19 Ekim 2021 Salı

Taylan Katak

Taylan Katak

m.taylankatak1986@hotmail.com
30 Eylül 2021 Perşembe 16:43

Söz konusu makamsa…

Liyakat, bir işi yapmak ve bir görevi yerine getirmek için gerekli donanıma, bilgiye, birikime, niteliğe ve tecrübeye sahip olmak demektir. En basit tanımıyla yeterlilik ve uygunluk anlamı taşır. Ciddi devletler liyakat esasıyla yönetilir. Liyakat esasının uygulandığı ülkelerde hem kamuda hem de özel sektörde işe alınmanın ve işte yükselmenin temel kriteri işinin ehli olmaktır.
***

Liyakat esasının hiçe sayıldığı devletler, devlet olma niteliğinden uzaklaşarak kabile devleti veya muz cumhuriyeti  olarak anılırlar. Dünyada saygınlıkları kalmaz. Adamcılığın, ahbap çavuş ilişkilerinin, ideolojik yakınlıkların ya da hemşerilik bağlarının liyakat esasının önüne geçmesi işinin ehli olmayan kişilerin makam ve yetki sahibi olması sonucunu doğurur. Alanında yeterli tecrübeye ve donanıma sahip olmayıp, kişisel ilişkilerle önemli görevlere getirilen kişilerin bu görevlerde başarılı olması beklenemez. Başarısızlık ülke yönetimini olumsuz etkiler ve her alanda bir çürüme başlar.

***

Bir ülkenin gelişmişlik düzeyini o ülkedeki siyasetçi profiline bakarak görebiliriz. Siyaset kurumu, ülkelerin temel yönetim mekanizmasıdır. Ülkelerin gelişmişliğinin de geri kalmışlığının da en temel belirleyicisi siyasetçilerdir. Liyakat sahibi, dürüst ve başarılı siyasetçiler ülkelerinin gelişiminin önünü açar. Adamcılık ve ahbap çavuş ilişkileriyle, kulislerle, para gücüyle makam sahibi olan siyasetçiler ise ülkelerini karanlığa sürükler; bu tür siyasetçi profillerinin ne devletlerine ne de milletlerine bir faydası dokunmaz. Sadece kişisel ikballerini düşünürler.

***

Dünya ülkelerini sosyo-politik olarak incelediğimizde liyakat sistemine önem veren ülkelerin geliştiğini, liyakat sisteminin yerini adamcılığın ve farklı ilişkilerin aldığı ülkelerin ise geri kaldığını net bir şekilde görüyoruz. Liyakat sisteminin olmadığı ülkelerde niteliksiz politikacıların kendi çıkarları doğrultusunda ülkelerini fakirliğe, cehalete ve otoriter yönetimlere mahkum etmesi tesadüf değildir. Çünkü liyakatin olmadığı yerde çıkarcılık vardır, yozlaşma vardır.

***

Doğru olan siyasi görüşü, dini inancı, etnik kökeni, yaşam tarzı ne olursa olsun işinde başarılı olan her kişiyi hak ettiği noktalara getirmektir. Liyakat sistemi her türlü haksızlığın önüne geçer. İnsanların devletine ve ülkesine güven duymasını sağlar. Bu durum devletin her kademesi, her meslek dalı, hayatın her alanı için geçerlidir.

***

Söz gelimi, milletvekilleri milleti temsil etmek ve ülkenin geleceğiyle ilgili hayati kararlar almak gibi önemli görevler icra etmeleri sebebiyle omuzlarında ağır bir sorumluluk taşırlar. Bu ağır sorumluluğun altından kalkmak için iyi eğitimli, donanımlı, nitelikli ve stres yönetiminde başarılı olmaları gereklidir. Liyakat sahibi olmak, milletvekilliği görevini layığıyla icra etmek için son derece önemlidir.

***

Peki günümüzde milletvekili tercihleri bu kritere göre mi gerçekleşiyor? Tartışmaya açık…
Kırıcı söylemlerde bulunarak milletvekillerimizi zan altında bırakmak yanlış olur. Mutlaka her milletvekilimiz değerlidir, ülkemize faydalı olmak istiyordur. Onları bu konuda yargılamak niyet okuyuculuğu olabilir. Ama milletvekili seçilme sistemini yargılamak son derece yerinde olacaktır. Günümüzde güçlü siyasi partilerin herhangi birinden aday olmak isteyen bir siyasetçinin o partinin genel merkezinde iyi bağlantıları ve maddi olarak güçlü bir konumu olmak zorunda. Bu durumla ilgili halkımızın söylediği çok manidar bir tabir vardır: ‘’Ankara’da dayın olacak, bankada da yüklü bir hesabın.’’

***

Oy istemek için halkımızın önüne çıkarılan kişiler çoğunlukla genel merkezlerin iradesiyle belirlenir, genel merkezlerin iradesi halk iradesinin önüne geçer. Halkın önüne bazı kişileri sunarlar ve bunlardan birini seçeceksiniz, derler. Yani alternatifleri onlar belirler. Liyakat sahibi, ülkelerine gerçekten faydalı olabilecek kişiler, eğer paraları ve genel merkezlerde güçlü bağlantıları yoksa siyasette etkili bir noktaya gelemezler.

***

Yakın veya uzak gelecekte yapılacak seçimlerde yurttaşlarımızın bu gerçekleri de göz önünde bulundurarak ülkemiz için en doğru tercihleri yapması büyük önem teşkil ediyor. Alternatiflerin içerisinde en uygun olanları titizlikle seçmek gerekiyor. Liyakat sahibi kişilerin hak ettikleri yerlerde olması hem ülkemizin hem de milletimizin yararına olacaktır. Söz konusu makamsa gerisi teferruattır, diyenleri değil; söz konusu vatansa gerisi teferruattır, diyenleri seçmeliyiz.

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR