REKLAMI KAPAT

08 Mayıs 2021 Cumartesi

Taylan Katak

Taylan Katak

m.taylankatak1986@hotmail.com
29 Nisan 2021 Perşembe 17:07

Tarihe ihanet

Lenin şöyle der, ''Kapital iktidarda kaldıkça değil yalnız toprak, değil yalnız insan emeği, değil yalnız insan kişiliği, değil yalnız vicdan, değil yalnız aşk, değil yalnız bilim, her şey, her şey kaçınılmaz olarak alınıp satılacaktır.'' 
Kapitalist yozlaşmanın yıkıcı boyutlara ulaştığı bu kirli dönemde pandeminin de etkisiyle Lenin’in vurguladığı gerçekler daha sert bir şekilde yüzümüze vuruyor. Fakat Lenin’in değindiği alınıp satılanlar listesine tarihi de eklemek özellikle bu süreçte önem teşkil ediyor.
***

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi, "Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan, yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır.’’
Tarihi haklıların değil, güçlülerin yazdığı bir düzende tarihin çarpıtılmaması mümkün değildir. ABD’nin ‘’Ermeni Soykırımı’’ tanımlaması gerçeklerle bağdaşmayan, yok hükmünde bir ifadedir. ABD, kendi emperyalist çıkarları doğrultusunda ve son yıllarda yükselen Türkiye karşıtlığının etkisiyle böyle pervasız bir eylemde bulunmuştur.
***

Soykırımdan bahsedecek son ülkedir, ABD. Amerikan Yerlilerine uyguladıkları vahşet de Vietnam ve Orta Doğu’da yaptıkları da aşikardır. Hiroşima ve Nagasaki’ye atılan atom bombası tarihe kara bir leke olarak geçmiştir. 
Sözde soykırım, çarpık bir düşünce anlayışının ürünüdür. Ne insani ne vicdani ne de bilimsel olarak gerçekliği yoktur. Türkiye Cumhuriyeti, arşivleri açmaktan hiçbir zaman çekinmemiştir. Türk milleti, tarihçilerin ve bilim insanlarının bu konuyla ilgili yapacağı araştırmaları her zaman desteklemiştir. Çünkü bu konuda alnı açık, yüzü aktır.
***

Arşivlerin açılmasına ve gerçeklerin araştırılmasına karşı çıkan Ermeni lobisidir. Kendileri de iyi bilmektedirler ki sözü edilen dönemde soykırım olmamıştır. Karşılıklı acılar yaşanmıştır. Yaşanan olaylarda sadece Ermeniler değil, Türkler ve diğer Müslümanlar da hayatlarını kaybetmişlerdir. 
Fanatik Ermeni çetelerin bilhassa Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki katliamları bilinmektedir. Tarihsel kayıtlar, arşivler ve toplu mezarlar bunun ispatıdır. 
Kars, Ardahan, Iğdır, Ağrı, Van, Bitlis, Muş, Erzurum, Erzincan ve Doğu ile Güneydoğu Anadolu’daki pek çok ilimiz Ermeni çetelerinin zulmüne uğramıştır. Köyler toplu mezarlarla doludur. Bu gerçeği inkar etmek akıl tutulmasıdır.
***

Türkler ve Kürtler başta olmak üzere, bölgedeki Müslümanlara yapılan kıyım hala toplumsal hafızada tazedir. Dedelerimiz, ninelerimiz bize yıllarca o dönemlerde yaşadıkları zulmü anlatmıştır. 
Hal böyleyken Kürtlerin demokratik hakları için mücadele ettiğini ileri süren partinin Ermeni çeteleri tarafından zulme uğrayan Kürtlerin değil, Ermeni lobisinin tarafında olması kendi seçmeni tarafından dahi yadırganmıştır.
***

Küresel elitlerle iş tutan bazı lobilerin kirli oyunları ile ülkemizdeki Ermeni kökenli yurttaşları aynı kefeye koymamak bu süreçte önemlidir. Ermeni kökenli yurttaşlarımız da tüm yurttaşlarımız gibi bu ülkenin sahibi ve ayrılmaz bir parçasıdır. 
Türkiye Cumhuriyeti bir ulus devlettir. Etnik kökeni ne olursa olsun, tüm yurttaşlarımız bu ulusun değerli bir ferdidir. Vatanını, bayrağını, milletini, devletini seven; ülkemizin birliği ve bütünlüğünü savunan herkes baş tacıdır. Ortak noktamız vatan sevgisidir.
***

Geçmişin acılarını yarıştırmanın kimseye faydası yoktur. Önemli olan tarihten ders çıkarmak ve benzer acıların yaşanmasının önüne geçmektir. Huzur ve istikrarın egemen olduğu bir coğrafyada silahlar konuşmaz. Nefretle değil, sevgiyle yetiştirilen nesiller dünyaya barış getirecektir.

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR