24 Ocak 2022 Pazartesi

Ali Rıza Alçınkaya

Ali Rıza Alçınkaya

alcinkayaaliriza.k@gmail.com
01 Ocak 2022 Cumartesi 17:44

Yılbaşı kutlaması

Bugün yılın ilk ayının ilk günü. Dün ise yılın son ayının son günüydü. Dün yılın son ayının son gününün son saatinin son dakikasındaki o son saniye başa sardığında bütün takvimi kıpırdattı yerinden. Bu sebeple insanlar, işleri güçleri düzene sokmak için dilimlere böldüğü zamanı kutlar uzun zamandır.

Kimisi buz gibi bir şehir meydanında dikelir. Kimisi diğer yarım kürenin imkanları sayesinde gece gece okyanusun sularında tuhaf sesler çıkararak eğlenir. Dükkanların camekanları hep o takvimdeki domino etkisi için beyaza boyanır. Kafalarda kırmızı kırmızı kukuletalar hep o domino taşı edasıyla takvimin rakamlarının değiştiği saniye için. Hiçbir şey yapılmazsa sarhoş edici içecekler ile bir tuzlu kuru leblebi. 

İnsan insandan ve kendinden de daha fazla verim almak için bu zaman dilimlerine ihtiyaç duyarken, yılbaşı kutlamak da bu işin en güzel getirisi herhalde.

Adettendir illa müzik vardır yanında. Melodiler değişir artık neresiyse bulunduğun coğrafya. Bu sanal ve ortak dünyada o da biraz değişti aslında. Zamanın geçtiğini kutlayabilmek için müziğe ihtiyaç vardır illa. Müzik bu geçişleri kabullenmeyi sağlayan bir çeşit anestezi.

Bu sebeple açılır müzik, söylenir şarkılar. Şimdi telefondan. Bir önce bilgisayardan. Daha önce müzik setleri. Ondan önce pikaplar. Daha öncesi varsa bir enstrümana dokunmuş ahbap ne mutlu.

İşte bu coğrafyada da çalınan, açılan ve açılacak türküler, şarkılar da belli. Yeri gelir Neşet Ertaş açılır. Ama şu an şu ülkede o bile çok politik. Ülkenin Cumhurbaşkanı “Siyasi eşkiya, adam değilsin, cibiliyeti bozuk, kalibresi bozuk, faşist, kifayetsiz, zorba.” şeklinde sözler sarf edince yılın son gününde bile, Neşet Ertaş’a “Tatlı dile güler yüze doyulur mu” diye eşlik etmek bile politik bir tavır almaya dönüyor, yılbaşı kutlamasında. Yani çıkıp sorar biri “Hayırdır sen tatlı dil güler yüz ararken ne kastediyorsun?” diye.

Şimdi müzik uygulamalarında ne arıyorsan sana benzerlerini öneriyor. Aman Ali Rıza bey ağzımızın tadı kaçmasın deyip sonraki parçaya geçsen karşına “Güvercin uçuverdi” çıkabilir mesela. Güvercin, barış sembolü. Nereye uçtu bu güvercin? Nereye uçurdunuz? Kiminle uçurdunuz? Aynı zamanda DSP logosu. Ecevit. Ecevit dediğin 20 yıllık AKP iktidarının hemen öncesi.

Aman diyorsun sonraki parçaya geçiyorsun: “Bağa gel bostana gel”. Çiftçi sokak röportajlarında bağ bostanı ekemiyoruz diyor. Hangi bağa geliyorsun. Vergileri sıfırlayalım, Brezilya’dan ithal edelim. Sen kazan, ben kazanayım. Geleceksen limana gel. Kesik çayır biçilir mi?

Öyle ve böyle günü, yılı devirip ve kendini yatağa devirip uyuyorsun. Ertesi gün haber bültenlerini bekliyorsun. Nerede nasıl kutlanmış merak ediyorsun. İlk haber zam. İkinci haber cam. Üçüncü haber zam. Dördüncü haber zam. Beşinci haber zam. Zam…

Anlıyorsun ki sadece bir yerde kutlanmış. Ki orada her gün kutlanıyor. Yılın son günü de yine orada kutlanmış. Son Maliye Bakanı Nebati “ABD’de Merkez Bankası’nı 5 aile yönetiyor” demişti birkaç gün önce. Bizim ülkemizi ve Merkez Bankamızı kaç aile yönetiyor bilmiyorum. Fakat yılın başını da sonunu da ve ortasındaki herhangi bir günü de birkaç aile kutluyor hep.

Hep beraber kutlamak dileğiyle. İyi yıllar.

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR