18 Ekim 2019 Cuma

Yeşim Akpınar

Yeşim Akpınar

ekinsu1975@hotmail.com
07 Nisan 2019 Pazar 19:05

O değil de çok gaz bastın be abi!

En gerilimli, en yalan dolanlı, en iftiralı yerel seçim olduğunu söylüyor yaşını başını almışlar.
Bizim gördüğümüz en adaletsiz yerel seçim olduğunu da biz yaşadık ve gördük.
Devletin tüm olanakları ve gücü seferber edildi.
Havuz medyası parti bülteni gibi çıksa şükredilebilirdi muhalifler ama bir lağım çukuru gibi pislik saçtı, yalan söyledi, iftira attı, linç etti.
Tarafsızlık ilkesine yemin etmiş olanlar, devletin tüm olanaklarını kullanıp bir partiyi ve adayını işaret etti. Geride kalanları terörist ilan etti, bayrak düşmanı ilan etti, ezan düşmanı ilan etti.
***

Yerel seçimler yerel vaatlerin dinlendiği, aday iyi biz adaya bakarız noktasına hiç gelemedi.
Milliyetçi bir söylemle beka sorunu haline getirilip, kriz tırmandırıldı ve aslında belki de amaç yaşanan derin ekonomik krizin hissedilmesinden çok iktidarın yeni sistemle geleceğinin beka seçimi oldu.
Yerel seçimlerin özelliği oy oranları ve seçim kazanılan illere bakılarak değerlendirme yapılamaz olması ama bu yerel seçimler yürütülen kampanyalara bakıldığında bir varoluş, güç kazanma ve iktidarını pekiştirme formuna sokulduğu için sonucu itibariyle ülkemizin geleceğinde kalıcı etkilere neden olacaktır.
***

Gelelim kazanana;
Bu gün Cumhuriyet Halk Partisinde Olağanüstü Kurultay çağrıları yapılmıyorsa ülke nüfusunun yarısının yaşadığı büyük şehirleri kazanan Cumhuriyet Halk Partisidir kazanmıştır.
Çoğunlukla başarılı belediyecilik örneği veren adaylarını gösteren, örgütün içinden adaylarıyla seçime girenler kazanmıştır.
Ortak hareket edebilme kabiliyeti gösteren muhalifler büyük kentleri birlikte oldukları için kazanmıştır.
Halkların Demokratik Partisi'nin büyükşehirlerde aday çıkarmayarak Cumhur İttifakı'na kaybettirme stratejisi kazanmıştır.
Cezaevinden seçmenine duygusal bir mesaj gönderen Selahattin Demirtaş hem etkili olmuş hem de diğer muhaliflerin gönlünü kazanmıştır.
İktidarın tüm kışkırtmalarına rağmen, ötekileştirmeyen, dini ve milli duyguları istismar etmeyen adaylar kazanmıştır.
Hedeflediğinin çok üstünde yerel yönetimi elde eden Cumhur İttifakı'nın küçük ortağı Milliyetçi Hareket Partisi kazanmıştır.

İstanbul'da hiç tanınmadığı halde yarışa rakibinin en etkili ve iyi adayıyla başlayan, çelikten bir sabır ve irade gösteren kampanyasını tamamen samimiyet ve tevazu üzerine kuran Ekrem İmamoğlu en zorlu yarışı bu gün sonuç açıklanmamış olsa bile kazanmıştır.
Ayrıca seçim sonrası kriz yönetme kabiliyeti ve iradesi ile bunun bu şekilde sabır ve inatla yapılabileceğini biz umutsuz seçmene göstermiş ve kendisine oy vermiş vermemiş herkesin takdirini kazanmıştır.
Burada sadece bana ait olmadığını düşündüğüm Trabzonluluk hiç ummadığım kadar işe yaramış ve “Bize her yer Trabzon “ söylemi hakkını vermiş,  Karadenizlilik İmamoğlu'na kazandırmıştır.
Akıl almaz iftiralara uğrayan, babası üzerinden hedefe konulan Tunç Soyer farklı tavrı ve söylemleriyle yeni bir yolculuğa çıkmış, orada sadece Tunç Soyer değil tüm Türkiye yeni bir Yılmaz Büyükerşen kazanmıştır.
Adaylığı açıklandığında zaten kazanacağına kesin gözüyle bakılan Mansur Yavaş rezil iftiraların ve yalanların hakkından gelmiş başkenti Melih Gökçek arsızlığından söke söke kazanmıştır.
Ovacık'ta bir ütopyayı kendi çapında hayata geçiren, deneyimini Tunceli halkının onayına sunan Komünist Başkan kazanmıştır.
Seçildiği günden beri iktidarın hedefinde olan, terör örgütü üyeliğiyle suçlanan, parti içinden bile acımasızca eleştirilen İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu İstanbul’u 25 yıl sonra AKP'nin elinden alan örgütün başında bulunan İl Başkanı olarak kazanmıştır

Ve hatta 16 milyonluk şehirde 39 ilçe örgütünün tüm ıslak imzalı tutanaklarını elinde bulundurması ve seçim sonrası bu gün tam 7 gündür sandık kollayan örgütüyle bir tarih yazmış,  yerini ve gücünü pekiştirmiş tüm Cumhuriyet Halk Partililerin gönlünü kazanmıştır.

***

Gelelim kaybedenlere;
Bunları sandıkla yenemeyiz diyen toplum mühendisleri kaybetmiştir.
Bir kibir abidesi olup Şişli'yi garanti gören Mustafa Sarıgül fena kaybetmiştir.
Ülke nüfusunun yarısının yaşadığı, ekonomisinin, turizminin, tarımının odağındaki illeri (İstanbul-Ankara-İzmir-Çanakkale-Edirne-Tekirdağ-Antalya-Aydın-Muğla-Mersin-Adana-Hatay-Mardin-Diyarbakır-Bolu-Bilecik-Kırşehir-Artvin-Sinop- Ardahan-Kars-Iğdır) kaybedenler kaybetmiştir.
Seçmeni bunun bir yerel seçim değil beka seçimi olduğuna inandırmaya çalışanlar kaybetmiştir.
Kendilerine oy verenlere cennet vadeden sahtekarlar kaybetmiştir.
Kendilerine ve ittifaklarına oy vermeyenleri terörist olarak ilan edenler kaybetmiştir.
Burada seçim kaybedersek Kudüs’ü Mekke’ yi İslamı kaybederiz diyen din tüccarları kaybetmiştir.
Her kanalın, her yayının, uzman yorumcuları İstanbul tahmininde kaybetmiştir.
Ezan ıslıkladı söylemi kaybetmiştir.
İstanbul ve Ankara'da açılan 'varlık kuyruğu' saçmalığı kaybetmiştir.
Kendine oy vermeyeceklere adiler diyen bürokrat bakan kaybetmiştir.
Onlar kazanırsa evinize DHKP-C'liler sayaç okumaya gelecek diyebilecek kadar saçmalayanlar kaybetmiştir.
İç İşleri Bakanının sınırlar içinde 700 militan kaldığını açıklamasına rağmen, Ankara Büyükşehir Belediyesine 20 bin PKK'lıyı işe alacaklar diyen insafsız palavracılar kaybetmiştir.
İstanbul seçimine hiçbir ruh katamayan, tüm dürtüklemelere rağmen mesafe alamayan, kariyerinin sonuna İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını ekleyemeyen ve kenar bir ilçenin Belediye Başkanına yenilen Binali Yıldırım kaybetmiştir.
24 Haziran seçimi sonrası kriz yönetimi başarısızlığı daha da belirginleşen Muharrem İnce gizli ve sessizce kaybetmiştir.
Tunceli'de seçmene baskı yapan, olaya duygusal yaklaşarak seçme ve seçilme hakkına ipotek koyan olayı “nohutçu başkan”  “iki kilo fasulye satmakla olmaz” noktasına çeken irade kaybetmiştir.

Tüm muhalifleri FETÖ'cülük PKK'lılıkla suçlayanlar kaybetmiştir.

***

Gelelim benim gönlümün en sevdiğim kaybedenine
İktidar gücüyle eline geçirdiği aracı kontrolsüzce süren, girdiği virajlarda gazı kökleyen, ırkçı, milliyetçi söylemleriyle toplumu ayrıştıran, nefreti körükleyen, 300'den fazla insanın GBT bilgilerini yandaş medyaya sızdırıp teröristler listelere sızdı kara propagandası yapan, kraldan çok kralcı, hiç işleri bakanı Süleyman Soylu kaybetmiştir.
Kabinenin değişeceği ve yeni kabinede yer almayacağı söyleniyor.
Biz muhalefettekilerin de ona son sözü “o değil de çok gaz bastın be abi, belliydi duvara toslayacağın”

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR