17 Haziran 2021 Perşembe

Taylan Katak

Taylan Katak

m.taylankatak1986@hotmail.com
02 Haziran 2021 Çarşamba 16:02

Çeteleşme

Bir devlet yönetiminden hukuku ve demokrasiyi çıkartırsanız geriye sadece despotizm kalır. Bu, dünyanın her yerinde, dünyadaki her ülke için geçerlidir. Devleti ayakta tutan en önemli değerler hesap verilebilirlik, şeffaflık ve halka hizmettir. Söz konusu değerler ancak hukuk ve demokrasi ile yaşar.
***

Despot yönetimlerin çeteleşmesi kaçınılmazdır. Hukukun ve demokrasinin olmadığı yerde meydan çetelere, suç örgütlerine kalır. 
Dünyada çeteleşmenin yüksek olduğu ülkelere bakın. Ya devlet yapısının çok zayıf olduğunu ya da despotlaşmış bir devlet yapısını görürsünüz. 
Devlet mekanizmasının zayıf olduğu ülkelerde kanunları uygulamak kolay değildir. Güçlü bir devlet iradesinin olmaması suçun önlenememesine neden olur.
***

Fakat güçlü bir devlet iradesi demir yumrukla oluşmaz. Devleti güçlü kılan, hukuk ve demokrasidir. Hukukun ve demokrasinin geliştiği ülkelerde devlet yapısı da güçlüdür, silahlı kuvvetler de ekonomi de. Yurttaşlarına güven verirken düşmanlarına korku salar. Ne terör örgütlerine fırsat verir ne de suç örgütlerine. 
Demokrasi ve hukukun olmadığı despot rejimler varlıklarını sadece korku iklimiyle sürdürebilir. Sürekli düşmanlar yaratırlar. O düşmanlarla mücadele ederken de illegal yapılardan destek alırlar. Bazı organize suç örgütleri bir taraftan kendi karanlık işlerini yürütürken diğer taraftan da despot rejimlerin tetikçiliğini yaparlar.
***

Ortalama güçteki her devlet, çetelerin faaliyetlerinden haberdar olacak istihbarat olanaklarına sahiptir. 
Bir ülkede suç örgütleri güçlüyse mutlaka devletin bazı kesimleri tarafından ya kollanıyorlardır ya da faaliyetlerine göz yumuluyordur. 
Elbette ki kimi dönemlerde kollama ve göz yumma olmadan, devletlere rağmen güçlenebilirler. Ancak bu durum geçici bir yükseliştir ve devletlerin kararlı mücadeleleriyle bertaraf edilebilir.
***

Çetelerin varlığı kronik hale gelmişse ve yapısal bir soruna dönüşmüşse işte o zaman kollama ve göz yummadan bahsedilebilir. Çünkü devletlerin kararlı ve istikrarlı mücadelelerine karşı hiçbir suç örgütü uzun süre direnemez. 
Suç örgütlerinden söz ederken bir noktanın üzerinde durmakta fayda var. Çoğu zaman devletlerin içindeki gizli yapılarla çeteler birlikte anılır. İkisi arasındaki ayrımı keskin bir şekilde yapmak bu yüzden önemlidir.
***

Devletlerin meşru varlığı içerisinde, ülkelerin çıkarları için birtakım gizli istihbarat faaliyetleri gerçekleşebilir. Bunu her devlet yapmaktadır. Burada önemli olan yasal zeminin dışına çıkmamak ve kirlenmemektir. 
Devlet görevlileri tarafından yürütülmesi gereken gizli faaliyetler, çeteler ve suç örgütleri üzerinden yürütülürse işte orada sıkıntı vardır. Bu durum kirlenmeyi kaçınılmaz olarak beraberinde getirir. Devlet işlerine karıştırılan çeteler hem devletlere hem de o devletlerin vatandaşlarına büyük zararlar verir.
***

Hem devletlerin yapılarıyla hem de suç örgütleriyle ilgili çok sayıda bilimsel ve akademik çalışma vardır. Gazetecilerin, aydınların araştırmaları mevcuttur. Söz konusu araştırmaları ve çalışmaları referans alarak rahatlıkla şunu söyleyebiliriz ki devletler kesinlikle despotlaşmamalıdır, yozlaşmamalıdır. Yozlaşmanın ve despotlaşmanın sonu yoktur çünkü. Yozlaşan rejimler kendi çıkarları için gerektiğinde çeteler de dahil her türlü karanlık odakla iş birliği yapabilirler. 
Dünyanın neresinde olursa olsun tüm devletler, temiz bir yönetim ve refah içinde yaşayan mutlu bir toplum için demokraside ve hukukta ısrar etmelidirler.  

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR