18 Eylül 2021 Cumartesi

Yeşim Akpınar

Yeşim Akpınar

ekinsu1975@hotmail.com
29 Mayıs 2021 Cumartesi 16:43

% Siz

Dünya sayısız yönetim biçimi gördü, sayısız diktatör, acımasız zorba kral, lider…
Bitmeyen savaşlar, kana doyamayanlar, milyonları ölüme sürükleyenler. Faşist zorba kafatasçılar.
Hepsi tarihin utanç sayfasında yerlerini aldı.
***

Dünyanın birçok ülkesinde hala bu yüzyılın diktatörleri görev başında. Bazı ülkelerde babadan oğula bile geçtiğini söyleyebiliriz. (K Kore, Suriye,  Azerbaycan)
Dünyanın demokrasi ile yönetilmediğini düşündüğü,  birçok demokrasi kavramında yapılan sıralamalarda kötü durumda olan bu ülkelerde ki son seçim sonuçları da manidar. 
Rusya % 63,64
Suriye % 95
Mısır % 97,8
Azerbaycan % 86,02
Kuzey Kore % 99,9
***

Bu sonuçlar bize,  bu ülkelerin halkının, gücün yanında koşulsuz yer aldığını söylüyor. 
Yandaş olmak ve her ne oluyorsa olsun “razı olmak, memnun olmak” demek bu.
Yandaşlık zaten gücü, serveti, konforu, itibarı sağlıyor ve kenetlendiriyor bu güç yanlısı çıkar odaklarını birbirine. Bir çeşit şer ittifakı sürüp gidiyor.
Bu ülkelerde akıl almaz sansasyonel olaylar, ortaya dökülen yolsuzluklar, savaş, enflasyon, işsizlik olsa da, artsa da bu liderler sarsılmıyor, yıkılmıyor, güç kaybetmiyor.
***

Dünya demokrasilerindeki demokrasi kriterleri, temel insan hakları, basın özgürlüğü, kadın hakları, eğitim ve sağlık hakkı, işçi hakları, sendikal haklar kimsenin umurunda değil. 
Muhalifler zaten hep terörist, ülkeleri hep dış güçlerce saldırıya uğruyor. 
Ülkemizde de yaklaşık 20 yıldır AKP iktidarı uzun zaman çoğunlukla oyunu artırmış ve çeşitli ittifaklarla hep gücünü korumuş,  aslına bakarsanız hemen hemen canının her istediğini de yapmıştır. 
***

Demokrasinin biraz yaşam bulduğu ülkelerde iktidarını kaybedeceği birçok kriz, yolsuzluk, darbe girişimi, şaibeli seçim sonucu, dış politik hata ve yanlış kararlarını lehine çevirebilmiş ve sarsıntılar geçirse de, yara bere alsa da, bazı ittifaklarını kaybetse de ayakta kalmayı, yeni ittifaklar kurmayı, yeni ortaklar dostluklar bulmayı bir biçimde başarmıştır.
***

Bazı mihenk taşlarından aklımıza gelenleri sıralayalım,
Ergenekon, Balyoz, Askeri Casusluk, Oda TV, ÇYDD kumpas süreçleri,
17-25 Aralık yolsuzluk skandalları, rüşvet iddiaları, ayakkabı kutularında paralar,
Çözüm süreci ve sonrasında yaşanan savaş ortamı,
Rıza Sarraf ve Halk Bank skandalları,
Rusya ve Suriye ile yaşanan dış politika kararlarının ekonomik ve siyasi sonuçları,
Sayısı milyonları bulan mülteciler,
Süleyman Şah Türbesi komedisi,
15 Temmuz darbe girişimi ve sonrasında yaşanan OHAL süreci
***


Ertelenen, beğenilmeyen, tekrar edilen ve mühürsüz olarak kabul edilen şaibeli seçimler ve sonuçları,
Tekrarlanan İstanbul seçimleri,
Alınamayan şehirlerde kayyum atamalarıyla yerel yönetimlere el konulması,
Yerel yönetimlerde ortaya dökülen talan yolsuzluk ve yandaş kayırmacılığı,
Siyasi parti kapatma davaları,
Kamu kurumların tamamında ki cemaat ve tarikat yapılanmaları,
Usulsüz liyakatsiz atamalar torpil ve mülakatlar sırasında yaşanan skandallar.
***

Milyonlarca liraya mal olan yolcu garantili hava limanları, köprüler, otoyollar, hastaneler,
Hemen her evi ilgilendiren eğitim ve sınav sistemi değişiklikleri ve uygulamaları,
Sayısız iş kazası cinayetleri ve en önemlileri Soma, Ermenek…
Ve tüm bunlar değiştirilebilir düzeltilebilirken, geri dönüşü olmayan orman, dere, akarsu, deniz, kıyı, ırmak talanı, yağması.

***


Son ekonomik politik kararlar, Merkez Bankası Başkanının sürekli değiştirilme kararları, damat ısrarı ve en son buhar olup uçan 128 Milyar Dolar meselesi.
İç İşleri Bakanının ilişkiler yumağı, mafya kasetleri, suç şebekeleri ile iktidarın ilişkileri,
Ülkedeki genç ve eğitimli işsizlik oranları,
Bir gecede tek bir kişinin kararıyla İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi,
Belki de benim unuttuğum sizin için değeri önemi olan birçok mesele…
***

Tüm bunların bir iktidarı çoktan yolcu etmesi gerekirdi. Eğer ülkemizde görevini yerine getiren bir Meclis, bağımsız ve tarafsız bir yargı, bağımsız basın kuruluşları ve sindirilmeyen, yandaş olmayan odalar, sendikalar, kurum ve kuruluşlar olsaydı her şey çok başka olabilirdi. 
İktidar gücünü buradan alıyor. 
Parçalı,  ideolojik olarak farklı amaçları olan muhalifler şeytanlaştırılıp,  yalnızlaştırıldı. 
Herkes kendi mecrasında ama iyi ama kötü mücadelesini verdi ancak bu iktidarı parçalamak kolay olmadı, kolay olmuyor.
***

Ama unutmayın ki biz de iyi direndik, siz de iyi direndiniz, yılmadınız.
Ülkenin başına gelen bu saydığımız her olayda safınızı değiştirmeyip güce teslim olmadınız,
FETÖ kumpaslarına boyun eğmediğiniz Silivri’ye koştunuz,
Bürokraside FETÖ çetesine yol verilirken, sorular çalınırken hakkınız yendi ama siz o çetenin yörüngesini reddedip onurunuzla yaşamayı seçtiniz,
İhale kovalamadınız, din tacirliği yapıp ikiyüzlü davranmadınız.
***

Bir ağacın bir ormanın derdine düşüp mücadele ettiniz, Kaz Dağlarına, Kuzey Ormanlarına, Salda Gölüne, İkizdere’ye, Cerattepe’ye koştunuz,  gitmediyseniz bile yüreğiniz orada onlar için attı. 
Çocuklarınız sınavları kazanıp mülakatlarda elendi, işsiz kaldı siz yine de geri adım atmadınız.
Bu suça ortak olmayacağız deyip tüm kariyerinizi ve yılların emeği işinizi üç kuruş etmeyecek bir KHK ile kaybettiniz ama barış talebinden vazgeçmediniz,
Boğaziçi Üniversitesinin gerçek sahipleri başını yere eğmedi, göğe bakıyor ve direniyor,
Sanatçı iseniz işinizi, sahnenizi, itibarınızı kaybettiniz ama teslim olmadınız, 
Muhalif bir gazeteciyseniz işinizi,  köşenizi kaybettiniz soruşturmalara hapis cezalarına karşı bir milim geri durmadınız. 
***

Torpil peşinde koşmaktansa, onurunuzla sendikalarınızdan, odalarınızdan, derneklerinizden, meslek örgütlerinizden vazgeçmediniz.
Stratejik oylar kullandınız, yıllarca gönül verdiğiniz partinize oy vermeyip baraj sorunu olanı,  seçime girmesi engelleneni desteklemek zorunda kaldınız, oyların bölünmemesini sağladınız,  kıl payı hesaplar yapıp, dengelerin değiştirilmemesi için bir çeşit mühendislik yaptınız. 
***

Siyasi partiler seçimlere sokulmamaya çalışıldı, liderleri hapislere atıldı, linçe maruz kaldı, silahlı saldırıya uğradı, yumruklu sözlü saldırıya uğradı. En son İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener bizzat “Bunlar daha iyi günlerin daha neler olacak göreceksin.”  diye tehdit edildi. 
Ama yılmıyorlar, yorulmuyorlar, vazgeçmiyorlar.
Evde zor tutulduğu söylenen % 50’ye rağmen, Cumhuriyetçisinden Milli Görüşçüsüne, Milliyetçisinden Sosyalistine yılmıyor yorulmuyor vazgeçmiyoruz.
***

Ve biz biliyoruz ki tüm bu baskı ortamına rağmen onlar asla % 50 olmadı, Milliyetçi Hareket Partisi olmazsa zaten olması da mümkün değil. Siz buna izin vermediniz.
AKP’nin güç ve menfaat vaatlerini elinin tersiyle iten,  bu ülkenin gerçek sahipleri siz yurtseverler sayesinde ülkemiz bu karanlıktan kurtulacak. Gezi ruhunun yakalandığı o güzel günler yalan değil. Bize son İstanbul seçimleri rehber olacak, başaracağız. Kendinizle gurur duyun ve unutmayın bu sadece bir şarkı sözü değil “Biz bu karanlık yolun sonunda doğacak güneşi bekliyoruz.”

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR