23 Ekim 2017 Pazartesi

  • 3,687 TL
  • 4,341 TL
  • 151,35 TL
  • 108.489
Ufuk Saka

Ufuk Saka

ufuksaka@gmail.com
17 Nisan 2017 Pazartesi 18:35

Emsal ?..

Yıl 2014.
Seçimlerde BDP adayı Mehmet Emin Özkan 44 sandıkta 4 bin 522 oy alarak ve AKP’li Hüseyin Mutlu’yu 32 oy farkla geçerek seçimi kazanır.
Ardından AKP seçim sonucuna itiraz ederek sandıkların yeniden sayılmasını ister.
Güroymak İlçe Seçim Kurulu’nda itirazlar sonucu oylar 3 kez sayılır.
İlçede yapılan sayımlarda sonuç değişmeyince AKP bu kez Bitlis İl Seçim Kurulu’na itiraz eder.
İl Seçim Kurulu’nda yapılan dördüncü sayımda, bir sandıkta kullanılan oy zarflarında mühür olmadığı tespit edilir.
***
Bitlis İl Seçim Kurulu iptal ettiği seçimlerin yeniden 1 Haziran 2014’te yapılmasını karara bağlar.
Hani “emsal” filan diye konuşuyorlar ya..
İşte emsal.
Peki aynı AKP, bu kez, mühürsüz oy zarflarıyla kullanılan oyların geçerli olması konusunda neden ısrar ediyor, acaba ?
Anlaşılan o zarflarda “evet” oyu olduğunu biliyor.
Peki nereden biliyor ?..
Nasıl bilebiliyor ?..
***
YSK, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçme Kütükleri Hakkında Kanun’u “olduğu haliyle” uygulamak zorundadır. 
YSK’nın, “kanun hükümlerini yeniden yazmak” gibi bir hakkı ve yetkisi yoktur.
YSK, “AKP’nin talebi üzerine” kanunu ihlal etmiştir. 
İlan ettiği referandum sonucu hukuken geçerli değildir.
Peki buna şaşırdık mı ?..
Ne yazık ki hayır..
***
Bütün büyük şehirlerde –kimisinde açık ara- “hayır” önde ama referandum sonucu “evet”..
Elbette..
Orantısız propaganda, devlet olanaklarının sınırsızca kullanımı, tehdit, müdahale, Anadolu Ajansı kurnazlığı, YSK atraksiyonu, şu, bu, kıyamet  ve sonuç: yüzde 51 evet, yüzde 49 hayır.
Elbette..
***
Şimdi soğukkanlılık zamanı.
“Hiçbir konuda etik endişeleri olmayan bir siyasi iktidardan adil bir seçim yönetimi  beklenir mi ?..” sorusu elbette sorulabilir.
Elbette hukuki girişimler yapılıyor.
Dileriz sonuç alınır.
Ama gün ağlama, çaresizliği(?) olağanlaştırma, yakınma günü değil.
Özgürlük mücadelesinde “an”ların paha biçilmez anlamı ve önemi olabilir.
Ama özgürlük mücadelesi esas itibarıyla bir “zaman” yolculuğudur.
***
Bu dayatılan “49”un arkasındaki insanlar niteliklidir.
Kararlıdır.
Stabildir.
“Reis” hipnozunu “yememiştir”.
Mesela “Ensar Vakfı”nın ne olduğu bilir.
Kimsenin karısını, kızını kimseye helal etmeye kalkışmaz.
Kimsenin “bilmem neresinin kılı” değildir.
Özenlidir.
Kendi değerinin, ülkesinin değerinin, özgürlüklerin değerinin farkındadır.
***
O nedenle çok değerlidir.
Öğretici bir eşikten geçtik.
Mücadele sürecek.
Güzel ülkemiz yeniden aklın, sevginin, barışın ülkesi olacak.
Muhakkak olacak..

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR