26 Temmuz 2021 Pazartesi

Yeşim Akpınar

Yeşim Akpınar

ekinsu1975@hotmail.com
04 Kasım 2020 Çarşamba 15:56

Kaldırın artık bu enkazı

Neden göz gözü görmüyor,
Neden binalar yan yatıp yıkılmış,
Neden insanlar çığlık çığlığa sağa sola kaçışıyor,
Neden mis kokulu gül yüzlü bebeler tozlar içinde,
Neden insanlar molozların arasında inliyor,
Neden evlatlarının üstüne kapanmış anneler babalar cansız cansız bakıyor.
***

Soğuk betonların arasında bu köpekler ne arıyor,
İnsanlar elleriyle tırnaklarıyla niye kazıyor şu yığınları, 
İzmir’in ortasında ki bu tufan niye yaşanıyor,
Neden yandaki bina sağlamken bazı binalar tuzla buz oluyor,
Neden Bakan enkazın üstünde bir yurttaşla konuşurken biri çekim yapıyorki, neyi kaydediyor.
***

Bir memleketin en gözde şehrinin,  en iyi eğitimli insanları neden riskli binalarını güçlendirmeye, onarmaya,  oyalayıp boyalamaya çalışıyor,  
Bilime niye kafa tutuluyor, 
Anlamakta zorluk çekiyorum mesela Bakanlığa bildirince ne oluyor,  yerel yönetim bu binada oturamazsınız niye diyemiyor,
Binalar oturulmayacak durumdaysa, İlçesinin en gözde mahallesindeki bu binalarda bunca insan niye ölümü bekliyor?
Zaten eski yönetmelikle yapılmış o koca gövdeli binalar nasıl güçlendiriliyor, güçlendirilince risk ne kadar azalıyor da depremde yıkılıp yerle bir oluyor. 
***

Kolonu kesen, eline hiltiyi alan nasıl oluyor da bu kadar acımasız umarsız olabiliyor, 
Evladını kaybeden anneye ne diyeceğiz, kimi sorumlu tutacağız, 
Mucize bu diye sevinip, şu kadar saat sonra sağ çıktı dediklerimize ne cevap vereceğiz,
Annem nerde diyen Ayda’ya sen kurtuldun,  annen üstüne kapanmış sen ölme diye kim diyecek mesela,
Neden sımsıcak yuvalarımız tabutlarımız oluyor,
İmar affı çıkarıp plansız projesiz yapılan tüm inşaatlar nasıl ve neden yasallaştırıldı.
***

Tarlalara, sulak alanlara,  tarım arazilerine,  deniz dolgu alanlarına, dere yatağına neden ev yapıyoruz, 
Neden biz hala anlamıyoruz neden öldüğümüzü,
Evimizin neden yıkıldığını, çıkarılan afların, falanların filanların bedelini canımızla ödediğimizi,
Deprem kuşağında,  riskli illerde olduğumuz halde  neden her yolun hilesini hurdasını biliyoruz buluyoruz,
Neden hiç ders almıyoruz.
***

Kim ölsün istiyoruz, kimin evi başına yıkılsın istiyoruz, daha ne acılar çekilse canımıza yeter, 
Neden gerekli önlemleri alamıyor, uygulayamıyoruz,
Neden hesap soramıyoruz,
Bizlerden alınan Deprem Vergisinin nerede olduğunu nasıl harcandığını niçin bilmiyoruz,
Neden kuralına göre yapı yapmayı öğrenemiyoruz,
Kendinizi bir enkaz önünde düşünün.
***

Evladınızı, annenizi, babanızı, kardeşinizi aradığınızı, molozların arasında elini uzatacak o elin sizin yavrunuzun eli olduğunu düşünün.
Ne olur akıllanın artık deprem her an olacakmış gibi ev yapın, ev yaptırın, kurumları kuralları işletin, denetleyin aklın bilimin mühendisliğin dediğini yapın,
Rantın, karın, paranın hırsıyla bu acımasızlığa ortak olmayın.
Ne olur bu son olsun artık bu enkazı kaldırın.
Şehirlerde riskli dediğiniz her yapının önünde oturup kalkmayın,
Bu binada yaşamaya devam edersen enkazlarda öleceksin, bu ev değil mezar deyin.
***

Devlet olarak her bütçeye göre ev yapın, yoksulların evsizlerin, gariplerin ölmesini beklemeyin,
Milyonlar akıttığınız, aflar çıkardığınız sermayeye gösterdiğiniz bonkörlüğü bu ülkenin yurttaşlarından esirgemeyin. 
Her yurttaşın güvenle başını sokacağı evler konutlar inşa edin. 
Bu ülkenin yurttaşı olarak üç göz konutta güvenle yaşamaya hakkımız var,
Artık görevinizi yapın,
Bu son olsun, kaldırın artık bu enkazı.

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR