20 Mart 2019 Çarşamba

Ümit Karaduman

Ümit Karaduman

karadumanu@gmail.com
26 Mayıs 2018 Cumartesi 17:57

Spartaküs ve Manavların gelecek tayini

Yerel aday konusu çokça tartışıldı ve büyük umutlarla mücadele verildi. 
Yerel oluş yahut yerlilik kavramlarının içini herkes dilediği gibi dolduruyor. 
Yerel aday adaylarının arasında çok nitelikli isimlerin olmadığı da dile getiriliyor. 
Burada önemli olan kente hizmet etmek ve İzmit’e değer katmaktır. Aksi düşünülemez. 
***
Ancak ithal adayların Kocaeli Milletvekili sıfatını taşıyıp bir kez olsun İzmit sokaklarında, Derince caddelerinde, Gebze’nin mahallelerinde ve Kandıra'nın köylerinde dolaştığına şahit olmadık. 
Bir kere bile yüce meclisin kürsüsüne çıkıp Kocaeli için konuşmayan vekiller var. 
Bu vurdumduymazlığa ve dayatmaya karşı yerel halkın kendi bağrından vekil çıkarmak arzusu yadırganmamalıdır.
***
Kocaeli'nin son derece donanımlı, nitelikli insanları bu kente hizmet etmek onuruna erişmiştir. 
Sevgili Ömer Türkçakal, Hurşit Güneş hocamız ve elbette babası Turan Güneş ve Nihat Erim bu kentin öz evlatlarıdır. 
Sayamadığımız daha pek çok isim olmalı ancak ilk etapta aklımıza gelenler bu kıymetli hemşerilerimiz oluyor. 
Her hangi bir seviye, kültür ve kalite eksikliğinden söz etmek mümkün müdür. 
Elbette hayır. 
***
Fakat madalyonun diğer yüzü de yok değil. 
Uysal oluşları ve kavgasızlıkları ile tanınan manavları içlerinden bazıları kendi ikbal hırsları uğruna öne sürme gayretinde. 
Kentimizde çok sayıda manav derneği var. 
Çoğu bünyesinde hakikaten dayanışma, yardımlaşma ve kültürel devamlılık gayeleri barındırırken bazıları ise yerel iktidarın talimatları ile hareket etmektedir. 
***
Cemiyetçi olmak, örgütçü bir ruhu yaşatıp örgütlü bir toplum inşa etmek günümüz şartlarında kolay değil. 
Bu zorlukta yalnızca siyasi erkin sivil topluma vurmaya çalıştığı boyunduruk etkili değildir aynı zamanda özünü ve kendine has kültürel ve toplumsal değerleri yitiren toplulukların devşirme duygular ve kişisel kaygılar ile hareket etmesi etkin rol oynamaktadır. 
***
Bu kentte manavlar sayıca ve kültürel olarak hala ana aktör olmasına rağmen kente sonradan gelen hemşerilerimizin aralarındaki sıkı bağlar nedeniyle öz yurdunda parya konumuna düşmüştür. 
Bu gerçekliği insanların yüzüne vurduğumuzda ve bu yanlıştan dönülmesi hususunda uyarılar yaptığımızda; manavlar "mikro milliyetçilik" yapıyor diyenlerin sayısı bir hayli fazladır.
***
"Yerel Kültür" ve "Kentlilik Bilinci" kavramları üzerinde kafa yoran manavlar bir aidiyet duygusunun kazanılmasına ön ayak olmak gayreti içinde oldular. 
Bu sebeple Kocaeli Yemekleri ve Kocaeli Türkülerinin gün yüzüne çıkarılmasına katkıda bulundu. 
Kocaeli Yerel Kültür Platformu öncülüğünde gerçekleştirilen ve kente kimlik kazandırmak hedefine yürüyen çalışmalar takdir edilmeyi beklerken; manavlar siyaseten kentte ağırlık koymak hevesine düştü. 
***
Kültürüne ve geleneğine sahip çıkamayan Manavlar parti büyüklerinden imtiyaz koparınca bütün sorunların bertaraf olacağına inandı. 
Oysa sorunun kaynağı bu beklentidir. 
Beklentilerin boşa çıkması sonucu "ucube" bir deklarasyon ile Manavlar istenmeyen çocuk ilan edildi demeyi kendilerine farz kıldılar. 
Bu büyük düşünen yerel halk temsilcilerinin alternatif bir planı ve politik aktörü yoktu. 
Bu sebeple Ak Parti manav milletvekili adayı göstermeyince AKP ye oy yok! oylar Cumhur İttifakına diyebildi. 
***
Büyük Ozan Nazım Hikmet, Taranta Babu'ya Mektuplar’da şöyle seslenir; "Dinle bak! Zincirlerini kırıyor Roma'nın Varoşlarında, Spartaküs!" 
Kocaeli’nin kenar mahallerine yığılan manavlar. 
Kendi geleceği için bir yol çizmeli. 
Beyaz badanalı evlerinin duvarlarına. 
Baktıkça anımsamak için. 
Zincirlerini kırmalı herkes. 
Yoksul kenar mahalleler "hak ve eşitlik" sloganlarıyla inlemeli. Değişim mırıldanmalar ile değil güçlü çığlıklarla gelir. 
Gelecektir.

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR