24 Ocak 2022 Pazartesi

Eğitimciler grevde: Yüzde yüz zam istiyoruz

Eğitimciler grevde: Yüzde yüz zam istiyoruz

Eğitim-İş Kocaeli Şubesi tarafından; 1 günlük iş bırakma eylemi ile ilgili yapılan basın açıklamasında, “İnsanca yaşamak için tüm eğitim emekçilerinin maaşlarına yüzde yüz zam istiyoruz. Sistematik ve hadsiz saldırılar altındaki meslek onurumuza tekrar kavuşmak istiyoruz” denildi

29 Aralık 2021 Çarşamba 16:39 Eğitim

Eğitim-İş Sendikasına bağlı eğitimciler bugün, ‘Emeğimize, alın terimize, meslek onurumuza sahip çıkmak için iş bırakıyoruz’ diyerek 1 günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Grev ile ilgili İzmit Sabri Yalım Parkı’nda bir araya gelen Eğitim İş Kocaeli Şubesi, grevin sebeplerini ve eğitimcilerin taleplerini dillendirdi.                                                                                              

“BÜTÇEDEN ZAM VE VERGİ ÇIKTI”

Eğitim-İş Kocaeli 1 Nolu Şube Başkanı Sabri Mutlu tarafından okunan basın açıklamasında eğitimcilerin ülkenin içerisinde bulunduğu ekonomik kriz koşullarında geçinmekte zorlandığı, eğitim emekçilerinin maaşlarına yüzde yüz zam yapılması gerekliliği talep edildi. Açıklama şöyle: Mevcut siyasal iktidar, ekonomik krizin yükünü tamamen emekçilerin sırtına yıkan, gelir adaletsizliğini derinleştiren ve yoksullaşmayı artıran politikalar yürütmeye devam etmektedir. Ağustos 2021’de yandaş sendikayla imzalanan sözde toplu sözleşme ile kamu emekçilerinin ve emeklilerin geleceğine el konulmuş, adeta sefalete mahkum edilmiştir. Hükümetin oluşturduğu bütçe ve cari açığın bedeli milyonlarca emekçiye KDV ve ÖTV olarak dönmüş ve çarşıda pazarda kendini göstermiştir. 2022 bütçesinden; memura, dar gelirliye, esnafa, çiftçiye, emekliye, işçiye; vergi, zam, açlık ve yoksulluk çıkmıştır.

“KÜÇÜK AZINLIK ZENGİNLEŞİYOR”

Türk Lirası hızla değer kaybederken kurdaki dalgalanmalar biz emekçilerin belini iyice bükmüştür. Bu karanlık ekonomik tablo karşısında, aylardır meydanlarda çağrıda bulunuyoruz. ‘zam, kriz, yoksulluk; tükeniyoruz’ diyerek peş peşe yapılan zamları, yaşadığımız ekonomik kriz ve derin yoksulluğu haykırıp, siyasi iktidarı önlemler almaya çağırıyoruz. Ancak tüm bu çağrılarımıza ve taleplerimize yanıt verilmediği görülmektedir. Her geçen gün küçük bir azınlık zenginleşirken, yurttaşların büyük bölümü biraz daha yoksullaşıyor. İnsan onuruna yaraşır bir yaşam daha da imkansız hale gelmişken, siyasal iktidar sadece yandaşların özgür ve refah içinde olduğu bir ülke yaratmıştır. Devletin fabrikalarını yıllar içinde bir bir elden çıkaran, tarımı emperyalistlerin ambargolarıyla baş başa bırakan, sanayiyi teşvikten yandaşı kalkındırmayı anlayan iktidar, 20 yıl içerisinde üretmeden tüketen, birçok mal ve hizmeti dışarıdan almak zorunda olan bir ülke yaratmıştır.

“TABLO AĞIRLAŞIYOR”

Ülkedeki işsizlik oranı ise tavan yapmış, işsiz sayısı 7 milyon 870 bin kişiye ulaşmıştır. Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün eğitimi, kalkınmayı, sosyal ve ekonomik ilerlemeyi birbirinden ayırmadan var ettiği Türkiye, daha gencecik bir Cumhuriyet iken bile Avrupa ülkelerine parmak ısırtırken, günümüzde ise Dünya Sefalet Endeksi’nde 156 ülke içinde 21’inci sıraya gerilemiştir. Zengini daha zengin, emekçileri ise daha yoksul hale getiren bu eziyetten, eğitim emekçileri de payını en ağır biçimde almıştır. Sözde toplu sözleşme görüşmelerinde kamu çalışanlarına reva görülen 2 yıllık zamlar yıl bitmeden erimiş, enflasyon ve artan vergi dilimi ile kamu emekçisinin alım gücü yerle bir edilmiştir. Eğitim emekçileri, daha ayın başında ayın sonunu kara kara düşünür hale gelmiştir. Üstelik bu tablo daha da ağırlaşıyor.

“İNSANCA ÇALIŞMA ŞARTLARI İSTİYORUZ”

TÜİK ezbere bildiğimiz yalanları söyleyedursun, Konfederasyonumuz Birleşik Kamu-İş’in Aralık ayı araştırmasına göre; dört kişilik bir ailenin insan onuruna yaraşır bir şekilde yaşayabilmesi için yapması gereken zorunlu harcamaları gösteren yoksulluk sınırı 13 bin 598 liraya, açlık sınırı ise 4 bin 652 liraya yükselmiştir. 1 yılda tüketilmesi zorunlu olan tüm gıda maddelerine yüzde 100’ü aşan oranlarda zam gelmiştir. Gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama ise 2 bin 6 lira artmıştır. İnsanca yaşamak için tüm eğitim emekçilerinin maaşlarına yüzde yüz zam istiyoruz. Sistematik ve hadsiz saldırılar altındaki meslek onurumuza tekrar kavuşmak istiyoruz. Tüm eğitim emekçileri için kadrolu, güvenceli çalışma ve insanca çalışma şartları istiyoruz.

“LAİK BİLİMSEL EĞİTİM İSTİYORUZ”

Nitelikli eğitimin sürdürülmesinde en önemli paydaşlar arasında olan idari, yardımcı ve teknik personellerin taleplerinin yerine getirilmesini, Öğretim Yılına Hazırlık Ödeneğinin ayrım gözetilmeksizin eğitim çalışanlarının tümüne ödenmesini istiyoruz. Eğitim çalışanlarının görev tanımlarının yapılmasını, angarya çalışmaya son verilmesini istiyoruz. Üniversitelerimizde bilimsel, idari ve mali özerklik istiyoruz. Üniversitelerimizde akademik ve idari kadrolar arasındaki keskin çizgilerin azaltılmasını, görevde yükselme koşullarının liyakat sistemine göre yapılmasını, akademik teşvik ödeneğinin akademik alanların şartları göz önünde bulundurularak yeniden düzenlenmesini, akademisyenleri gerçekten teşvik edecek oranlarda olmasını istiyoruz. Atatürk’ün bize emanet ettiği yeni nesiller için laik, bilimsel, adil ve kamusal bir eğitim istiyoruz.”

 

SEFA GARDİYANOĞLU

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

DİĞER HABERLER

ÇOK OKUNANLAR

SONRAKİ HABER

Evinde merdivenden düşüp öldü

Evinde merdivenden düşüp öldü