzden Aşık Mahzuni Şerif de bu ülkenin sanatsal zenginliğidir, Ozan Arif de.
***

Müzik, edebiyat, sanat evrenseldir. Özellikle bizim ülkemiz bu açıdan gerçekten şanslı ve özel. Zengin bir tarihi mirasa sahibiz. Farklı etnik kökenlerden gelen, farklı kültürel zenginliklere sahip bir milletiz. Bu durumu nefret kültürüyle yoğurup ayrışma unsuru olarak görürsek, zarar ederiz. Bunu bir şans, bir güzellik olarak görelim. Ülkemizdeki her renk ayrı bir zenginlik. Tarihi, kültürel ve sanatsal olarak bu coğrafyaya çok büyük değer katıyorlar. 
Siyasi eğilimi ne olursa olsun, yaptığı kaliteli sanatla gönlümüzü kazanan her sanatçı bu coğrafya için bir değerdir. Kıymetini bilelim.  
Her ne kadar siyaset, ideolojiler, nefret dili toplumu kutuplaştırsa da sanat birleştirir. Hem de biz farkında bile olmadan… İstesek de istemesek de… Bir solcu bir sağcıyla aynı şarkıyı dinlerken ağlar. Bir sağcı bir solcuyla aynı türküde halay çeker. Aynı şeyleri yaşar, aynı kaderi paylaşırız bilmeden. Duygularımız, sevinçlerimiz, kederlerimiz aynıdır. Siyaset bunu bilmez, sanat bilir. Bu yüzden siyaset ayrıştırır, sanat birleştirir...

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YORUMLAR

  • Toplam Yorum

Ezgi

09 Eylül 2019 Pazartesi 23:17

Sanat barışın ve sevginin adıdır. Dünyayı güzellik kurtaracak. O güzellikde sanatın felsefenin ışığında olacak. Son zamanlarda okuduğum en güzel yazı. Tebrikler Sayın Katak.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR